Işıkta çiçek satanların bıçakladığı şahıs davasında karar: 2 kişiye müebbet
Kayseri'de Ekim 2025 tarihinde meydana gelen ve trafik ışığında çiçek satan şahısların yakını tarafından M.A.P.'ın bıçaklanarak öldürüldüğü olay nedeniyle yargılanan sanıklar U.A. ile E.Y. müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
Olay Kocasinan İlçesi Mimarsinan Mahallesi Tuna Caddesinde bir akaryakıt istasyonunu yakınlarında meydana geldi. İddiaya göre saat 00.00 – 01.00 sıralarında trafik ışıklarında gül satan T.Y. çevredekilere zorla satış yapmak istedi. Bu nedenle çıkan tartışama büyümeden önlendi. T.Y.'nin durumu ağabeyi E.Y.'ye söylemesi üzerine o da U.E. ile birlikte kardeşinin gül sattığı yere geldi. E.Y. ve U.E., T.Y. ile kavga ettiğini düşündüğü M.A.P. ile kavga etti. Bıçak yaraları nedeniyle yerinden kalkamayan M.A.P. 07.00 sıralarında hayatını kaybetti. Olay nedeniyle gözaltına alınan T.Y.'nin ağabeyi E.Y. ile onun uzaktan akrabası ve arkadaşı U.E. gözaltına alındıktan sonra tutuklandı. Olay nedeniyle açılan davanın duruşmasında konuşan tutuklu sanık E.Y., 'Diğer sanık uzaktan akrabamız olur. Tanıklardan biri kardeşim olur. Biz sokakta, AVM'nin oralarda trafikte gül satarız. O gün Saat 23.30-00.00 gibi geldim. O sıralarda tanık olan kardeşim T.Y. aradı, ağlamaklıydı. 'Gül satarken 2 kişi beni dövdü, gel beni al' dedi. Bende 'geliyorum' dedim. Yaya olarak giderken ikamet ettiğim Battalgazi Mahallesinden çıkarken diğer sanık U.E.'yi aradım. 'Kardeşimi 2 kişi dövmüş, onu alıp gelelim' dedim. Onunla buluştuk yürümeye başladık. Üzerimizde kesici delici alet yoktu. Tuna caddesinde AVM'nin oraya geldiğimizde tanımadığım bir numara aradı açtım. Ambulans görevlisiymiş. Kardeşimi hastaneye götürdüklerini söylediler. Kardeşimin beni aradığı numarayı aradım tarif ettikleri yere gittik. Onlara kardeşimi dövenleri sordum. Karşıdaki 2 kişiyi gösterdiler. Diğer sanıkla onların yanına gittik. İki şahısta alkollüydü. Başkalarına sorduk onlar da o 2 kişiyi söyledi. Sonra onların yanına tekrar gidiyorduk. İki kişiden biri arabaya bindi gitti. M.A.P. tek kaldı. O kendisinin yapmadığını söyledi. Biz diğer sanıklar gidiyorduk. Şahıs bizi takip etmeye başladı. Benzinliğin oradan ilerlerken önce ters yöne gitti. Sonra tekrar arkamıza geldi. Küfürler etti. 'Neden küfür ediyorsun?' dedik belinden bıçak çıkardı. Bana doğru savurdu. Kendimi geriye doğru çektim. Diğer sanık ona vurdu. Şahıs yere düştü. Diğer sanık şahsın düşürdüğü bıçağı aldı ve salladı. Ben de umudu çekmeye çalıştım. Diğer sanık şahsın bacağından bir kaç kere sapladı. Sonra kaçtık. Ben diğer sanığın arkasındaydım. Yerdekinin yaralandığını veya kan görmedim. Ben 'ambulansa ara' dedim. Diğer sanık 'ne olsa bacağından yaralandı, kendiliğinden kalkar' dedi. Yaya olarak ayrıldık. Diğer sanık U.E. bıçağı sarı çöp kutusuna attı. Kardeşimi almaya Devlet Hastanesine gittik. Onu da aldık mahalleye döndük. Kardeşime bu olayı anlatmadım. Karakolda nezarethanede yan yanaydık. Diğer sanık bana 'doğru olanı sakın söyleme' dedi. Ben de savcıya maktulün yere düşen bıçağın üstüne düştüğünü o şekilde yaralandığını söyledim. Ben diğer sanığa 'kavgaya gidiyoruz' şeklinde bir şey söylemedim ' dedi. Sanık U.E. ise, 'Diğer sanık benim eşimin kuzeni olur. Ben de ışıklarda gül satarım. O gün evdeydim. Diğer sanık 'kardeşimi dövmüşler, gidip onu alıp gelelim' dedi. Bana 'gidip konuşacağız, yanına bir şey alma' dedi. Arayanların yanına gittik. Onlara 'kardeşimi dövenler burada mı?' dedi. Onlar da kardeşini dövenleri gösterdi. Bunlar arabanı içinde ve yanında alkol alıyorlardı. Önde olan da 2 kişiyi gösterdiler. Ölen şahsın üzerinde siyah bere vardı. Diğer şahsın üzerinde beyaz kıyafet vardı. Diğer sanık, ' kardeşimi siz mi dövdünüz' dedi. Onlar da 'hayır' dedi. Diğer sanık bana 'araçtakilere sor' dedi. Sorduk onlar da aynı şahısları gösterdi. Bu şahısları daha önceden tanımam. Onların yanına tekrar giderken beyaz kıyafetli şahıs aracına bindi gitti. Ölen şahıs yanımıza geldi. Diğer sanık tekrar sordu. O da 'hayır' dedi. Bende bu değilmiş hadi gidelim dedim. Biz ayrılıyorduk maktul M.A.P. küfür etti. Sonra yanımıza geldi 'kardeşinizi ben dövdüm' dedi. Yine küfürler etti. Bende yumruk attım. Şahıs yere düştü. Diğer sanık üzerine çıktı. Aralarında arbede yaşandı. E.Y. şahsı bacağından yaraladı. Sonra kaçtık. Şahısta kanama da vardı. Bıçak diğer sanık E.Y.'deydi. Kardeşini hastaneye götüren ambulanstaki şahsı aradı. Gidip onu alıp eve döndük. İlk ifademde şahsın öldüğünü bilmiyordum. Polis bizi ertesi gün aldı. Öldüğünü cezaevinde öğrendim. Ben diğer sanığı tehdit etmedim. Zaten nezarethanede yan yana getirmiyorlar ki. Olay diğer sanığın olayıdır. Beninle bir alakası yoktur. Beraatimi istiyorum. Biz kavga amaçlı gitmiyorduk. Bende bıçak da yoktu' diye belirtti.
MAKTULÜN ANNESİ: OĞLUM KEDİLERE MAMA ALMAK İÇİN PARA KAZANIRDI
Maktulün annesi N.P. ise mahkemede, 'Ben sanıkları tanımam, oğlumda tanımaz. Olayın yaşandığı yer bizim evimize çok yakındır. Ben Develi ilçesindeydim. Polisler ulaşamamış sabah, 'morga gelir misiniz? dedi. Bende ayrı yaşadığım için çağırdılar sandım. Geldim ki oğlum. Oğlumu morgda gördüm. Anlında izleri vardı. Ben kendimi kaybettim. Bir hafta sonra beni cinayet bürodan aradılar. Bu şahıslar ifade vermişler. Bunlar yalan söylüyorlar. Madem oğlum bir şey yapmış, polise şikayet etselermiş. Oğlum kedi bakıyordu. Onlara mama almak için mendil satıyordu. Bıçak taşımazdı. Bildiğim kadarıyla alkol kullanmazdı. Arkadaş ortamında alıp almadığını bilmiyorum. Oğlumun üzerinden cüzdan vesaire çıkmamış. Polisler bana sadece üzerinden çıkan 5 TL'yi verdiler. En ağır cezayı almalarını istiyorum' dedi. Tanıklar dinlendi. Mahkeme savcısı sanıkların 'kasten öldürme' suçundan cezalandırılmalarını istedi. Karar duruşmasına tutuklu sanıklar ve avukatları katıldı. Mahkeme heyeti 2 sanığa da müebbet hapis cezası vererek tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.
MAKTULÜN ANNESİ: ÇOK ŞÜKÜR
Sanıklar karar sonrası itirazda bulunurken maktulün annesi sağlayarak 'çok şükür' diye dua etti.