Ünal TAYFUR

Suçlu Kim?

Ünal TAYFUR

Modern hayatın seküler takıntıları, aşırı dünya hırsı ve haram lokma algısının kaybolması, inanç dünyasında ciddi bir çöküşe yol açtı. Kanaatkarlık bitti; insan sıkıyı görmeden kendine çeki düzen vermiyor. Seçmeli derslerin maddi hayata etkisi materyalist anlayışta karşılık bulmuyor, temsil meselesi ise yılların ihmaliyle daha da derinleşiyor.

Almanya’da cezaevlerinde 85 bin kişi bulunuyor. Türkiye’de ise bu sayı 550 bin. Bu rakamlar, sadece nüfus oranlarıyla açıklanamaz. Almanya’da yabancı sayısının fazlalığına rağmen cezaevlerinin doluluk oranı Türkiye’ye kıyasla çok daha düşük. Peki, Almanlar çok mu dindar? Çok mu Allah’tan korkuyor? Hayır. Cezaevleri piknik yeri gibi değil; yasa korkusu, polis korkusu ve disiplin kültürü toplumsal düzeni sağlıyor.

Bizim toplumumuzda ise mide ve lüks görgüsüzlüğü, bukalemun tavrı ve sonuçta ortaya çıkan yozlaşma, cezaevlerinin doluluk oranını artırıyor. Hukukun caydırıcılığı yerine, bireysel çıkarların ön planda olduğu bir yaşam tarzı hâkim. Bu tablo, sadece ekonomik değil, aynı zamanda kültürel bir çöküşün de göstergesi.

Kanaatkarlığın yeniden değer kazanması, temsil meselesinin ciddiyetle ele alınması ve toplumun kendi iç disiplinini kurması gerekiyor. Cezaevlerinin doluluğu, sadece suç oranlarının değil, aynı zamanda ahlaki ve kültürel değerlerin erozyonunun da aynasıdır.

Yorumlar 1
Musa Ebil 30 Nisan 2026 11:09

Evet, görüşünüz benimle aynı, aile eğitiminin eksikliğinin sonuçları bu, Allah belamızı verirse şaşmamalı

Yazarın Diğer Yazıları