Ensar ŞAHİN

Anadolu Buluşmaları'nın ardından

Ensar ŞAHİN

Bu yıl, 22-26 Ağustos 2022’ de Kızılcahamam’da gerçekleştirilen Anadolu Buluşmaları “Dijital Çağ ve Dönüşen Dünya” başlığıyla 16. kez toplandı. Türkiye genelinde 500’ ün üzerinde gönüllü katılımcı, Kayseri’den 42 kişinin katılımıyla toplantı başladı.  Daha önceki Anadolu Buluşmaları toplantı konuları ise şöyle: 
2010 – Medeniyet Tasavvurumuz, 2011 – Gençlik ve Gelecek (Tebliğler),  2012 – İnsanlığın Adalet ve Özgürlük Arayışı, 2013 – Değişen Dünya ve İslam, 2014 – Siyaset Ahlak ve Cemaatler, 2015 – Yüz Yıllık Muhasebe ve Yeniden İnşa, 2016 – İslam Dünyasının Temel Sorunları, 2017 – İslam Dünyasında Güncel Sorunlar ve Çözümleri, 2018- İslam Dünyası Birliktelik Modeli ve Gelecek Perspektifi,  2020 – İnsanı Yeniden Düşünmek, 2021- Sivil Toplumu Yeniden Düşünmek,  2022- Dijital Çağ ve Dönüşen Dünya

Beş günlük programdaki konuşmacılar: Turgay Aldemir, Ali Rıza Temel, Nazife  Şişman, Fatma Şahin, Erol Göka, Erol Yarar, Hüseyin Şimşek, Nihat Erdoğmuş, Mehmet Görmez, Ali Bardakoğlu, Handan Kılınç ve müzisyen Hayri Tunç Güvenç. Misafir ve sürpriz konuk olarak Kudüs Müftüsü İkrime Sabri ve Kayseri eski müftüsü Şahin Güven.

Açılış konuşmasını Anadolu Platformu İcra Kurulu Başkanı Turgay Aldemir yaptı: 

Salgın hastalık ve Dijital Çağ’da dünyanın maruz kaldığı çeşitli sorulara Anadolu Federasyonu açısından cevap aramak, yaşanan dönüşümü doğru anlamak, anlamlandırmak, buna yönelik bir misyon geliştirmek, misyona uygun bir vizyon belirlemek, bunun için gereken stratejik ve taktiksel adımları atmak amacıyla “Dijital Çağ  ve Dönüşen Dünya” başlığı, 16. Anadolu Buluşmaları’nın konusu olarak belirlenmiştir.

Anadolu Federasyonu olarak bizler meselelerimizi tartışa tartışa yol alıyoruz. Değişim ve dönüşümün her zamankinden daha agresif yaşandığı bir dönemde de sorularımızı cesurca sorarak süreci anlamaya çalışıyoruz. 

Buradaki amaç, değişim ve dönüşümün olumsuz ve ürkütücü yönlerini ön planda tutmak değildir. Bu doğal sürecin öznesi olarak dünyanın geldiği noktada bilinçli ve vaktinde var olma çabası içerisinde olmaktır.

Geleceği yaşatmak için mücadele etmek önemlidir. Geçmişe üzülmek, ağıt yakmak bir şey kazandırmaz. Dijital dünya, bilgisizliğimizden dolayı bizi korkutuyor. Manipülasyonlar, toplumda karamsarlık yayıyor.

Japonya, dünyanın en çok teknoloji üreten bir devleti ama en çok intihar eden bir ülke. İntihara çözüm bulamıyorlar. Japonya’nın tek başına Ar-Ge’ ye ayırdığı bütçe, bütün Müslüman ülkelerin toplamından beş kat daha fazladır. Bu durumda Dijital Çağ’ da kazananlar safında mı, yoksa kaybedenler safında mı olacağız açık değil mi? Dijitalleşme trenini kaçıran bir toplumun, sonra kaybettikleri için ağlama lüksü de vakti de olmayacaktır. 

İnsanlığa hizmet ve hayır üretmek inancımızın bize yüklediği bir sorumluluktur.

Şikayet yok, çare /çözüm var. Dijital Dönüşümü insanlığın hayrına çevirmeliyiz. 

Ahlaki ilkelerden taviz vermeden umutla çalışmalıyız. Bir Hadis-i Şerifte Peygamber Efendimiz (sav) “Kıyametin kopacağını bilseniz de elinizdeki fidanı dikiniz.”

Bu işin bilincinde olan Suriye’de bir âlim 5. kez bombalanan bir camiyi 6. kez inşa ediyor. 

İbrahim Tenekeci “namaz beş vakit, ahlak ise yirmi dört saat farzdır.” demiştir.

Çünkü ahlak kişinin zamanını kapsadığı gibi yaşadığı her yeri de kapsayan bir kavramdır. Doğal olarak günlük hayatımızda etik dışı davranış olarak adlandırılan her şey, sosyal platformlarda da etik dışıdır.

Dünyanın Rabbi Allah’tır, ahiretin Rabbi Allah’tır, Dijital Çağın Rabbi de Allah’tır. 

Dijital Çağ’da bilinçli kullanıcı ve özne olmalıyız. Bu konuda gençlere çok iş düşüyor. 

Dijital Çağ’da Çin, Kore, Japonya…vb.  iyi bir üretici iken, biz iyi bir tüketiciyiz. 
Dijital Çağ ve Dönüşen dünyanın hızına yetişemedik; üniversitelerimiz bile Dijital Çağ’ın gerisinde kaldı. 

Dijitalleşmenin Yüzü: Dataizm 

Dijital devrimle birlikte gelişen bilgi ve iletişim teknolojileri, hayatımızın her noktasını dijital bir veri haline getirmektedir. Dijital dünya bir yandan her geçen gün kendini daha fazla güçlendirirken, öte yandan kendi felsefesini de üretmektedir. İlk olarak New York Times’ta yayınlanan bir makalede kullanılan dataizm kavramı veri çağındaki insanlığın yeni bir varlık tasavvuru anlayışının temellerini atmıştır. 
Dünya bundan sonra nereye evrilecek, nasıl bir değişim ve dönüşüm yaşayacak? Bu değişim ve dönüşüm dünyayı, sivil toplumu, aileleri, bireyleri nasıl etkileyecek? Bu değişim ve dönüşüme karşı tepkimiz ne olmalı, nasıl bir çözüm üretmeliyiz? İşte Anadolu Buluşmaları, bu soruların cevabını, öznesi insan, değeri adalet olan bir topluluk için aramak, karar vericilere bir perspektif sunmak, uygulanabilir strateji önerileri getirmek amacındadır.

Çağlar boyunca insanlık, deneyerek ve sınayarak bugünlere geldi. İçerisinde bulunduğumuz değişim ve dönüşümde yine aynı soruları kendimize soruyoruz: “biz kimiz, bu çağa, ortaya çıkan bu yeni imkânlara neler söylüyoruz?”

Kendimize zor ve doğru sorular sormanın vakti geldi de geçiyor. Cesur olmalıyız, varoluşsal ve meydan okuyucu soruları kendimize sormaktan korkmamalıyız. 
Rabbimiz, Bakara suresi 286. Ayeti kerimesinde: Allah hiçbir kimseyi gücünün yetmediği bir şeyle yükümlü kılmaz…” vadinde bulunuyor. 

Yeter ki biz, iyi niyetle ve samimiyetle yola çıkalım. Mevlana’nın dediği gibi, bizler yürümeye başladığımızda muhakkak YOL GÖRÜNECEKTİR. 

Not: Bir sonraki yazımız bu konunun devamı, “Dijital Çağ ve Dönüşen Dünya” ismiyle gelecektir. 
 

Yorumlar 2
MS 03 Eylül 2022 10:36

Dataizm bu yazının en önemli yeri olmuş. Modern dünyada dijital totalizmin getirdiği bir durum maalesef. Bu konuya özelikle kafa yormak ve genç nesillere düşündürmek gerek. Yeni çağa söyleyeceğimiz sözler olmalı. Müslümanın tavrı ve duruşu Türkiye özelinde nasıl olmalı? Bu konuda Kayseri'de bir platform kurulabilir en azından bir çalıştay yapılabilir.

Fadime SÖZÜGÜZEL 30 Ağustos 2022 14:30

Çok güzel bir buluşma olduğu buradan da belli oluyor. Dijital dünya hakkında dediklerinize katılıyorum. Tüketici olmayan üretici bir Türkiye lazım bize.

Yazarın Diğer Yazıları