Ensar ŞAHİN

Depremden geriye kalan izlenimler ve ibretler

Ensar ŞAHİN

Ülkemizi sarsan 6 Şubat tarihli büyük depremden iki hafta sonra Mazlum-der ve Kayseri Yazarlar Birliği üyeleri olarak Kahramanmaraş istikametli ziyaretimizi yaptık.

Her şeyden önce bu ziyaret, depremzede kardeşlerimiz için “insanlık ve kardeşlik” borcumuzdur. Yükümüz yardım tırlarından daha ağırdı: “İnsanî / İslamî manevî sorumluluk.”

Seher vakti, imsaktan önce çıktığımız bu yolculukta Göksun, Elbistan, Nurhak, Gölbaşı, Pazarcık ve Kahramanmaraş  beldelerini gezdik.

Elbistan’da Akif Pak kardeşimiz bizi bu menfi yıkımda Elbistan ilçesinin ve köylerinin durumu hakkında bilgilendirdi. Depremin ikinci gününden itibaren yardımlar yağmur gibi yağmaya başlamış. 

Elbistan’da kolilerle bir tır dolusu ekmek dışarda hazırdı. 4 tır dolusu yalnızca ekmek, 20 tır hayvan yemi, 500 tır insanî yardım eşyası gelmişti. Her köye de yardım tırlarını göndermişler. Hâlâ tır tır yardımlar gelmeye devam ediyordu. Maddi-manevi emeği geçenlerden Allah razı olsun.

Nurhak ilçesinde yolların ikiye ayrıldığını, kocaman kayaların yollara yuvarlandığını, yol kenarındaki demir bariyerlerin ‘S’ şeklinde kıvrıldığını, altından fay hattının geçtiği binaların toz toprak haline geldiğini üzülerek gördük. Allah’ın gücü kudreti karşında, insan olarak acizliğimizi bir kez daha anladık.

Adıyaman Gölbaşı ilçesinde yol boyu binaların çoğunun yıkıldığını ve ağır hasarlı olduğunu, bazı binaların ise ara katların zarar görmeden temelinden yan yattığını gördük.  Göle birkaç km uzaklıkta olan yerlerdeki binaların temelinin sağlam yapılmadığını gözlerimizle gördük. 
  
Kahramanmaraş merkez dışında en fazla yıkımın, zayiâtın Gölbaşı ilçesinde olduğunu hayretler içinde temaşa ettik. Her yıkılan evin / binanın önünde AFAD ve/ya Kızılay'ın çadırlarını gördük. 

İnsanlar ağır hasarlı evlerinden taşıma merdivenle eşya çıkarıyor, kamyonetlere, traktörlere eşyalar yüklenmiş, yol boyu çevre şehirlere göç başlamıştı.

Yüzyılın felaketinde Adıyaman “Acıyaman” olmuş; Pazarcık’ta “can pazarı” kurulmuş; Kahramanmaraş’ın “dondurması donmuştu.”

Öğle namazını kılabileceğimiz sağlam ve güvenli bir cami bulamadık Gölbaşı’nda. Yola devam ettik, istikamet Pazarcık… 

Pazarcık ilçesinde de binaların moloz yığınına döndüğünü, şehrin hayalet bir kente benzediğini gördükten sonra öğle namazını yol kenarında bir petrol istasyonunda kılıp Kahramanmaraş’a geçtik. 


Burada bizi Rıdvan Hoca Eğitim ve Yardımlaşma Vakfı başkanı Seyfi Pınarbaşı misafir etti. Vakıf gönüllüleri büyük bir özveriyle depremdeki çalışmalarını anlattılar. Rabbim böyle güzel insanlardan razı olsun. Geçmiş olsun ve taziye dileklerinin ardından şehit kardeşlerimiz için Kur'an-ı Kerim okuyup dualar ettik.

Kahramanmaraş merkezde  incelemelerde bulunurken Kayseri Büyükşehir Belediye başkanımız Dr. Memduh Büyükkılıç ve  ekibi ile karşılaştık. Kardeş vilayet olarak Kayseri valimiz de görevlendirilmiş.

Merkezde binalar çöküp harabeye dönerken, karşı yamaçtaki binaların ve özellikle TOKİ lerin sapasağlam ayakta kaldığını gördük. 

Çevresindeki binaların enkaza dönüşmesine rağmen, İnşaat Mühendisleri Odası'nın İl Temsilciliği binası yıkılmamıştı. Binlerce kişinin can verdiği binalar da, bu bina gibi sağlam ve depreme dayanıklı yapılsaydı –Allahû a’lem- yüzlerce bina yıkılmayacak ve binlerce can da gitmeyecekti.
 
Olanlar oldu, depremin ardından bir ay geçti,  yaralar sarılmaya devam ediyor. Devletimiz bina yapımına başladı. Ancak depremden ne kadar ibret aldık, ya da alabildik mi?
  
Türkiye’nin birlik olduğu, İslamî dernek ve vakfların tüm imkânlarını deprem bölgesine seferber ettiği acılı günlerde, onlarca STK sahada görev alarak, hizmete devam etti. 

Bunlardan bazıları şöyle: Beşir Derneği, Anadolu Gençlik Derneği, Cansuyu, İlim Yayma Cemiyeti, Deniz Feneri, İsmailağa Derneği,  Umut Kervanı,  Safa Vakfı, Verenel Derneği, Ülkü Ocakları, Alperen Ocakları,  Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı… Allah hepsinden razı olsun.

Fitne fesat saçan dernek ve kuruluşlar sahada yoktu. Sosyal medyada hükümet aleyhinde propaganda yapmakla uğraşıyorlardı. İsimlerini yazmayı israf olarak görüyorum. 
“Ahbap Derneğini” de bunlardan ayrı tutuyorum.
 
Depremle ilgili 112 acile gelen ihbarların yüzde 70’i asılsız çıktı. “Beni kurtarın!” diyen kişinin sesi Edirne’den çıktı. 

Enkazdan önce AKP liler çıkarılıyor. Alevilere yardım gitmiyor. Arap ülkelerinden yardım gelmedi. Bölgede Kızılay çadırı yok…

 “Çocuklarımız ölüyor, devlet burada yook!” diye bağıran adamın arkasında halk yiyecek almak için tırların kuyruğundaydı.

“Buraya hiçbir yardım gelmedi, halk perişan!...”diye mikrofona konuşan siyasînin, tırlarla gelen yardımı başka bir yere boşalttığı ve propaganda yaptığı ortaya çıktı.

Deprem bölgesine varır varmaz “Suriyeliler cep telefonu çalıyor!” diye bağıran, bu felaket durumunda bile siyasî rant peşinde koşan insanlar(!) gördük.

Böyle kirli zihniyetler, üç tane çocuğunu enkazın altından çıkarmak için bekleyen Suriyeli babayı ‘hırsız’ diye öldüresiye dövdüler.

Oysa, Suriyelilerin enkazın altından cenazelerini Allah’ı zikrederek, tekbirler getirerek çıkardığını duyduk. Şer odakları gibi “depreme, kadere, Allah’a” isyan etmiyorlardı.

Ev kirasını üç-dört katına çıkaranlar, depremzede aileyi dolandıran fırsatçı, sahtekâr ve hainlerin haddi hesabı yok.

Sosyal medyada devlet, millet, hükümet aleyhine yüzlerce pis kokular yayan haberler var.

İnsanı ‘fiziksel depremden çok, ahlakî depremler’ yaralıyor. 

“İçimizdeki artçı depremleri, ruhumuzdaki fay hatlarını” düzeltmeden ıslah olamayız. 

Bir ilin en varlıklı kişisinin her şeyini kaybederek, AFAD çadırında sırtında bir battaniye ile halkın arasında ısınmaya çalıştığını duyduktan sonra, bu depremden çıkaracağımız çok ibretler olduğunu düşünüyorum.

Rabbim güzel ülkemizin güzel insanlarına böylesi bir afeti, felaketi, musibeti bir daha göstermesin inşallah.  

İçimizdeki ve dışımızdaki ‘artçı depremler’ devam ederken; bizleri umduklarımıza nâil, korktuklarımızdan emin eyle Allah’ım! 


 

Yorumlar 4
Emine Korumaz 14 Mart 2023 16:36

Allah razı olsun Hocam

Fadime 13 Mart 2023 18:03

Çok yerinde bir yazı olmuş hocam bu durumda birlik ve beraberlik içinde olmamız gerekmektedir. Ancak destek olmak yerine köstek oluyoruz : ( GEÇMİŞ OLSUN TÜRKİYE

İsmail 12 Mart 2023 10:57

Allah razı olsun , hak ve hakikat ile bilenen kaleminiz kavi olsun.

Mustafa 11 Mart 2023 18:05

Değerli hocam deprem bölgesinde yerinde gözlem yapmış ve gerçekleri dile getirmiş.. Allah razı olsun Allah yardım edenlerden ebeden Razı olsun.fitne fesat peşinde kosanlarada fırsat vermesin

Yazarın Diğer Yazıları