Önce İnsan: 'İnsanı sev ki, hayvanları sevebilesin'
Hüseyin TAŞ
SOKAK HAYVANLARI MESELESİ
Türkiye’de sokak köpekleri meselesi, basit bir hayvan sevgisi tartışmasının çok ötesine geçmiş; doğrudan insan güvenliğini, toplumsal düzeni ve şehirlerin huzurunu ilgilendiren ciddi bir sorun hâline gelmiştir. Başta sabah işe ve okula giden vatandaşlar olmak üzere toplumun geniş kesimleri sokaklarda başıboş dolaşan köpekler nedeniyle günlük tehditlerle karşı karşıya kalmaktadır.
Sorunun en dikkat çekici yönü, tehlikenin hiçbir zaman zengin ve merkezi semtlerde görülmemesidir. İstanbul’un Etiler ve Nişantaşı, Ankara’nın Çankaya semtlerinde ya da Kayseri’nin Alparslan gibi merkezi bölgelerinde sokak köpeği görmek neredeyse imkânsızdır. Buna karşılık varoş mahallelerde, fakir semtlerde ve dar gelirli bölgelerde sokaklar sürüler hâlinde köpeklerle doludur. Saldırıya uğrayan, yaralanan, sakat kalan ve hayatını kaybedenlerin büyük çoğunluğu bu kesimlerden çıkmaktadır.
Buradaki çelişki ise çok ağırdır: Kendini 'hayvan savunucusu' olarak tanıtan kişilerin neredeyse hiçbirinin evinde tek bir sokak köpeği yoktur. Saldırgan, sahipsiz ve korunmaya muhtaç köpekleri sahiplenmezler. Buna rağmen süslü, küçük ve cins köpekleri evlatları gibi sahiplenip onlara 'oğlum', 'kızım', 'bebeğim' diye hitap ederler. Riskli köpekler fakire bırakılırken; lüks evlerde yalnızca süs köpekleri beslenmektedir.
Sosyal medyada bir kadının, 'Yangın çıksa önce köpeğimi kurtarırım, tanımadığım çocuğu değil' sözleri, insan sevgisinin nasıl aşındığını ve değerlerin ne kadar tersine döndüğünü açık şekilde göstermektedir.
Hayvanlar da bir candır ve korunmalıdır. Onlara eziyet eden, işkence eden herkes en ağır şekilde cezalandırılmalıdır. Ancak insan hayatının üstünlüğü tartışma konusu bile olamaz. Önceliğimiz insandır. Çocukların korkmadan okula gidebilmesi, kadınların gece güvenle yürüyebilmesi, yaşlıların ve engellilerin tehlike yaşamadan hareket edebilmesi bir toplumun temel görevidir.
Sokak köpeklerinin kontrol altına alınması, bakım ve gözetim altında tutulması hem insanı hem hayvanı korumanın tek gerçek yoludur. Bu yaklaşım, hem insanın can güvenliğini sağlar hem de hayvanların daha sağlıklı koşullarda yaşamasına imkân verir.
Unutulmamalıdır: İnsanı sevmeyen, insan acısını görmeyen hiç kimse gerçek anlamda hayvan sevgisinden söz edemez. Önce insan. Çünkü insan hayatı kutsaldır.