Halil SEVERCAN

Yeni, Yeniden Merhaba

Halil SEVERCAN

                    GÖNÜLDEN SESLENİŞ                 

Evet sevgili dostlarım bugüne kadar sizlere değişik pencerelerden merhaba demiştim. Ve nerede ne, söylemişsem gönülden söylemişimdir. Hiçbir art niyet beslemeden gönlümden kopup klavyemden dökülmüştür.

Hiç ama hiç kimseyi hedefe koyup beylik sütunlardan vurmamışımdır.  Ne var ki tüm iyi niyetime rağmen bazı sözlerim birilerine dokunmuştur.  Ne diyelim olacak o kadar . Bu kadar büyük bir hengamenin içinde olup da bir iki satır yazacak olsam çoğunun zülfine dokunur , incinirler.  Bundan böyle bu sütunlardan yazacağım için de mutluyum.

Bu nedenle her zaman olduğu gibi spor’dan ve sporcudan bahsedeceğim.

Lügate baktığımız zaman Fazilet kelimesinin ‘’erdem, ahlaki üstünlük. iyilik ve doğruluk ‘’ anlamına geldiğini görürüz.  Bana göre spor yapmakta tek kelimeyle Fazilet olarak adlandırılabilir. 

Spor yapan bir genç önce sağlıklı ve yüksek ahlaki değerlere sahip olur. Sağlığa zararlı alışkanlıklardan  ‘’sigara, alkol, uyuşturucu, kumar, fuhuş ,tembellik gibi’’ bağımlılık yapan tehlikelerden uzak durur.

Yalandan, sahtekarlıktan çevresine her türlü zarar vermekten sakınır.  Büyüklerini sayar, küçüklerini sever, yardıma muhtaçlara yardım eder. Yardım sadece maddiyatla olmaz,  bir yaşlı teyzenin elinden tutup yolun karşısına geçmesine eşlik etmek , toplu taşıma araçlarında kendinden yaşça büyüklere yer vermek yardımların en kolayı ve en faziletlisidir.

Okulda , mahallede ve kendi aile çevresinde dürüstlükle tanınmak, yalandan ve haramdan sakınmakta topluma yardımların  en dik alasıdır.  Dürüstlük her zaman kazandırır. Yalan söylemek , haram yemekse  insanı küçük düşürür. 

Gerçek manada Spor yaptırmak için yola çıkanlar sporcularına öncelikle faziletli olmayı sonra spor yapmanın inceliklerini öğretirler. 

Spor adamları derneği tarafından yapılan bir vefa gecesinde ödülünü almak için platforma çıkan Erciyes Spor ve Kayseri Spor’un önceki kaptanlarından RIDVAN ÇEÇEN sunucudan mikrofonu rica edip salonda bulunanlara hitaben ‘’ Oracıkta bulunan hocası FEHMİ KUŞ’u işaret ederek Hocam bana önce adam olmayı sonrada futbolcu olmayı öğrettiği için kendisine müteşekkirim deyip, hocasının elini öperek hocasına karşı büyük bir ahde-vefa örneğini sergiledi .

Bu hareket salonda bulunan tüm spor adamlarını mutlu etti, eminim her kes ayrı, ayrı iyi ki de spor yapmışım dedi.

Bende diyorum ki hayatım boyunca amatörce sporun içinde bulunmaktan büyük onur duydum. Ne mutlu spor yapanlara ve yaptıranlara.

 

 

Yazarın Diğer Yazıları