Venezuela Gerçeği: Demokrasi Yalanı
Hüseyin TAŞ
AMERİKA’NIN KURŞUNU, VATAN HAİNLERİNİN ELİYLE SIKILDI
Venezuela Gerçeği: Demokrasi Yalanı, İç İhanet ve Yağma Düzeni
Osmanlı Devleti’nin yıkılışı, yalnızca bir imparatorluğun çöküşü değil; sömürgeci dünya düzeninin önündeki en büyük engelin kaldırılmasıdır. İngiltere başta olmak üzere Avrupa devletleri, Osmanlı coğrafyasını paylaşırken “medeniyet”, “demokrasi” ve “özgürlük” söylemleriyle hareket etmiş; gerçekte ise enerji yollarını, petrolü, altını, madenleri ve ticaret hatlarını hedeflemiştir.
Bu düzenin adı açıktır: Doğal zenginliklere çökme, millet iradesini yok sayma.
Bu dönemde kullanılan yöntem nettir: İçerden çökertme, dışardan kuşatma. Hiçbir ülke yalnızca dış saldırıyla yıkılmamıştır; içeride işbirlikçi, teslimiyetçi ve çıkarını milletin önüne koyan hainler olmadan işgal mümkün olmamıştır.
Çanakkale’de geçemeyenler, Anadolu’yu silahla değil; işbirlikçiler, mandacılar ve teslimiyetçiler üzerinden işgal etmeye çalışmıştır. Kurtuluş Savaşı, sadece askerî bir mücadele değil; manda ve himayeye karşı millet onurunun ayağa kalkışıdır.
Türkiye Cumhuriyeti, 1960’tan 2003’e kadar askerî darbeler ve vesayet rejimleriyle yönetilmiştir. Bu darbelerin ortak noktası, milli iradenin zayıflatılması ve Türkiye’nin bağımsız karar alamaz hâle getirilmesidir. Her darbe, dış merkezlerin çıkarlarına hizmet etmiş; milletin iradesi bastırılmıştır.
15 Temmuz 2016, klasik bir darbe değildir. Bu, yaklaşık 30 yıl boyunca dini yapı görüntüsü altında devletin damarlarına sızmış, emirlerini dış merkezlerden alan sinsi bir yapının doğrudan işgal girişimidir. Ancak bu kez millet susmamış, tankların önüne yatmış ve ihanete geçit vermemiştir.
Bugün de İngiltere’den, Amerika’dan, İsrail’den medet umanlar vardır. “Yeter ki hükümet gitsin” diyerek ülkenin yıkımını bile göze alabilen bu zihniyetin adı nettir: Sömürge memurluğu. Bunlar gerektiğinde ülkesini satan, gerektiğinde düşmana yol açan vatan hainleridir.
Ortadoğu’da yaşanan zulmün faili yalnızca İsrail değildir. İsrail, Amerika’nın sahadaki aparatıdır. Amerika, demokrasi ve insan hakları söylemleriyle ülkelerin iç işlerine müdahale etmiş; ardından petrolüne, altınına, doğal gazına ve stratejik kaynaklarına el koymuştur.
Venezuela bunun açık örneğidir. Amerika, kendi ekonomik krizini aşabilmek için Venezuela’nın petrolünü, altınını ve doğal kaynaklarını hedeflemiştir. Bu süreçte asıl yıkımı sağlayan dış saldırı değil, Amerika ile işbirliği yapan içerdeki hainler olmuştur.
Müslüman coğrafyanın yaşadığı felaketlerin temel sebebi; bilimde, teknolojide ve savunmada geri kalmak, güvenliği başkalarına emanet etmektir. Amerika’ya yaslanan, sonunda onun altında ezilmiştir.
Çözüm nettir: Birlik ve beraberlik, milli savunma, yerli teknoloji ve bağımsız üretim. Bayraktar örneğinde olduğu gibi, bu ülke kendi aklıyla ve kendi imkânlarıyla savunulacaktır.
Bu topraklar satılık değildir.
Bu millet diz çökmeyecektir.
İhanet edenler ise tarihin ve milletin vicdanında mahkûm olacaktır.