Ünal TAYFUR

Tüketici hakları kanunu ve Kayseri

Ünal TAYFUR

Kayseri’de tüketici mağduriyetleri rakamlarla da kanıtlanıyor: 2024 yılında Kayseri’de Tüketici Hakem Heyetlerine yapılan başvurular binlerle ifade ediliyor ve en çok şikâyet elektronik eşya, abonelik sözleşmeleri ve tekstil ürünleri üzerine yoğunlaşıyor. Bu tablo, vatandaşın yaşadığı sıkıntının bireysel değil toplumsal bir sorun olduğunu gösteriyor.

Türkiye’de tüketiciyi koruma adına çıkarılan kanunlar, yönetmelikler, tüzükler kâğıt üzerinde oldukça güçlü ve insanca yaşamamız için güzel sözlerle dolu. Ancak iş uygulamaya geldiğinde vatandaşın karşısına öyle karmaşık süreçler, öyle yorucu prosedürler çıkıyor ki çoğu insan hakkını aramaktan vazgeçip küfürler eşliğinde evine dönüyor. Her gün alışveriş esnasında kandırılan, zarara uğrayan insanlar var. Bu yüzden tüketiciyi koruma kanunu gerçekten kimi koruyor sorusu giderek daha fazla dillendiriliyor.  

Kayseri’de bu tablo daha da belirgin. Şehrin köklü ticaret geleneği güven üzerine kuruludur; helalinden kazanan, müşterisine mertçe davranan esnafın sayısı az değil. Onlara teşekkür etmek gerekir. Ancak aynı zamanda tüketiciyi kandıran, ayıplı malı inkar eden, kargo takibiyle kapkaç yapan örnekler de sıkça karşımıza çıkıyor. Vatandaş şikayet ettiğinde ise süreçler öyle karmaşık ve yorucu ki çoğu insan hakkını aramaktan vazgeçiyor.  

Geçtiğimiz aylarda Kayseri’de bir vatandaş internet üzerinden sipariş verdiği elektronik cihazı teslim aldığında ürünün arızalı olduğunu fark etti. Satıcıya başvurduğunda “biz gönderdik, siz bozmuşsunuz” cevabıyla karşılaştı. Tüketici Hakem Heyeti’ne başvurdu, dosya açıldı, belgeler istendi, süreç aylarca sürdü. Sonunda karar tüketici lehine çıktı ama satıcı kararı uygulamadı. Vatandaşın hakkını alabilmesi için icra yoluna gitmesi gerekti. Yani kanun vardı, hakem heyeti vardı, karar vardı ama sonuç yoktu.  

Bu örnek, Kayseri’deki birçok mağduriyetin ortak hikâyesi. İnsanlar haklarını aramak için devletin kapısını çaldığında karşılarına uzun ve yorucu bir yol çıkıyor. Çoğu vatandaş bu yolda pes ediyor. Oysa kanun, tüketiciyi korumak için var. Şehrin ticaret odaları, esnaf odaları ve belediyeler bu konuda daha aktif rol almalı. Çünkü dürüst esnafın itibarı, sahtekâr düzen yüzünden zedeleniyor.  

İstatistikler de bu tabloyu destekliyor. Ticaret Bakanlığı verilerine göre 2024 yılında Türkiye genelinde Tüketici Hakem Heyetlerine yapılan başvuruların önemli bir kısmı elektronik eşya ve abonelik sözleşmeleriyle ilgili. Kayseri’de de aynı eğilim gözleniyor; özellikle elektronik ürünler ve internet abonelikleri en çok şikâyet edilen alanlar arasında. Başvuruların yaklaşık yarısı tüketici lehine sonuçlanırken, diğer yarısı ya reddediliyor ya da görevsizlik nedeniyle sonuçsuz kalıyor. Bu da vatandaşın güvenini sarsıyor.  

Meclisteki milletvekilleri de bu tabloyu çok iyi biliyor. Kayseri’den seçilen vekiller, halkın yaşadığı mağduriyetleri duymuyor değil. Ancak nedense bu konular gündeme alınmıyor, çözüm üretilmiyor. Vatandaşın günlük hayatını doğrudan etkileyen bu mesele, siyasetin öncelikleri arasında yer bulamıyor. Bu da halkta güvensizlik yaratıyor: Kanun var ama beni korumuyor.  

Kayseri özelinde çözüm, hızlı ve basit şikayet mekanizmaları kurmaktan, denetimleri artırmaktan ve caydırıcı yaptırımlar uygulamaktan geçiyor. Tüketici başvurularının sonuçları şeffaf biçimde kamuya açıklanmalı. Böylece hem dürüst esnaf korunur hem de tüketici güven kazanır.  

Bugün Kayseri’de tüketici, kanunun raflardaki güzel sözlerinden değil, sokakta hissedilen adaletinden fayda görmek istiyor. Eğer bu sağlanmazsa, tüketici kanunu kâğıt üzerinde kalmaya devam edecek ve vatandaşın dilinde tek bir soru dolaşacak: Bu kanun kimi koruyor?  

Sources:  T.C. Ticaret Bakanlığı, Tüketici Hakem Heyeti 2024 İstatistikleri.

Yazarın Diğer Yazıları