Murat SERİM

Roman Mahallesini Yıkan Suç Oranı Mıydı Yoksa Önyargılar mı?

Murat SERİM

Roman Mahallesini Yıkan Suç Oranı Mıydı Yoksa Önyargılar mı?

Değerli dostlar; Fatih Karagümrük, Sulukule semtindeyiz. Sulukule Roman Kültürünü Geliştirme ve Dayanışma Derneği Başkanı Şükrü Pündük Bey’le söyleşimize devam ediyoruz.

Kamuoyunda çoğu zaman genellemelerle ve önyargılarla birlikte anılan suç kavramının gerçeği ne ölçüde yansıttığını sorgulamak istiyoruz. Romanların suç işleme oranları konusunda sizin değerlendirmeniz nedir?

Şöyle bir şey söyleyeyim. Bununla ilgili Sulukule’de burada kentsel dönüşüm oldu. Hatta bu konuyla ilgili de bir soru sorulmuştu bu şekilde. Neden Sulukule kentsel dönüşüme gidiyor? dedikleri zaman da birisi de dedi ki: ‘’Suç oranı çok yüksek, o yüzden yapıyoruz bu kentsel dönüşümü.’’ dediler. Ben de döndüm şunu söyledim: ‘’Dünyada bana bir yer söyleyin suç oranı olmayan. Bir yer istiyorum sizden. Dünyada suç oranları her yerde bellidir.  Suç oranı az olan, çok olan yerler vardır, bunda hemfikirim. Ama bizim mahallemizde bizler iç içe yaşadığımız için, burası bin yıllık bir mahalle. Herkes birbirine akraba. Herkes birbirine tanış. Herkes birbirini tanıyor. Bizim mahallemizde suç oranı yüksek olmasının imkanı yok. Zaten biz kendi içimizde suçlularımızı tık tık tık tık tık barıştırıyoruz. 

Toplumsal sorumluluk adına örnek bir davranış aslında.

Tabii, mahalle kültürü var. Bakın, bu mahalle yıkıldığı zaman, mahalle kültürü yıkıldı. Mahalle dayanışması yıkıldı. Mesela şu anda apartmanda oturuyorsunuzdur muhtemelen. 

Evet, ben apartmanda oturuyorum. 

Kaç kişiyi tanıyorsunuz apartmanda? 

İnanın çok az. Şöyle de bir gerçek var: Tanışmak başka bir şey, tanımak başka bir şey.

Tanışmak diyelim. Kaç kişiyle tanışıyorsunuz? 

Az maalesef. 

Peki, evde patatesiniz bitse aşağıdaki komşunuzdan patates isteyebilir misiniz? 

Zor, belki çekinerek. İstemem açıkçası. Gider marketten alırım. 

Tanımadığınız insandan isteyemezsiniz çünkü. Ama bizim mahallemizde böyle bir konu yoktu. Adam uykudan kalktı. Kahvaltısı yok değil mi? ‘’Ayşe abla, iki tane yumurtan varsa çocuklara kırayım.’’ deyip hemen tak sepetle salıyordu iki katlı evlerde. Hemen tak alıyordun, çak kırıyordun, yiyordun. Bakkalımıza gidip iki buçuk liralık çay, iki buçuk liralık şeker alabiliyorduk. Sen şimdi tek bir çocuk bezi alabiliyor musun? Bizim bakkalda var. Mahalle kültürü olan bakkalda. Bir tek çocuk bezi alınıyordu. Mesela bakkal bir salçayı açıyordu. 5 liralık salça ver, diyordu. 5 liralık salça veriyordu. Evine gidip yemek yapıyordu. Bir tane salça alamıyordu mesela kadın. 

Bu dayanışmanın bir göstergesi. Mahalle kültüründeki dayanışmanın bir göstergesi. 

Mahalle kültürünün dayanışması bu işte. Dayanışma işte bu. Onu da yıktılar. O da kayboldu. Şimdi çocuklarımız şu anda uyuşturucu satışında.

Kentsel dönüşümden sonra bunlar oldu, diyorsunuz.

Tabii, kentsel dönüşümden sonra bunlar bitti. Yani bu sizin söylemiş olduğunuz olay da o. Suç oranı. Neye göre suç oranı? Ben size mesela iddia ediyorum. Aksaray'a bir gidelim suç oranına. Beyoğlu'na gidelim bir suç oranına. İstanbul için söylüyorum ben. Etiler'e gidelim bir suç oranına bakalım. Neler neler olmuyor. Ama bizim mahallemize hiç bir tane kızın, kadının kafası kesilip öldürülmedi mesela. Bizim mahallemizde kimse öldürülmedi yani eve girip tanımadığı insanlar tarafından, hırsızlar tarafından öldürülmedi. Bir çocuğa tecavüz edilmedi mesela bizim mahallemizde. Bana neyi anlatıyorlar ülkede suç oranı diye? Bunlar çok yanlış. Bizim mahalle kültürümüzde, mahallemizde, Roman mahallemizde böyle suçlar olmaz. Bir de bizim Romanlardan asla vatan haini çıkmaz. 

Elhamdülillah, diyelim.

Devletine, milletine, bayrağına, toprağına sadıklardır ve Romanlar hangi ülkeye giderse gitsinler o toplumun dinini almışlardır, onun bayrağını savunmuşlardır. Bu da çok önemli bir konu.

11. bölümün sonu

Yazarın Diğer Yazıları