Ensar ŞAHİN

İntifada Küreselleşti, 'Zafer Yakındır…

Ensar ŞAHİN

Arapça bir kelime olan ve “ayaklanma” anlamına gelen ”intifada”; Filistin’de 1987 ve 2000 yıllarında olmak üzere iki kez yaşanmıştır. İşgalci İsrail’e, şimdiye kadar sürdürdüğü işgalini, zulmünü artık daha fazla sürdürmesinin mümkün olmadığının ilanıdır. 

Filistinli gençler, sokaklarda yaktıkları ateşler ve işgalci İsrail askerlerine savurdukları taşlarla 1987 yılından itibaren “haklı İntifada direnişini” tüm dünyaya duyurmuşlardır.

Birinci İntifada; İsrail'in Filistin topraklarını ele geçirme girişimlerine karşı, 1987 yılı aralık ayında başlayıp, 1993 yılında Oslo Anlaşması’nın imzalanmasına kadar süren Filistinlilerin ayaklanmasıdır. Bu İntifada, 9 Aralık 1987’de Cebaliye mülteci kampında başlamıştır.

İkinci İntifada; El Aksa İntifadası olarak da bilinen bu “direniş-ayaklanma” mazlum Filistin'in zalim İsrail'e karşı ikinci isyanıdır. 2000 yılı eylül ayında başlayıp, 2005 yılında biten, İsrailliler ve Filistinliler arasındaki şiddetin arttığı ve Gazze, Batı Şeria ve Kudüs’e kadar yayılan bir ayaklanmasıdır.

 Genel grev, İsrailli kurumlarını boykot, ordu emirlerine karşı sivil itaatsizlik, İsrail iş yerlerinde çalışmamak, İsrail ürünlerini satın almamak, vergi vermemek, Filistinli araçları İsrail ehliyetleriyle kullanmayı reddetmek,  barikatlar kurmak… vb. eylemlerdir.         

Filistinliler, İntifada’nın; İsrail’in baskılarına, hukuk dışı ölümlere, toplu tutuklamalara, evlerin yıkılmasına, işkence ve sürgünlere karşı ‘haklı protestolar’ olduğunu savunurlar. 

Altı yıl süren İntifada’da, İsrail ordusu 1000'den fazla Filistinliyi öldürdü ve 120.000'den fazlasını tutukladı. 

 İsrail, Birleşmiş Milletler araştırmalarına engel oldu. Tüm çözüm yolları İsrail ve ABD tarafından reddedildi. 48 çözüm önerisinin 44’üne ‘karşı oy’ kullanan sadece İsrail’di.

 Cenevre Haklar ve Özgürlükler Konseyi raporunda;  İsrail makamlarının, 2006’dan 2020’ye kadarki zamanda Batı Şeria’da binlerce konutu haksız-hukuksuz bir şekilde yıktığı kaydedildi. Bu yıkımların, çoğu çocuk olmakla beraber on binlerce Filistinlinin evsiz kalmasına yol açtığı raporlarda belirtildi.

Sosyal medyada ve haberlerde de gördüğümüz gibi, işgalci Yahudiler, Filistinli ailelerin evlerini zorbalıkla aldılar, direnenleri de öldürdüler. 

Dağdan gelerek bağdakini kovdular. Zeytin ağaçlarını söktüler.

Okulları kapattılar. 7’den 70’e kadın-erkek, büyük-küçük demeden hapislerde işkenceler yaparak çürüttüler.

75 yıldır Siyonistlerin Filistinlilere yaptığı bu zulümlere “dur!” diyecek siyasal-hukuksal bir mercii olmadığı için de;
 ‘Üçüncü İntifada’ olarak da isimlendirebileceğimiz “Aksa Tufanı” 7 Ekim 2023 günü başladı…

HAMAS’ın mücahitleri, İsrail’in dünyadaki askeri prestijini yerle bir etti. Delinmez denilen ‘demir kubbeyi’ kalbura çevirdi. MOSSAD’ın hiç de öyle ‘dünyadaki uçan kuştan haberinin olduğu’ safsatasını yok etti. 

El Kassam Tugayları, esir takasında Yahudi esirlere ‘insan gibi ve İslamî kurallara uygun’ muamele yaparak dünyaya insanlık, barış, adalet, hukuk dersi verdi.

HAMAS’ın mücahitlerinden ayrılırken onlara sarılarak ve yine görüşürüz dercesine el sallayarak ayrılan Yahudi esirler, Filistinlilere yapıştırılan ‘terörist damgasını’ tersine çevirdi.

İsrail ve Batı medyasının Siyonist yamyamları ‘neler oluyor diye, HAMAS’ın insancıl savaş taktiklerini’  içine sindiremeyek resimleri ve videoları yasakladılar.

Ama iş işten geçmişti… El Cezire’yi yasaklasa da,  TRT’ye saldırsa da, yüzlerce muhabiri öldürse de, dünyanın gözü önünde yaptıkları çocuk katliamlarının ve mezâlimin hangi birini gizleyecekti!

Davut (as)’ın zalim Calût’u öldürmesi gibi, Filistin topraklarında İsrail tankına karşı ‘sapan taşı’ fırlatan Filistinlilerin intifada direnişi AVRUPA BAŞKENTLERİNE sıçradı.

Avrupalı gençler, sokaklarda Free Palestine pankartları taşıyor… 

Kadın-erkek Filistin marşları söyleyerek dans ediyor…

“Soykırıma hayır! Katil Netenyahu” diye zulme isyan ediyor…

 Paris’te "Soykırımı durdurun", "İsrail katil, Macron suç ortağı"  sloganları atılıyor…

Amsterdam’da ödürülen Gazzeli çocuk sayısı kadar meydanlara kanlı cesetler, ayakkabılar diziliyor…

Berlin’de "Almanya finanse ediyor, İsrail bombalıyor", "Gazze’deki soykırımı durdurun", "Filistin’in yanında durun" ve "Bu savaş değil, soykırımdır" yazan dövizler taşınıyor…

İngiltere’deki eylemde, İsrail saldırılarında öldürülen 1-17 yaş arası Gazzeli çocukların isimlerinin yazılı olduğu pankartlar taşınarak, "Nehirden denize Filistin özgür olacak" ve "Soykırımı durdurun" sloganları atılıyor…

Amerika’da Filistin’e destek için gösteriler, eylemler, protestolar her yerde…

Amerikalı vatandaşlar elini-yüzünü kana boyayarak başkan Biden’a “elinizde çocukların kanı var, soykırımı durdurun, suçlusunuz!…” sloganlarıyla tepki gösteriyor…

Her üniversitede öğrenciler polis şiddetine karşı Özgür Filistin’e destek, İsrail’e lanet okuyor…

Üniversite hocaları görevden uzaklaştırma pahasına, ters kelepçelenerek Siyonistlerin zulmüne karşı isyan ederek, “İnsan haklarını, demokrasiyi, hukuku, barışı…” haykırıyor…

İspanya, İrlanda, Norveç; başkenti Doğu Kudüs olan Filistin Devletini tanıdı; Çin tam bağımsız Filistin’i destekleyeceğini açıkladı.

Denize atılan taşın dalgalar halinde yayılan etkisi gibi, özgür Filistin’in haklı davası olan İntifada da dünyada yayılmaya başladı.
Dili, dini, ırkı, ülkesi ne olursa olsun sokakları dolduran vicdanlı insanların bu haklı eylemleri gösteriyor ki; İNTİFADA KÜRESELLEŞTİ.

İşte bu küresel İntifada Filistin’e özgürlük ve barış getirecek…

Sekiz aydır İsrail’in öldürdüğü 40.000 Gazzeliden daha fazla insan İslam’a yöneldi…

İsrail öldürdükçe Siyonizm çöküyor, İntifada evrenselleşiyor…

Gazzeliler öldükçe, bu direniş ve şehadet insanlığı diriltiyor…

HAMAS direndikçe Siyonistler kaybediyor, Filistin kazanıyor…

İntifada küreselleşti ve “zafer yakındır…” inşallah.

Yorumlar 2
Abdülkadir 07 Haziran 2024 14:22

Hamasın direnişine zaferine dair enfes bir yazı okudum. emeğine sağlık hocam. gelecek ay yazınızı sabırsızlıkla bekliyorum

Yazarın Diğer Yazıları