Hüseyin TAŞ

Oku, Kalemle Yaz: Hayatı, İnsanı ve Kainatı Anla...

Hüseyin TAŞ

OKU. KALEMLE YAZ. HAYATI, İNSANI VE KÂİNATI ANLA.
İnsan dünyaya gözlerini açtığında, önce hiçbir şey bilmez. Çevresindeki sesleri duyarsa da anlamlandıramaz; ışığı görür fakat kavrayamaz. Zamanla konuşmayı, yürümeyi, kendini ifade etmeyi öğrenir. Öğrenmek, insanın yaratılışına konulmuş ilk nefes gibidir. Bu yüzden Kur’an’ın ilk kelimesi bir tesadüf değil, bir yönlendirmedir: “Oku.”
Ancak bu okuma, yalnızca bir kitabın kapağını açmak değildir. Allah, insana yalnız yazılı metinleri değil, varlığı okumayı emretti. Çünkü insan, anlamasını iki büyük kitapta bulur:
1. Kâinat kitabı
2. İnsan kitabı
İlk ayet, bu yüzden hemen yaratılışı hatırlatır:
“O, insanı bir alaktan yarattı.” (Alak 2)
İnsan, yüksekten gelen bir ruh ile alçaktan gelen bedenin birleşimidir. Beden toprağa, ruh ise göğe aittir. İnsanın bu gerçeği okuması, kendini tanımasıdır. Kendisini tanıyan kişi, neyi neden yaşadığını anlar. Anlayan kişi, hikmet sahibi olur.
Ayet devam eder:
“Oku. Çünkü Rabbin en büyük kerem sahibidir.” (Alak 3)
Okumak, bir defalık bir eylem değil; insanın ömür boyu devam eden yolculuğudur. İnsan her yaşta yeniden başlar, yeniden anlar, yeniden olgunlaşır. Çünkü her okunuş, insana yeni bir kapı açar.
Sonra Allah, insana kalemi öğrettiğini bildirir:
“Kalemle yazmayı öğretti.” (Alak 4)
Söz geçicidir. Hafıza kırılgandır. Ama kalem, insanın zihnini zamana karşı koruyan bir miras bırakır. Kalem, tarihin devam etmesini sağlar. Bir insan ölür, fakat bir cümlesi nesiller boyunca yaşamaya devam edebilir.
Kalem, insanın elinde bir şahit gibidir: Ne düşünüyorsan onu yazar, ne biliyorsan onu taşır. Bu yüzden kalem yalnız bir alet değil, bir emanettir. İlmin emanetçisi.
Ve ayet şöyle biter:
“İnsana bilmediğini öğretti.” (Alak 5)
Bilgi, insanın kendi ürettiği bir güç değildir. Bilgi, Allah’ın açtığı bir kapının içeriye alınmasıdır. İnsan öğrendikçe kibirlenmez, şükreder. Çünkü bilir ki:
Ne biliyorsak, bize öğretilmiştir.
SONUÇ:
Oku. Yalnız kitaptan değil, hayattan oku.
Göğe bak; yıldızların düzenini oku.
Toprağa bak; baharın dönüşünü oku.
İnsanın yüzüne bak; kalbindeki rüzgârı oku.
Kendi içine bak; yolunu oku.
Sonra kalemi eline al.
Öğrendiğini koru, gelecek nesle bırak, iz bırak.
Çünkü insan, okudukça olgunlaşır; yazdıkça yaşar.
 

Yorumlar 10
Abdulhamit ÖZSOY 15 Kasım 2025 18:38

Hüseyin abi yazdığın bu satırlar gerçekten çok etkileyici. Hayatı, insanı ve kâinatı okumayı böyle güzel anlatman çok bana göre hoş olmuş. Her cümlesi ayrı bir derinlik taşıyor. Kalemine sağlık, çok beğendim.

Hüseyin B. 15 Kasım 2025 15:13

Kaleminize sağlık

Uğur arslankoç 15 Kasım 2025 10:41

Bilgilendirmeleriniz için teşekkürler hocam

Ümit 14 Kasım 2025 13:42

Eline sağlık hocam

Karahan 12 Kasım 2025 14:26

Kaleminize sağlık

Zafer polat 12 Kasım 2025 11:02

Kalemine sağlık

Engin YILDIRIM 12 Kasım 2025 10:44

Bu metin insana kendini sorgulatıyor. "Oku" emrinin aslında "Yaşa ve Anla" demek olduğunu çok içten anlatmış. Kalemle yazmak, bilgiyi değil, ruhumuzun fısıltısını ölümsüzleştirmek demekmiş, yazılarınız hep ölümsüz olsun, kaleminize sağlık...

Yasemin YILDIRIM 12 Kasım 2025 10:23

Tebrik ederim. Bu yazı, oku emrinin ve kalem emanetinin ruhunu taşıyan, çok kıymetli bir eser olmuş. Bilgiyi Yaratan'dan bir lütuf olarak görme şuurumuz daim olsun. Elinize sağlık.

Tuncay Ergün 12 Kasım 2025 10:19

Maşallah hocam güzel bir yazı olmuş. İnsan ilk önce Rabbini tanımalı. Bir kudsi hadisde Rabbimiz "Ben gizli bir hazine idim, bilinmek istedim. Kainatı yarattım" diyor. Rabbim bizleri bu gizli hazineyi bulanlardan eylesin, amin.

Tuğrul DEMİRCİ 12 Kasım 2025 08:46

Emeğinize sağlık..

Yazarın Diğer Yazıları