Murat SERİM

Romanlarda Erken Evliliğin Sebepleri Ve Düğün Geleneği

Murat SERİM

Romanlarda Erken Evliliğin Sebepleri Ve Düğün Geleneği

Değerli dostlar; Fatih Karagümrük, Sulukule semtindeyiz. Sulukule Roman Kültürünü Geliştirme ve Dayanışma Derneği Başkanı Şükrü Pündük Bey’le söyleşimize devam ediyoruz.

Şükrü abi, yapılan sosyolojik araştırmalar bir kısım Roman kadın ve erkeklerin resmi nikah şartlarında belirtilen yasal yaştan önce evlendiklerini ortaya koymuştur. Bununla birlikte Türkiye'de erken evlilikten dolayı mahkemeye sevk edilen ve hapis cezası alan epey bir sayıda Roman var. Kaynaklarda da bunlar ifade ediliyor. Bunun sebepleri nelerdir? 

Bunun sebebi ilk başta eğitimsizlik. Yani çocuklarımıza veremediğimiz eğitimler dolayısıyla. Bu veremediğimiz eğitimlerden kaynaklı. Dolayısıyla da maddi anlamda zayıf kalmamız. Yani daha önce de söylemiş olduğum gibi istihdamı biz kuvvetleştirirsek ve kuvvetleştirdikten sonra da çocuklarımıza nasıl eğitim vereceğimizi, onlara neler yaptırabileceğimizi çok daha iyi bir şekilde gösterebiliriz. Üzüm üzüme baka baka kararır, diye bir atasözü var, biliyorsunuz. Toplumumuzda bunlar da zaten hep böyle olmuştur. İnsanlar zor durumda kalmıştır. Neler gördü çocuk acaba? Annesinden, babasından görüp de hangi şeyleri yapmıştır? Yani ailesinden, amcasından, dayısından hep göre göre üzüm üzüme baka baka kararmıştır. O yüzden bizim bir an önce eğitim seviyemizi yükseltmemiz lazım.

Ben tam da onu soracaktım. Erken yaşta evliliğin önlenmesine yönelik ne tür tedbirler alınabilir? 

Bizim ilkin istihdamımızı artırmamız lazım. Yani insanlarımızın sosyoekonomik yönden kalkındırılması gerekiyor. Bu istihdamı yükselttiğiniz andan itibaren insanlar daha iyi bir şekilde, refah bir şekilde yaşayacak. Ve çocuklarına gereken eğitimi vereceklerine inanıyorum.

Tabii, Romanlarda kaçarak evlenme yöntemi de bayağı bir yüksek. Bunun sebebi de biraz önce saydığınız eğitim eksikliği midir ya da başka sebepler var mıdır?

Çocuğa ananın babanın vermiş olduğu eğitimde diyor ki: ‘’Kızım, ufak yaşta evlenme, bak ben evlendim. Bak çoluğa çocuğa, okuluna git.’’ dediği hâlde baskı kurduğu için, o çocuk da beni evlendirmeyecekler düşüncesiyle kaçıp gidiyor ufak yaşta. Hani bazıları diyor ya: ‘’Maddi durumundan dolayı, sıkıntıya girmesin diye aldı, kaçtı.’’ Böyle bir şey yok. İnanılmaz paralara düğünler yapıyoruz. Evini satıyor, düğün yapıyor. Arabasını satıyor, düğün yapıyor çocuğunun. Kaçsa da kaçmasa da fark etmez. Çünkü Romanlar için o düğün onun şerefi. 

O zaman düğün konusu açılmışken Romanlarda düğün geleneği nasıl yapılıyor? Roman düğününü anlatır mısınız? 

Tabii, evliliği mi anlatayım, sünneti mi anlatayım? Hangisini anlatayım? :)) 

Genel olarak düğünlerden bahsedebilirsiniz. İkisini de anlatabilirsiniz. :))

Bizim düğünlerimiz şöyle oluyor, anlatayım: Eğer gelin düğünü ise gelin hamamı olur. Damat hamamı olur. Salonu olur. Kına gecesi olur. Küçük kınası olur. Büyük kınası olur. Yani çok uzun bir ritüelden geçiyoruz bu şekilde ve bu ritüellerden geçerken inanılmaz paralar harcanıyor. Yani kimin terso bile olsa yani parası olmasa evini satar, bu düğünü yapar. Yani düğün onun şerefidir. Kına gecesi, küçük kınası, büyük kınası, düğün hamamı dediğimiz gibi, erkek hamamı, erkek tıraşı var. Sünnette de aynı şekilde. Çocuğun faytona binmesi, ata binmesi, hamama gitmesi. Sünnet çocuğu bile hamama götürülür bizde.

Gelin ve damat hamamı bizim Kayseri'nin yerlileri tarafından da hâlâ kültürel olarak devam ettiriliyor. Bu konuyla ilgili okuyucularımız gazetemizde yayınlanan Kayseri’de gelin hamamı yazılarımı okuyabilirler.

Bu, Türk kültüründen gelen bir gelenek. Roman kültüründen gelen bir gelenek değil. Türk kültürü örf ve âdetinde bu var zaten. Şimdi yine söylüyorum. Bir Kayserili, bir Ağrılı, bir Karslı, bir Elazığlı, bir Tekirdağlı düğünü yaparken o da şaşaalı yapıyor. Mesela Diyarbakır düğünlerini görmüyor musunuz? Gelinin ağırlığınca altın takılıyor mesela. 

Romanlarda başlık parası var mı? 

Bazı yerlerde başlık parası var, bazı yerlerde yok. Yani nasıl günümüzde bu köyde var, öbür köyde yoksa bizim buralarda da başlık parası yok. O başlık paralarında da işte bir sürü altın vs. şeyler takılıyor. 

Romanların yaşadığı başka yerlerde başlık parasına neler deniliyor? 

Ana ağırlığı diyorlar. Ana sütü diyorlar. Bir sürü pek çok isimleri var yani. 

Dediğiniz gibi analık hakkı, babalık hakkı, süt hakkı dedikleri kaynaklarda yazıyor.

Daha pek çok ismi var ama bizim burada günümüzde ben hiç görmedim başlık parası olduğunu, inanın ki hiç görmedim, bunu yaşamadım bu semtte.

Yani Sulukule'deki Romanlarda başlık parası yok, diyorsunuz.

Altmış yaşındayım, daha hiç görmedim.

Allah nice sağlıklı, huzurlu ömürler versin. Biraz önce Romanlardaki evliliklerden bahsettik, oradaki nikahla alakalı bir sorum olacak. Romanlarda nikahlı birliktelik için ne tür faaliyetler yapılıyor? Çünkü erkenden evlenince yaş 18 yaşından küçük olduğundan resmi nikah olmuyor maalesef. Bu da dini nikahla geçiştiriliyor mu? 

Geçiştirilmiyor. Esas nikah, dini nikah zaten benim nazarımda. Elhamdülillah Müslümanım. Önce Müslümanım, sonra Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım, sonra da Romanım ve Romanlığımla da övünüyorum. Çünkü benim kolumda altın bileziğim var, ben müzisyenim. 

Bilinen bir müzisyen olduğunuzu biliyoruz. Peki, nikahlı birliktelikler için ne tür faaliyetler yapıyorsunuz? 

Biz, ilkin kaçmalı olsa da, ilkin imam nikahımızı kıyarız. 

Yaşı küçük olsa da diyorsunuz. 

Tabii, tabii. Yaşı küçük olsa da imamımızı çağırırız, hemen evimizde imam nikahımızı kıyarız. Eğer imam nikahını kıymazsan birliktelik haram olur. Günaha girer. Tabii, yaşı büyüyünceye kadar da bekleriz. Yaşı büyüdükten sonra nikahını kıyarız. 

On sekiz yaşından önce olursa dini nikah diğer adıyla imam nikahı, on sekiz yaşından büyükse resmi nikah kıyıyorsunuz.

İmam nikahını da yaparız, resmi nikahını da yaparız. 

Şu anda biliyorsunuz sadece belediyelere yetki verilmedi, ayrıca müftülükler de resmi nikahı kıyabiliyor.

Ama biz biliyorsunuz caminin hocasını çağırırız, hemen imam nikahını kıyarız. Ondan sonra resmi nikahı kıyarız. Bizde böyleydi. Benim yaşantımda böyle oldu. Ama bugün günümüzde ne oluyor ne bitiyor onu bilmiyorum. Yani biz, öncelikle resmi nikahımızı çat çat çat çat kıymayı da istiyoruz tabii ki. Ve bununla ilgili çalışmalarımız da oldu. Resmi nikahı olmayan arkadaşlarımız vardı eskiden. 

Bir anınız var mı bununla ilgili? 

Kibariye de vardı işte o nikahta. Mahallemizdeki bütün Roman olan olmayan bütün aileleri bir araya getirdik. Aşağıda toplu bir nikah töreni yaptık. Hepsine de hatta birer tane küçük altın taktı belediye başkanımız o zaman burada. Güzel bir şekilde toplu nikahlarını yaptık ve onlar da çok memnunlar. Tabii ki resmi nikahımız çok önemli.

10. bölümün sonu

 

Yazarın Diğer Yazıları