KAMULAŞTIRMA OYUNLARI
Mustafa İLHAN
Kamulaştırmalarda arazi bedeli nasıl hesaplanıyor bunu normal bir vatandaşın bilebilmesi imkansız. Herkesin bildiği bir konu mahkeme bilirkişiye gönderir onlar hesaplarlar oluyor. Bu konuda biraz bilgi vermek biraz da eleştiri yapmak istiyorum.
Kamulaştırma Kanununa göre kamulaştırılacak alanla ilgili bir komisyon oluşturulur. Bu komisyon aşağıda açıklayacağımız kriterlere göre kamulaştırılacak alanın rayiç fiyatını belirlerler ve kamulaştıracak idareye bildirirler. İdare kamulaştırılacak tapu sahiplerine birer uzlaşma randevusu verir. Filan gün filan yerde uzlaşma görüşmesi yapacağız. Gelmezseniz uzlaşmadığınız sonucuna varılacak derler. O toplantıda belirlenen fiyatın altında bir fiyat teklif edilir. Eğer tapu maliki razı olursa ya da tapu malikinin teklifi idarece kabul edilirse anlaşma tutanağı düzenlenir. Anlaşma olmazsa anlaşmazlık tutanağı düzenlenir ve iş mahkemeye intikal eder.
Mahkeme aşamasında mahkeme o ildeki TÜİK verilerine göre belirlenen üretim ve maliyet cetvellerini getirtir. Keşif yapılır ve fiyat belirleme işi bilirkişilere havale edilir. Bilirkişiler kendi kafalarına göre hesap yapmazlar. Eğer tarla, arazi ise Tarım İl Müdürlüğü tarafından hazırlanıp Türkiye İstatistik Kurumu tarafından ilan edilen cetvellere göre hesaplamalar yapılır. Bu cetvelden o yörede yetiştirilen üç ürün tespit edilir ve listedeki dekar başına üretim miktarı rayiç fiyatından hesaplanıp dekardaki maliyeti düşülüp elde edilen gelir bulunur. Sonra bu o yer için belirlenen kapitilizasyon oranı ile çarpılıp arazinin bir m2 sinin fiyatı belirlenir. Kapama meyve ve Kapama üzüm bağları için ayrı bir hesaplama metodu vardır. Binalar için ise Bayındırlık metrekare birim fiyatları üzerinden hesaplamalar yapılır. Bu konu öyle bir anlatmada kolayca anlatılabilecek bir husus olmadığı için kısaca böyle geçiyorum.
Burada vatandaşın en zorlandığı durum arazisinin bu hesaplamada değerinin ne olabileceğini bilmediği için yapılan teklif yarı fiyatı da olsa mahkemeye gidersen bir de vekalet ücreti ödersin diye korkutulup verilen fiyata razı edilmesidir. O yüzden vatandaşların mutlaka o işi yapan bilirkişilerden ya da avukatlardan fikir edinmesi gerekir.
Tarım İl müdürlüğü tarafından belirlenen bu fiyat cetvelleri ise evlere şenlik. Listede buğday ve arpanın samanı olmasa cetveldeki verilere göre çiftçi zarar ediyor. Zarar eden çiftçi niye ekim yapsın. Kayseri’de buğdayın üretim maliyeti 327 TL iken Nevşehir’de aynı dönemde 212 TL olarak cetvellere geçiyor. Kayseri niye 115 TL daha maliyetli ekim yapıyor sorusunun cevabı yok.
Bu konuda Cimere yazıp şikayet ettim. Benim şikayetimi Tarım İl müdürlüğüne göndermişler. Onlarda yukarıda anlattıklarımı yazıp bana göndermişler. Bu aradaki farkı anlatmaları mümkün değil tabii.
Sorun şu; Tarım İl Müdürlükleri devlet dairesi. Yani Kamu. Kamulaştırma yapanlar kim? Onlarda kamu. Kamunun çok fazla parası gitmesin diye rakamlarla oynuyorlar. 2017 de 421 TL olan kuru fasulye maliyeti 2018 de nasıl 787 TL ye yükselmiş bunu kimse izah edemez. 2017 de dekarda 3856 kg patates elde ederken, 2018 de 2762 kg düşmüş. Niye mi fiyatı 0,53 TL den 0,86 TL ye çıkmışta ondan. Dengelemişler yani. Kamulaştırma fiyatları fazla artmasın diye.
Vatandaşı düşünün birazda. Mallarını elinden bedavaya almanın da bir vebali yok mu?