Birlikte Yaşamak ve Huzurun Kaynağı
Ünal TAYFUR
Bir ülkede insanların dostça, kardeşçe ve eşit haklarla bir arada yaşaması, kimsenin kimseyi küçümsemediği, yabancılamadığı ve dışlamadığı bir ortamda huzur bulması, o kimliğe sahip tüm bireylerin en doğal hakkıdır. Ancak tarih boyunca emperyalist güçler, kendi çıkarlarına uymayan milletleri birbirine düşman ederek bundan menfaat sağlamışlardır. Bu gerçek, tarihin derinliklerinden günümüze kadar süregelmiştir.
20.yüzyıldan itibaren kapitalist zihniyetin hâkim olduğu dünyada, hemen her millet bu çirkin projenin bir tarafı haline gelmiştir. Huzursuzluk giderek yaygınlaşmış ve devam etmektedir. Bu gidişatı durdurmak zor görünse de imkânsız değildir.
Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Sana yapılmasını istemediğin bir şeyi başkasına yapma." Bu ölçü, dünya düzeninde huzurun anahtarıdır. İnsan, kendisine yapılan bir yanlışı düşünerek, aynı yanlışı başkasına yapmaktan vazgeçebilir. Bu ilke, bireysel ve toplumsal barışın temelidir.
Huzur İslam’dadır. Huzur, Allah’a kul olmakta, Resulüne ve ümmete bağlılıkta gizlidir. İslam’ın temel prensiplerine sıkı sıkıya bağlanmak, adalet ve merhameti hayatın merkezine koymak huzurun yoludur. Ancak Müslüman toplumlarda dahi huzursuzluk görülebilmektedir. Bu, İslam’ın değil, nefis ve şeytanın cazibesine kapılarak İslam’ın emirlerinden uzaklaşan insanların sorumluluğudur.
Müslüman olmayan toplumlarda da adalet sağlanabilir. Çünkü insanın özünde doğruluk, dürüstlük ve adalet gibi güzel hasletler vardır. İnançla beslendiğinde bu hasletler daha güçlü hale gelir. Ancak inançsız da olsa, bu özellikleri kullanan insanlar adaleti tesis edebilir. Adaletin uygulanması, insanca bir duruştur.
Toplumlarda huzurun sağlanması, yalnızca inançla değil, adaletin ve insani değerlerin hayata geçirilmesiyle mümkündür. İnanç, iman veya devlet yönetimi ne olursa olsun, adalet ve merhamet uygulanmadığı sürece huzursuzluk bitmeyecektir. Dolayısıyla birlikte yaşamanın yolu, hem İslam’ın emirlerine bağlı kalmak hem de insanın özündeki adalet ve doğruluk değerlerini hayata geçirmektir.