Mehmet Özhaseki
Halil SEVERCAN
Mehmet Özhaseki, 27 Mayıs 1957 tarihinde bugünlerde ismi ile özdeşleşen Kayseri de dünyaya geldi. İlkokula Mustafa Özgür İlkokulu’nda başladı. İlkokuldan sonra İmam Hatip Lisesi’ne devam etti.
Daha o günlerde çevresine yardımcı olmak için var gücüyle çalışırdı ki rahmetli annesi “El iyisi” diye sitem ederdi. İlkokul yıllarında okuldan çıkınca babasının dükkânına gider, ona yardım ederdi. Ortaokul ve lise yıllarında ise “Kayseri ticaret geleneğine göre çocuğun iyi yetişmesi için el zulmü görmesi” şarttır. Anlayışınca babasının artık bu dükkâna gelmeyin, gidin sebze satın demesi üzerine önceleri el terazisi ile çarşı içerisinde dolaşıp patlıcan, domates, dolma biber, Ayşe kadın fasulye satmaya başladı. Daha sonra el arabası ile devam etti. Mehmet Özhaseki ticarete yatkın olmasına rağmen okumayı tercih etti. Öyle ki Özhaseki, İmam Hatip’te okurken altıncı ve yedinci sınıfın imtihanlarını birlikte vermek suretiyle bir yıl erken mezun oldu.
İmam Hatip mezunlarını bütün üniversiteler kabul etmediği için fark derslerini vererek Sümer Lisesi’nden de mezun olmuştu. İlk yıl kazandığı okulu sevmediği için Ankara’ya kursa gitti. Kayseri Öğrenci Yurdu’n da kaldı. Burada kendisini siyasi olaylar için de buldu. Siyasalda okuyan ülkücü gençlere destek verdi. yurt başkanı seçildi. Bir sene sonra Hacettepe Üniversitesi Elektronik Mühendisliği’ni kazandıysa da öğrenci olaylarının yoğun olması, bu olaylara katılması nedeniyle ceza aldığından kaydı silindi. Bunun üzerine Özhaseki’ de Sümer Lisesi mezunu olarak tekrar imtihana girdi.
1977 yılında en yüksek puanla İstanbul Hukuk Fakültesi’ne kaydını yaptırdı. Ülkücülerin elinde diye kayıt yaptırdığı okul, aynı yıl solcuların eline geçti. İki yıl okula devam edemedi. Ankara’da dershaneye giderken tanıştığı ve sonradan İstanbul’da bir başka solcu grubun elinden faşist olmadığına kefil olarak kurtardığı (İGD) li arkadaşı Halil Fındık’tan temin ettiği ders notlarına çalışıp dönem sonu imtihanları için İstanbul’a gitti.
Üçüncü yıldan itibaren okula devam edebildi. Bu sırada İstanbul’da toptancılardan topladığı parça bezleri Kayseri’ye göndererek okul harçlığını çıkarırdı. Okula devam ettiği üçüncü yıl da sınıf arkadaşı , düşünce yapısına uygun bularak beğendiği Neşe Hanım’la tanıştı. Üçüncü sınıf ta nişanlandılar. Okul bitince de 19 Ağustos 1982 tarihinde evlendiler. Okul bitti, avukatlık stajını yaptı. İnandığı, güvendiği kişilerle istişare edip, ticaretle yoluna devam etme kararı aldı.
Ticaret hayatı da oldukça başarılı geçmeye başladı. Bu arada Özhaseki, sosyal hayat içerisinde neler yapabileceğinin düşünceleri içerisindeydi. Yedi tane sosyal amaçlı vakıfta görev aldı. İlk olarak kendisine teklif edilen İlahiyat Vakfı Başkanlığı’nı yapmaya başladı . Sonra Erciyes Eğitim Vakfı’nı kurdu.
Burada Kayseri’de ilk aş evi faaliyetini başlattı. İlk öğrenci bursları verildi. Ticaretle hayır işlerini birlikte yürütebilmek için çok çalışıyor, ancak yorulmuyordu.
1991 seçimleri öncesinde ittifak kuran siyasi partilerden, ittifakın Refah kanadından milletvekili adayı olması için gelen tekliflere kendisi ve ailesi karşı çıktı. Seçimleri ittifak partileri kazandı. Karşı çıkmasına rağmen gıyabında Refah Partisi’nin İl Yönetimine yazdılar, kabul etmeyip , istifa ettiyse de “Sen toplantılara katılma” diyerek razı ettiler.
Mehmet Özhaseki Refah Partili olmuştu. 1994 yerel seçimlerinde Melikgazi Belediye Başkanlığı için aday gösterildi. Seçimi kazanıp belediye başkanlığını Şevket Bahçecioğlundan devraldı.
Belediye çalışanlarının maaşını ödeyemez durumda olduğundan esnaftan borç alarak maaşları zamanında ödedi. Belediyeyi düzlüğe çıkardı. Hayır işlerine yöneldi. Bu arada kentsel dönüşüm projesi benzeri bir projeyi ( Eskişehir Gecekondu Önleme Bölgesi projesini ) uygulaması, halk günleri toplantıları yapması “Biz yönetimde olduğumuz müddetçe bu şehirde hiç bir Allah’ın kulu ‘ben ‘’ bugün aç kaldım, ilaçsız kaldım, doktora gidemedim dememeli.” diyerek yoksulluğa meydan okuması, her babayiğidin yapacağı şeyler değildi.
Sayın Özhaseki’nin en büyük hizmetlerinden biri de, alıştığımız için farkında olmadığımız mahallelerdeki, parkların içinde yüzlerce mini basketbol, voleybol sahaları, tenis kortları yaptırmış olmasıdır. Eskiden hayal bile edemeyeceğimiz bu güzel hizmetlerin yanında da çok iddialı projelere imza atarak Kayseri’ye “Yamula Barajı” deniz getirip bir tarafta su sporları yapılırken Erciyes Dağı’nda kayak yapılmasını sağlamasıdır. Öte yandan Seyyit Burhanettin Türbesinin çevre düzenlenmesini yaptırıp misafirlerin huşu içerisinde ziyaretlerini yaptıktan sonra oturup dinlenebilecekleri mekanları da hizmete açmıştır.
Aslında anlatılacak; yazılacak o kadar çok şey var ki, onları anlatmaya ve yazmaya ne benim gücüm yeter, ne de bir başkasının. Kitaplar dolusu yazmak, saatlerce anlatmak gerekir. Melikgazi Belediye Başkanlığından Büyükşehir Belediye Başkanlığına geçişi, burada yaptıklarının belediyeler için örnek oluşu, sonradan istemeyerek de olsa milletvekili ve bakan olması ; Türk siyaset tarihinde uzun, uzun anlatılacak icraatlar yapmış olması güzel şeyler ama ben oraları geçmek, Mehmet Özhaseki’nin sporla olan yönünü yazmak durumundayım. Bunu da layıkıyla yerine getiremeyeceğim için peşinen Sayın Özhaseki’den özür diliyorum. Mehmet Özhaseki, gençliğinde fırsat buldukça ticaret ve hayır işleri ile uğraştığından sporla yeterince ilgilenememiştir diye düşünüyorum.
Öte yandan belediye başkanı olduktan sonra zoraki de olsa 1994 yılından itibaren 2002 yılına kadar Kayserispor’un başkanlığını yapıp , başarısı için maddi ve manevi her imkanı hazırlayan Kayseri sporu başarıdan başarıya koşturan Mehmet Özhaseki 2002 de Recep Mamur’un Kayseri spor başkanı olmasından sonra Kayserispor konusunda oldukça rahat etmiştir. Çünkü kendi ifadesiyle Recep Mamur Sayın Özhaseki’ye para için hiç gelmemiştir. Recep Mamur’dan sonra kim gelirse gelsin, Kayserispor’un yükünü bir şekilde Sayın Mehmet Özhaseki kaldırmıştır.
Kayserispor için yoğun mesai sarf eden Özhaseki . Kayserispor tesislerinin yenilenmesini ve 33.000 kişilik UEFA standartlarında yarı final oynanabilecek yeni stadyumun yanında 7200 kişilik kapalı spor salonu, olimpik yüzme havuzu, daha butik kapalı spor salonları ve tenis kortları yapılmasını sağlamıştır. Bunun yanı sıra amatörleri de ihmal etmeyen Sayın Özhaseki ; Melikgazi Belediye Başkanlığı döneminde başlattığı malzeme yardımını başkan olduğu sürece devam ettirdiği gibi Türkiye’de benzeri bulunmayan bir amatör evi yaptırarak amatörlere armağan etmiştir. Argıncık’ta bulunan spor tesislerine 40 spor kulübünün kullanması için site yapılması projesini başlatmış, bu projeyi Sayın Mustafa Çelik tamamlayıp, kulüplerin hizmetine sunmuştur.
Özhaseki’nin yeri doldurulamazsa Kayserispor’un yaşaması bence kolay olmayacaktır.
Amatörlere malzeme ve tesis yardımında da olabildiğince cömert davranan, Kayserispor’un yaşaması için daha düne kadar elini taşın altına koyan, Erciyes’te dünyanın en donanımlı kayak tesislerini yaptırıp, Erciyes’imizi dünyaya tanıtan sözün kısası Kayseri’yi marka şehir yaptığı gibi kendisi de boğazından haram lokma geçmeyen örnek bakan ve belediye başkanı olan Sayın Mehmet Özhaseki önünde amatörler adına saygıyla eğiliyorum.