Kayseri'den Yükselen Entelektüel Seferberlik: Medeniyetin Burçları
Şehirlerin ruhu, taş binalarında değil o binaların içinde yeşeren fikirlerde, o fikirleri dert edinen insanlarda saklıdır. Tarih boyunca 'Makarr-ı Ulema' (Alimler Şehri) vasfıyla anılan Kayseri, bugün sadece sanayinin dişlilerinin döndüğü bir kent değil aynı zamanda fikrin, sanatın ve medeniyet tasavvurunun yeniden dokunduğu bir merkez olma yolunda.
KAYSERİ’DEN YÜKSELEN ENTELEKTÜEL SEFERBERLİK: YTB ORTAKLIĞINDAKİ AKADEMİ’NİN MEYVELERİ VE ALİ DURSUN VİZYONU
Şehirlerin ruhu, taş binalarında değil; o binaların içinde yeşeren fikirlerde, o fikirleri dert edinen insanlarda saklıdır. Tarih boyunca "Makarr-ı Ulema" (Alimler Şehri) vasfıyla anılan Kayseri, bugün sadece sanayinin dişlilerinin döndüğü bir kent değil; aynı zamanda fikrin, sanatın ve medeniyet tasavvurunun yeniden dokunduğu bir merkez olma yolunda.
Bu sessiz ama derinden ilerleyen kültürel yürüyüşün merkez üssü; Medeniyetin Burçları Derneği ve onun ilmik ilmik dokuduğu MESBAM Kitaplığı'dır. Masamızın üzerinde duran, mürekkebi henüz kurumuş beş yeni eser; sadece bir yayıncılık faaliyeti değil, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) ile omuz omuza yürütülen stratejik bir vizyonun, "Uluslararası Öğrenciler Akademisi"nin somut birer ürünü ve zafer ilanıdır.
BU VİZYONUN MİMARI: ALİ DURSUN VE "DERTLİ" BİR MÜNEVVERİN PORTRESİ
Bu beş eseri masaya koyduğumuzda, arkasındaki kurumsal yapının ötesinde, bu vizyonu ilmek ilmek dokuyan iradeyi, Ali Dursun ismini ve onun temsil ettiği duruşu iyi analiz etmek gerekir. Ali Dursun, klasik dernekçilik anlayışının, "yardım kolisi dağıtma" sığlığının ötesine geçerek; "İnsanı ihmal eden, geleceği inşa edemez" düsturuyla hareket eden bir medeniyet işçisidir.
Onun vizyonunu üç temel sütun üzerinde okumak mümkündür:
1. Bir "Ufuk" İnsanı:
Ali Dursun, Kayseri’ye okumaya gelen uluslararası öğrencileri "döviz getiren turist" veya "geçici misafir" olarak görmez. O, bu gençleri kendi ülkelerinin geleceğini kuracak birer "lider adayı" olarak görür. YTB ile yürütülen Uluslararası Öğrenci Akademisi projesi, onun bu "insan yetiştirme" vizyonunun tezahürüdür. Faslı Hassan’ı, Gagauz Ana-Maria’yı, Azerbaycanlı Ahmad’ı bulup, onlara "Siz sadece bir diploma alıp gitmeyeceksiniz, siz bir medeniyetin sözcüsü olacaksınız" diyen ses, onun sesidir.
2. "Kökler ve Kanatlar" Metaforunun Sahibi:
Kitapların takdim yazılarında sıkça vurguladığı üzere; Ali Dursun’un felsefesi "Kökler ve Kanatlar" dengesi üzerine kuruludur. Ona göre gençlik; ne köklerinden kopup rüzgarda savrulmalı, ne de sadece geçmişe saplanıp kalmalıdır. "Kökü mazide, gözü atide" olan bir nesil yetiştirme gayreti, bu yayın serisinin temel motivasyonudur. Ali Dursun, gençlere "Köklerinizle toprağa tutunun, kanatlarınızla (eğitim ve vizyonla) dünyaya açılın" diyerek bir rota çizmektedir.
3. Gönül Coğrafyası Mimarı:
O, sınırları haritalarda değil, gönüllerde çizen bir anlayışa sahiptir. Onun için Afrika’daki bir maske ile Kayseri’deki bir mülteci yetim, aynı medeniyet davasının birer parçasıdır. Bu kitaplar, Ali Dursun’un "Kayseri’den dünyaya söz söyleme" iddiasının somutlaşmış halidir.
AKADEMİ'NİN ÜRÜNLERİ: BİR EĞİTİM PROJESİNDEN KÜTÜPHANELERE
Bu kitaplar tesadüfen yazılmadı. Medeniyetin Burçları Derneği’nin YTB destekli Uluslararası Öğrenciler Akademisi, öğrencileri sadece dinleyici koltuğunda oturtan bir yer değildir. Burası, öğrencinin araştırdığı, yazdığı ve ürettiği bir "ekol"dür. İşte bu "ekol"ün meyveleri:
* Tuna ve Bozkır Arasındaki Uyanış (Kökler ve Kanatlar):
Akademi öğrencisi Gagauz Türkü Ana-Maria Pancu’nun "Tuna'dan Yükselen Oğuz Sesi: Kökler ve Kanatlar" adlı eseri, YTB projesinin en parlak ürünlerinden biridir. Hristiyan olmalarına rağmen dillerinde "Allaa", dualarında "Oğuz" mirasını yaşatan Gagauzların hikayesi, bir öğrencinin nasıl bir araştırmacıya dönüştüğünün kanıtıdır.
* Kafkasya'nın Sesi (Ahmad Hasanov):
Yine Akademi bünyesinde yetişen Ahmad Hasanov, "Kafkasya'nın Sesi, Bozkırın Yankısı" eseriyle Azerbaycan ve Kazakistan’ın bağımsızlık fikrini akademik bir disiplinle ele almıştır. Bu eser, Kayseri’deki eğitimin kalitesinin uluslararası standartlarda olduğunun ispatıdır.
* Kayseri’de Kesişen Yollar (Hassan Et-Talib):
Faslı sosyolog Hassan Et-Talib’in "Kesişen Yollar" çalışması, Akademi’nin şehre dokunan yüzüdür. Kayseri’nin göç gerçeğini, Sahabiye ve Küçük Mustafa mahallelerinin nabzını tutarak yazan Et-Talib, bize "içimizdeki öteki"ni anlatmıştır. Bu, YTB ve Medeniyetin Burçları ortaklığının şehre sunduğu bir sosyal rapordur.
MEDENİYETİN DİĞER BURÇLARI: AFRİKA VE BALKANLAR
Akademi ürünlerinin yanı sıra, MESBAM Kitaplığı’nın usta kalemleri de seriyi tamamlıyor:
* Sömürgeye İtiraz (Recep Görmez):
"Sömürgeyi Aşan Yüzler", Batı’nın Afrika’yı "nesneleştirme" çabasına karşı bir başkaldırıdır. Afrika maskelerinin birer süs değil, birer hafıza olduğunu haykıran bu eser, Ali Dursun’un "mazlum coğrafyaların sesi olma" vizyonunun yansımasıdır.
* Balkanlar’a Medeniyet Aynası (Ömer Kösealioğlu):
"Osmanlı Sonrası Kosova’nın Hikayesi", Balkanlar’ı sadece çatışma değil, bir "birlikte yaşama tecrübesi" olarak okur. Osmanlı mirasını "taş bina" nostaljisinden çıkarıp bir "ahlak" olarak sunan bu çalışma, Türkiye’nin yumuşak gücüne akademik bir katkıdır.
SONUÇ: KAYSERİ’NİN YÜZ AKI BİR KÜLLİYAT
Sonuç olarak; YTB’nin stratejik desteği, Medeniyetin Burçları’nın emeği ve Ali Dursun’un sarsılmaz vizyonuyla ortaya çıkan bu 5 eser, Kayseri’nin yüz akıdır.
Bu kitaplar, Ali Dursun ve yol arkadaşlarının; "medeniyetimizi yeniden ihya ve inşa etme" yolundaki sabırlı, sessiz ama kararlı yürüyüşlerinin ayak sesleridir. Kayseri kamuoyu, bu eserleri okuduğunda; sadece yeni bilgiler edinmeyecek, aynı zamanda yanı başında büyüyen devasa bir "irfan mektebi"ne, bir Akademi başarısına da şahitlik edecektir.
Medeniyetin Burçları, tarihe not düşmeye, kökleri sağlam, kanatları güçlü nesiller yetiştirmeye devam ediyor.