Üs Savaşları: 21. Yüzyılın Sessiz İşgali
Hüseyin TAŞ
Üs Savaşları: 21. Yüzyılın Sessiz İşgali ve Üçüncü Dünya Savaşı’nın Ayak Sesleri
Yirminci yüzyılın savaşları çoğunlukla sınırlar, topraklar ve devletler üzerinden şekillenmişti. Oysa yirmi birinci yüzyılın savaşları; enerji hatlarının, jeopolitik dengelerin ve askerî üslerin gölgesinde yürütülen görünmez fakat etkisi büyük mücadelelerdir. Artık savaşın merkezinde ordular değil, üsler bulunmaktadır.
ABD Üsleri ve Küresel Güç Dengesi
Amerika Birleşik Devletleri’nin dünya çapında 750’den fazla askerî üssü bulunmaktadır. Bu üsler; küresel siyaseti yönlendirmek, müttefik devletleri denetlemek, rakip devletleri çevrelemek ve bölgesel krizlere müdahale etmek amacıyla kurulmuştur. Günümüz dünyasında gücün ölçüsü, sahip olunan üs ağıdır.
Orta Doğu’da Üs Savaşları
Orta Doğu, ABD’nin en yoğun askerî varlık gösterdiği bölgedir. Katar’daki El Udeyd Üssü, Bahreyn’deki 5. Filo, Kuveyt, BAE, Suudi Arabistan ve Irak’taki üsler ABD’nin bölgesel stratejisinin merkezini oluşturur.
Türkiye’nin Çevresindeki Askerî Baskı Çemberi
Türkiye; Yunanistan’daki ABD yığınağı, Suriye’nin kuzeyindeki yapılanmalar, Irak’taki ABD üsleri ve Doğu Akdeniz’deki ABD-İsrail ortaklığı ile jeopolitik baskı alanının ortasında kalmıştır.
İran ve Vekâlet Savaşları
ABD–İran gerilimi artık doğrudan çatışma şeklinde değil; vekâlet güçleri, üsler ve bölgesel aktörler üzerinden yürütülmektedir. İran, ABD'yi değil, onun bölgedeki üslerini hedef almakta; ABD ise İran’ı çevreleyen ülkelerdeki varlığıyla denge kurmaya çalışmaktadır.
Sonuç
Askerî üsler artık klasik savaş araçları değil; ülkelerin birbirlerinin egemenlik alanlarına nüfuz etme yöntemidir. Tankların değil, harita üzerindeki üslerin belirlediği yeni bir dünya düzeni oluşmuştur. Bu düzenin adı: Üs Egemenliği.
