Etki Altında Kalan Öznelliği Yakalayamaz
Şair-Yazar Erkaz Öztürk il özel bir söyleşi gerçekleştirdik. Edebiyata, 'Başkaları yapıyorsa ben neden yapa mıyım?' diyerek başladığını söyleyen Öztürk 'Etki altında kalan öznelliği yakalayamaz' dedi
Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?
Aslını sorarsanız kendini anlatmayı sevmeyenlerdenim ama bu soru sorulduğunda nezaket gereği her zaman cevap vermişimdir. Nevşehirliyim ama 1994 yılından beri Kayseri'de yaşıyorum. Orta öğretim ve liseyi Kayseri'de okudum. Üniversite eğitimini sırasıyla Isparta ve Nevşehir'de tamamladım. Muhasebe, dış ticaret ve işletme mezunuyum. Şu an özel bir şirkette müdürüm.
Yazarlık/şairlik serüveniniz nasıl başladı?
Şiire lise yıllarında Özdemir ASAF okuyarak başladım, sonra neden ben de şiir yazmayayım dedim ve şiir yazmaya başladım. Lise bittikten sonra Isparta'da eğitimime devam ederken şiirle olan ilgimi üniversiteye taşıdım. Edebiyat öğretmenimin ısrarları sonucunda ilk kitabımın temelini edebiyat öğretmenimle birlikte attık, o bana inandı bende öğretmenimin inancına inandım ertesi sene ilk kitabım olan Bulutsuz Yağmur'u yayımlandı ve kitabım aynı yıl Kültür Bakanlığı tarafından yılın en iyi şiir kitaplarından seçildi. Böylelikle de yazarlık serüveni başlamış oldum.
Yazarlık/şairlik serüveninizde sizi etkileyen isimler kimlerdir?
Biz buna etkilenmek demeyelim çünkü etki altında kalan öznelliği yakalayamaz. Ben edebiyata sadece o yapıyorsa ben de yaparım diye başladım hala yapmaya devam ediyorum. O derken de tekil şahıs olarak algılanmasın. Genel olarak söylüyorum. Kalemini, dilindeki lisanı sevdiğim kişiler yok değil tabi ama isim vermeyi çok doğru bulmuyorum. Ülkemizde birbirinden değerli yazarlar, şairler var şimdi birinin adını söylemez unutursam unutkanlığım edebiyatın ilk dört harfine sığmaz.
Hangi tür eserleri takip edersiniz?
Tür ayırt etmem sadece kalem ayırt ederim.
Yazar/şair, çalışılarak mı? Yoksa doğuştan kazanılmış bazı yeteneklerle mi olunur?
Yazarlık ile şairlik farklı dünyalardır. Yazarlık çalışarak, araştırarak ve okuyarak ilerletilebilir ama şairlik doğuştan gelir.
Günümüz dünyasını ve ülkemizin yazar ve şairler için avantajlı ve dezavantajlı yönlerini sıralar mısınız?
En büyük avantajı insanlarla olan iletişim olanaklarının gelişmiş olması. Daha büyük kitlelere yazdıklarımızı çabasız ve hızlı bir şekilde ulaştırılmasıdır. Buna örnek ise sosyal ağlardır. Dezavantajı ise iki satır okuyup bir satır yazan herkesin ben şairim ben yazarım edasıyla ortaya çıkmalarıdır. Ben onlara hormonlu yazarlar diyorum. Daha olgunlaşmadan o ham halleriyle eline su dökülemeyecek yazarlarla, şairlerle kendilerini aynı kefeye koymaları o kıymetli edebiyatçılara yapılmış bir hakaret olarak görüyorum.
Bulunduğunuz şehir, yazar/şair olabilmek için avantajlı bir ortam sunuyor mu? Neden?
Hiçbir şehir insanı yazar veya şair yapmaz, kişi bir şeyi istiyorsa o kendi yapar kendi olur.
Sadece yazar/şairlik yapılarak geçinebilmek mümkün mü?
Mümkün tabi, edebiyatla geçimini sağlayan birçok insan var.
Yazar/şair olmak isteyenlere veya henüz yolun başında olanlara neler tavsiye etmek istersiniz?
Okusunlar, çok okusunlar.
Son olarak neler eklemek istersiniz?
Kıymet bilelim, kalp kırmayalım, daha çok okuyup daha çok dua edip daha çok şükredelim. İlginize için teşekkür ederim.
Söyleşi: Ramazan Karakuş-Kaan Seyfi