Ünal TAYFUR

Yorulmak bir nimettir

Ünal TAYFUR

Doğuştan yorgun olan Enver YENİÇERİ ye

Yorulmak, insan hayatının en temel gerçeklerinden biridir. Çocukluktan yaşlılığa kadar herkesin dilinde, bedeninde ve ruhunda yer eden bu kelime, aslında bir varoluş işaretidir. Yorulmak, sadece bedensel bir tükeniş değil; aynı zamanda emeğin, gayretin ve hayatın bereketinin göstergesidir.

Rahmetli Abdullah Saraçoğlu hocamızın dediği gibi, "Yorulmak insan bedeninin zekâtıdır." Bir insan yorulmuyorsa, orada bir eksiklik vardır. Çünkü emek vermek, gayret göstermek, alın teri dökmek insana değer katar. Atalarımızın "Emek olmadan yemek olmaz" sözü de bu hakikati pekiştirir. Yorulmak, helalinden bir çabanın ardından gelen tatlı bir yorgunluk olduğunda, insana huzur ve mutluluk getirir.

Beden yorgunluğu, kısa bir istirahatle geçer. Ancak zihin yorgunluğu, günlerce hatta haftalarca sürebilir. Düşüncenin ağırlığı, insanı en çok yoran unsurlardan biridir. Zihin yorgunluğu çoğu zaman hastalıklara, olumsuz ruh hâllerine yol açar. Buna rağmen, her nimet bir külfet karşılığıdır. Başarıya, güzelliğe, nimete ulaşmak isteyen insan mutlaka çalışmalı, gayret etmeli ve yorulmalıdır.

Çevremizde başarılı gördüğümüz insanların hayatlarına baktığımızda, onların sıradan insanlardan çok daha fazla çalıştıklarını, disiplinli bir şekilde emek verdiklerini görürüz. Bu düzenli ve bilinçli yorgunluk, onları başarıya taşır. Yorulmak, bu anlamda bir bereketin, bir nimetin habercisidir.

Sonuç olarak, yorulmayı bir yük değil; insan bedeninin ve ruhunun bereketi olarak görmek gerekir. Tatlı bir yorgunluk, emeğin ve gayretin en güzel neticesidir. İnsan yoruldukça, hayatın anlamını daha derinden kavrar ve her nimetin arkasında saklı olan külfeti idrak eder.

Yazarın Diğer Yazıları