Edebi Edepsizden Öğrenmek: Kaybolan Hasletler
Ünal TAYFUR
Toplumların ruhunu ayakta tutan en temel değerlerden biri hiç şüphesiz edeptir. Rahmet Peygamberi’nin “Edep herkeste güzeldir, kadınlarda daha güzeldir” sözü, bu kavramın hem bireysel hem de toplumsal hayatımızdaki önemini veciz bir şekilde ortaya koyar. Edep, insanın yanlış yerlere çarpmaması, zarar görmemesi için bir kalkan; fıtratında var olan bir güzellik olarak her daim korunması gereken bir haslettir. Ne yazık ki bu hasletler, günümüz gençliğinde hızla kaybolmakta, toplumun dengesi sarsılmaktadır.
Geçmiş yıllarda Müslüman Türk toplumunun altın değerinde davranışları vardı. Kadınlarımız sokaklarda yüksek sesle konuşmaz, ulu orta kahkaha atmaz, dikkat çekici yiyecekleri yemekten kaçınırdı. Çocuğunu çağırırken bile yüksek sesle seslenmez, yanına gidip sessizce alırdı. Bunlar sadece birer davranış biçimi değil, toplumun karşılıklı saygı ve nezaket üzerine kurulu düzeninin göstergesiydi. Bugün ise bu hasletlerin yerini yüksek sesle telefon konuşmaları, toplu taşıma araçlarında kahkahalar, sorumsuzca geçirilen günler aldı.
Gençliğin ruhsuz, düşüncesiz ve ideali olmayan bir hayat tarzına yönelmesi, geleceğimiz açısından kaygı verici. 30-40 yaşına gelmiş, ömrünün yarısını “lay lay lom” ile geçirmiş bir bireyin ne zaman sorumluluk üstleneceği, vatana millete sahip çıkacağı belirsiz. Aile kurma, çocuk yetiştirme, topluma faydalı olma gibi temel sorumluluklar erteleniyor. Gününü gün eden, gelecekle ilgili planı olmayan bir gençlik, toplumu geleceğe nasıl taşıyacak?
Otobüste yüksek sesle telefonla konuşmak, kulaklık takıp kendi kendine kahkaha atmak basit bir edepsizlik gibi görünse de aslında derin bir kültürel çözülmenin işaretidir. Edebini kaybeden, her şeyini kaybeder. Bugün gençliğin edep kaybı, yarının aile yapısını, devlet düzenini ve toplumsal huzurunu tehdit ediyor.
Çözüm ise basit ama köklü: Eğitim sisteminde edep ve ahlakın yeniden güçlendirilmesi, ailelerin çocuklarına küçük yaşta nezaket kültürünü aktarması, sivil toplum kuruluşlarının değerlerimizi yaşatacak projeler geliştirmesi, medyanın gençlere rol model olacak içerikler üretmesi. Edep, bir toplumun ruhunu ayakta tutan en temel değerlerden biridir. Onu kaybetmek, geleceği kaybetmektir. Onu yeniden hatırlamak ve yaşatmak ise geleceğe sahip çıkmaktır.
---