Ünal TAYFUR

Yaşayan Din: İslam'ın Unutulan Çağrısı

Ünal TAYFUR

İslam, insanı dünyadan koparmak için değil, dünyayı imar etmek için gönderildi. Prof. Dr. Ali Bardakoğlu’nun hatırlattığı gibi, dinin mesajı “ahirette kazanırsın, dünyayı terk et” değildir. Ne yazık ki Müslümanlar dünya-ahiret dengesini kaybetti; ibadeti sadece ritüellere indirgedikçe, hayatın bütününe yayılan ahlaki ve toplumsal sorumluluklarımızı unuttuk.

Bugün Ortadoğu toplumları bir barut fıçısı gibi. Mezhep ve kimlik üzerinden öfke kusan, birbirini tekfir eden, birbirinin Müslümanlığını beğenmeyen bir tabloyla karşı karşıyayız. Oysa İslam barış dini olduğunu iddia ediyor ama Müslümanların birbirinin boğazını sıktığı bir dünyada bu iddia inandırıcılığını yitiriyor.

Bardakoğlu’nun en çarpıcı teşhisi, dinin “melankoli ve gözyaşı” üzerinden sunulmasıdır. Hazreti Peygamber’in hayatı öyle bir anlatılıyor ki, örnek alınması imkânsız bir kutsallığa dönüştürülüyor. Bu yaklaşım, dini bir ticaret alanına çeviriyor; cemaatler ekonomik sektörlere dönüşüyor, şeffaflıktan uzaklaşıyor. FETÖ örneği hâlâ hafızamızda tazeyken, bu uyarının ne kadar hayati olduğunu görmezden gelemeyiz.

İslam dünyasının acilen bilgiye, üretime, sosyal barışa, adalete, insan haklarına, kadın haklarına, çevre bilincine ve özgürlüklere yönelmesi gerekiyor. Namaz, oruç, hac elbette ibadettir; ama haklının yanında olmak, iyiliği desteklemek, kötülüğü önlemek, insanı insan olduğu için sevmek de ibadettir. Kur’an-ı Kerim’in öğütlerini terk edip kendi yanlışlarımıza fetva aradığımız sürece, çocuklarımız ve torunlarımız bizden hesap soracaktır.

Bugün yol ayrımındayız. Din anlayışımız sığlaştıkça, dindarlığımız şekle hapsoldukça dünyevileşmemiz artıyor. İslam’ın çağrısı ise hâlâ berrak: düşünce, bilgi, yararlı iş, temizlik, adalet, özgürlük, kardeşlik. Bardakoğlu’nun sözleri bize hatırlatıyor ki, din sadece dua ve melankoli değil; insanı ve toplumu onaran bir yaşam biçimidir.

Yazarın Diğer Yazıları