Üç Ayları Nasıl İhya Edelim?
Ensar ŞAHİN
Bizi bir kez daha bu önemli zaman dilimine, üç aylara ulaştıran Rabbimize sonsuz hamdû senâlar olsun.
Halk dilinde “Üç aylar“ olarak bilinen aylar hicrî / kamerî takvime göre Recep, Şaban ve Ramazan aylarıdır.
Üç aylar, bizi hem ruhen, hem de bedenen Ramazan’a hazırlar. Bu aylar rahmet, bereket ve mağfiret aylarıdır.
Bazı zaman dilimleri ve mekanlar vardır ki, zamanı ve mekanı yaratan Allah’ın bunlara değer ve kıymet vermesiyle önemli hale gelir. Kadir gecesi, Hacer-ül Esved, Kabe, Mescidi Aksa vb.
Recep ve Şaban ayları hakkında bir ayet yoktur, Peygamberimizin (sav) Hadisi Şerifleri vardır.
Recep ayı girdiğinde Peygamber Efendimiz (sallallahû aleyhi ve sellem) “Allah’ım! Recep ve Şaban’ı bize mübarek kıl ve bizi Ramazan’a ulaştır.” diye dua etmiştir (Ahmed b. Hanbel, Müsned, I, 259).
Üç aylar girince en çok yapmamız gereken dua, Peygamberimizin yaptığı bu güzel ve anlamlı dua olmalıdır: “Allahümme bârik lena fî Recebe ve Şâban ve belliğna Ramazan”.
″Şu beş gecede yapılan dua geri çevrilmez: Cuma Gecesi, Regaib Gecesi, Berat Gecesi, Ramazan Bayramı Gecesi ve Kurban Bayramı Gecesi.″ (Beyhakî, Şu’ab’ul-Îman, Hadis No: 3558)
Hz. İbrahim (as) dan itibaren hicaz bölgesinde savaşmanın yasak olduğu haram / hürmetli aylardan bir tanesi de Recep ayıdır.
Dinî gelenekte üç aylara önem verilmesinin sebeplerinden birisi de bu aylarda bulunan kandil geceleridir.
Bu ayların başı olan Recep ayı, Regâib ve Miraç geceleriyle bereketlenir. Ortası olan Şâban ayı ise Berât Gecesiyle af ve mağfirete açılır.
Üç aylar içerisinde bulunan kandil gecelerini şöyle özetleyebiliriz:
1. Regaib Gecesi: “Kendisine rağbet edilen şey, bol ve değerli bağış” anlamındaki ragîbenin çoğulu olan regâib kelimesi, hadis ve fıkıh literatüründe “bol sevap ve mükâfat, faziletli amel” anlamına gelir. Receb ayının ilk cuma gecesi Regaib Gecesidir.
2. Mirac Gecesi: Hz. Peygamber’in bir gece Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya yaptığı yolculuğa İsra, oradan göklere yükselmesine, Allah katına çıkışına da Mirac denilmiştir. Recep ayının 27. gecesi İsra ve Mirac Gecesidir. Abdullah b. Mesûd’un rivayetine göre bu gece beş vakit namaz farz kılınmış, Hz. Peygamber’e, Allah’a şirk koşmadıkları sürece ümmetinin günahlarının bağışlanacağı müjdesi verilmiştir. (Müslim, İman, 279).
3. Berat Gecesi: Şâban’ın 15. gecesinde Müslümanların Allah’ın affı ve bağışlaması ile günah yükünden kurtulacağı umularak bu geceye Berat Gecesi denmiştir.
Berat Gecesi adını Allah’ın günahkârları affetmesinden alır. Peygamberimizin (sav) bu gecede ibadetle meşgul olmayı ve gündüzünde oruç tutmayı teşvik etmiştir.
4. Kadir Gecesi: ‘Kadr’ kelimesi sözlükte “güç, hüküm, değer, şeref” gibi anlamlara gelir. Ramazan Ayı’nın 27. gecesi Kadir Gecesi olarak adlandırılır. Müslümanlarca kutlanan mübarek gecelerin en önemlisi Kadir Gecesidir. Kadir suresinde Kur’an’ın inmeye başladığı bu gecenin “bin aydan daha hayırlı” olduğu bildirilmektedir. Melekler ve Ruh (Cebrail) o gece Rablerinin izniyle, her iş için inerler. O gece, tanyeri ağarıncaya kadar süren bir selâmettir.
Mevlid Gecesi: Mevlid, Peygamberimizin (sav) doğumunu anlatan bir kelimedir. Rebiülevvel ayının 12. gecesidir. Üç Aylar (Recep, Şaban, Ramazan) içerisinde değildir.
Osmanlı Padişahı II. Selim döneminde (1566-1574) camiler aydınlatılıp minarelerde kandiller yakılarak kutlandığı için bu gecelere “Kandil Geceleri” denilmiştir.
Recep ve Şaban aylarında Peygamberimizin (sav) diğer aylara oranla daha fazla nafile oruç tuttuğu bilinmektedir. Ancak Ramazan’ın dışında hiçbir ayın tamamını oruçlu geçirdiği sahih hadis kaynaklarında yer almamaktadır.
Bu sebeple Recep ve Şaban aylarının tamamının aralıksız olarak oruçlu geçirilmesinin dinî bir dayanağı yoktur. Oruç tutmak isteyen kişi, sağlığı müsait olup güç yetirdiği takdirde bu aylarda dilediği kadar nafile oruç tutabilir.
Kıymetli okurlarım, “Üç Aylar ve Kandiller” ile ilgili çok sayıda bilgi ve rivayetler var. Ancak doğruluğu sabit olmayan veya uydurulan rivayetlere dayanan bazı ibadet şekillerini emir telakki etmek tasvip edilemez.
Yılın birkaç gün veya gecesinde dinî hayatı yaşayıp –üç aylar- sonrasında Allah’ın emir ve yasaklarına aykırı davranmak Müslümanca bir hayat değildir.
Bu açıdan bakıldığında kandiller münasebetiyle yapılması tavsiye edilen ibadetler doğrudan İslâm’ın bir emri değil, çeşitli Müslüman toplumların gelenekleri konumundadır.
Üç aylar, Kur’an-ı Kerim ile haşir neşir olacağımız zamanlar olmalıdır. Bol bol Kur’an okuyarak, beş vakit namazı eda ederek, oruç tutarak, tevbe-istiğfar ve tesbihatla vaktimizi en güzel şekilde değerlendirelim.
Üç ayları fırsat bilerek gönlümüzü daraltan duygu ve düşünceleri kalplerimizden atalım. Nefsin kötü arzularını frenleyip, huzuru kalpte ibadetin lezzetini almaya ve bu hal üzere Rabbimize yönelmeye çalışalım.
Üç aylar, yaratılış gayemizi düşünmenin, ‘yaratan ve yaratılanla’ olan münasebetlerimizi gözden geçirmemiz için bulunmaz nadide zaman dilimleridir.
Rabbim, üç aylar ve içindeki mübarek günler hürmetine bizi, maddi ve manevi kirlerden arınmaya vesile kılsın inşallah.
Üç aylarımız ve Kandil Gecelerimiz hayırlı olsun. Selam ve Dua ile...