Murat SOYTÜRK

'Öğretmenim bir bakar mısın?'

Murat SOYTÜRK

“Bu kitabı, aramızdan ayrılıp ebediyete intikal etmiş,mesleğine hizmet verip emekli olmuş,şu anda mesleğinde hizmet vermeye devam eden,mesleğe yeni başlamış,tüm öğretmenlere,sevgi, saygı, minnet ve şükran duygularımla adıyorum! “
(Doğan CÜCELOĞLU) 

Sevgili dostlar ilk yazımda da ifade ettiğim gibi yazılarımın ana çerçevesini "Kur'an Fihristi" üzerine yaptığım çalışma oluşturuyor. Ancak zaman zaman eğitim üzerine veya farklı alanlarda yaptığımız okumalar çerçevesinde  (her ay bir kitap tahlili yapıyoruz) sizin de istifadenize sunmak amacıyla  2021 yılında aramızdan ayrılan eğitimci, psikolog Doğan Cüceloğlu'nun “Öğretmenim Bir Bakar mısın?” adlı kitabını değerlendirmek istiyorum. Üniversite yıllarında kitaplarından istifade ettiğim ve öğretmenlik mesleğime bakış açımda önemli katkıları olan yazarımızı rahmetle anıyorum. 

Doğan Cüceloğlu, günümüz eğitim sistemi hakkında görüşlerini aktardığı bu kitabında öğretmenin öğrenciyle göz göze geldiği anın, eğitimin başladığı an olduğunu belirtiliyor. Özellikle öğretmen ve öğrenci arasında kurulan eşsiz bağın öğrencinin hayatında başarılı olmasında kilit bir rol oynadığını savunuyor. Eğitim ilk olarak ailede başlar daha sonra mekteplerde devam eder düşüncesini savunan yazar kitabında ayrıca öğretmenin sadece bir eğitimci değil, aynı zamanda bir yaşam mimarı olduğunun altını çiziyor. 

Kitapta yer alan gerçek hayat hikayeleri, mektuplar ve diyaloglar ile öğretmenlik mesleğinin zorluklarını ve güzelliklerini gözler önüne seren yazar aynı zamanda öğretmen-öğrenci ilişkisinin karmaşıklığını ve önemini de vurguluyor. Hangi eğitim sistemi içinde olursa olsun, teknolojik gelişmelere rağmen öğretmenin öğrenciyle kurduğu samimi bağın eğitim sürecinde kritik bir yol üstlendiğinin altını çiziyor.

Doğan Cüceloğlu kitabı iki temel kavram üzerine kurar, birincisi “Denetim Odaklı Korku Kültürü” ikincisi ise “Gelişim Odaklı Değerler Kültürü. Denetim Odaklı Korku Kültürü’nde öğretmen korkulması gereken güçlü kişi, öğrenci ise güçsüz kişidir. Öğrenci öğretmeninden korkar ve onun istediği gibi davranır, kendine güvenen üretken bir birey olamaz. Gelişim Odaklı Değerler Kültürü’nün temelinde ise sevgi vardır, öğretmen yargılamaz öğrenciyi geliştirmek için vardır, sınav başarısından önce iyi bir insan olarak olgunlaşmasını önemser ve hepsinin biricikliğinin farkındadır.
 Yazar, öğretmenlerin öğrenciler ve toplum üzerindeki derin etkilerini ve eğitimdeki kritik rollerini hikayeler aracılığıyla anlatıyor. Kitabında, öğretmenlerin yalnızca öğrencilerine bilgi aktaran birey olmalarından ziyade, onların hayatlarında derin izler bırakan birer rehber olduklarının altını çiziyor. 

Kitabın çok önemli kilit cümlelerini sizin için derledim. Her bir cümlesi ayrı ayrı konuşulması ve üzerinde düşünülmesi gerekir. Eğitimin baş aktörleri öğretmenlerimiz başta olmak üzere eğitim konusunu önemseyen bütün eğitimcilere  ve ebeveynlere mutlaka bu kitabı okumalarını tavsiye ediyorum. 

1.Eğitimin kalitesi hiçbir zaman öğretmenin kalitesini aşamaz. Okul öğretmenleri kadar iyi olabilir ;ne fazla ne eksik. Eğitimin en güçlü aktörü öğretmendir. 

2.Öğretmenin gücü toplumun geleceğine yön verir.

3. Toplumsal değişim hemen olmaz, yavaş bir süreçtir. Yıllar İçinde yavaş yavaş oluşur. 

4.Eğitimin özü ,değerleri içselleştirmek ve davranışından bu değerler çerçevesinde sorumluluk almaktır.

5. Öğretmen, öğrencinin eğitiminin bir ekip işi olduğunu bilir. Bu ekipte okul müdürü vardır, diğer öğretmenler vardır, öğrencinin anne babası, sınıftaki diğer öğrenciler ve onların velileri vardır. 

6. Öğretmenin yaşam öyküsü Denetim Odaklı Korku Kültürü içinde oluşmuşsa,otoriteye yaranma ve kendinden aşağıdakileri denetleme tavrı doğal olarak baskın olacaktır. 

7. Öğretmenin yaşam öyküsü Gelişim Odaklı Değerler Kültürü'nde oluşmuşsa,öğretmenin gücünün kaynağını saygı, sevgi, hakkaniyet, halden anlama- empati, sorumluluk, işbirliği, dürüstlük gibi değerler oluşturacaktır. 

8. Birçok insanın ön yargısı vardır ve farkında olmadan bu önyargılara dayanarak ilişki içinde oldukları insanları ötekileştirir. 

9. Kimi öğretmen gücünü bilinçli seçimlerden, kimi içinde yetiştiği kültürün alışkanlıklarından alır. Ne var ki, öğretmenin etkisi ömür boyu devam edebilir. 

10. Hangi eğitim sistemi içinde olursa olsun, teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, öğretmenin öğrenci ile göz göze geldi bir an vardır ;öğretmenin öğrenci ile göz göze geldiği bu ânın çok önemli bir potansiyel gücü vardır. 

11. Öğretmen, öğrenciyi zihinsel ve duygusal anlamda inşâ eden, var eden kişidir. 

12. Hiç unutmamamız gereken bir gerçek var ;hayat şimdi - burada yaşanır. Şimdi- burada nefes alamazsanız ya da kalbiniz durursa hayat biter, konuşulacak ne geçmiş kalır ne de gelecek. Şimdi - burada yaşayarak oluşan deneyimlerimizle bir geçmiş oluşturur, şimdi - burada umut ve beklentilerimizle bir gelecek inşâ ederiz. 

13. Öğretmenin gücü, öğrencisi ile etkileşime geçtiğinde şimdi- buradayı nasıl kullandığında kendini gösterir. 

14.Kalıplayan eğitimin amacı, dışarıdan içeriye yükleme tavrı ;geliştiren eğitimin amacı içeriden dışarıya yönelme tavrı vardır. 

15. Eğitim kişinin daha iyi, daha becerikli ve güçlü bir insan olmasına hizmet ettiği derecede işlevseldir ve anlam kazanır. 

16. Can'da özür yoktur. Can'ın değerini bilmeyen bir öğretmen, hangi eğitim sistemi ya da öğretim programı içinde çalışırsa çalışsın, başarılı bir eğitici olamaz. 

17. Öğrencisinin hayatına insanca bir katkıda bulunan öğretmenin kendi hayatı da zenginleşip anlam kazanır. 

18.Sınıfa girince baskın olarak" insan" ya da "öğrenci" den hangisini gördüğüne göre öğretmenin öğrenciye davranışı değişir. 

19. Bir insanı önemseyen ve ona saygı duyan tüm insanlığa değer vermiş olur. 

20. Niyet insan algısının seçici ve itici gücüdür. O nedenle öğretmenin niyeti çok önemlidir. 

21. Algıyı seçici kılan ve davranışa itici gücü veren niyetin kaynağı gereksinmelerdir. 

22. İnsan olgunlaştıkça hayatına anlam vermek ister ;anlam arayışı güçlü bir gereksinme olarak kendisini gösterir. 

23. Niyetinin saflığını keşfetmiş öğretmen, mükemmel olmaya çalışmaz. Mükemmel insan yoktur ki mükemmel öğretmen olsun. 

24. Korku kültürü içinde yaşayan ortamda, öğretmenin hesap verme sorumluluğunun  arkasında otoritenin vereceği cezanın korkusu vardır. 

25. Değerler kültürü içinde yaşayan ortamda, öğretmenin hesap verme sorumluluğunun  arkasında kendi vicdanının vereceği cezanın korkusu vardır. 

26. Bir konuyu niçin öğrenmesi gerektiğini kavramış bir öğrencinin dikkati ve öğrenme şevki yüksek olur. 

27. Öğretmen, kendisinin kim olduğu ile ilgili bir anlayışa, sezgiye sahip mi ve sezdiği, gördüğü kişiyi kabul edip seviyor mu? 

28. İnsanların en etkili öğrenmesinin ceza ve ödül ile değil, etkileşim içinde anlama ile oluştuğunu artık bilimsel olarak biliyoruz. 

29. İç çocuğuyla temas kuramamış yetişkinler, bedenen olgunlaşıyor , ancak duygusal yönden bir türlü olgun bir insan, sağlıklı bir yetişkin olamıyorlar. 

30. Öğrencisinin gözündeki ışıltıyı görebilen öğretmen, gözlerden kalbe giden kestirme yolun anahtarını bulmuş demektir. 

31.Sözle değil, gözle anlatılan sevgi ve anlayışı öğrenci anlar.

32. İlk karşılaşma ânında öğretmeninden korkan, çekinen, sinen öğrencinin beyni, öğrenmeye ânında kapanır. O öğrenci, öğretmenin gözünde yok olmaya, görülmemeye çalışır. 

33. Öğretmenin iletişim bilinci;branş bilgisi kadar, belki de branş bilgisinden daha önemlidir. 

34. Öğrencinin zihnine girmek isteyen öğretmen, önce öğrencinin gönlüne girmeyi başarmalıdır. 

35. İlişkinin dili sevgi dili olunca çocuk hemen anlar. Nasıl anladığını bilmez, ama anlar, içi bilir. Ve o ilişki içinde gelişmeye başlar. Aklı gelişir, duyguları gelişir. 

36. Yaşam bir ekip işidir. Yaşamın doğasında bu gerçek vardır: Yaşam ilişkiler içinde oluşur ve gelişir. 

37. Korkutarak ancak çocukların öğrenci maskesini eğitebilirsiniz; özüne ulaşamazsınız. 

38. Öğretmen, öğrencisinin ismini öğrenip onu ismi ile çağırınca öğrenci kendini değerli hisseder. Artık o, diğer öğrencilerden herhangi biri değil, "kendi" dir. 

39. Çocuk, öğrenme hevesi ile doğar. Öğrenme süreci içine giren herkes gibi çocuk da öğrenirken hata yapar. Çocuğun çevresindekiler, hata yapmayı öğrenme sürecinin doğal bir parçası olarak görürlerse çocuğun girişimini önemsemiş olurlar. 

40. Öğretmen, öğrenciyi sevmenin gerçek anlamını keşfettiği an artık mesleğinin niyetini keşfetmiş, gerçekten öğretmen olmuş biridir. 

41. Evde anası babası, sınıfta öğretmeni tarafından dinlenilmeyen çocuk, zihinsel ve duygusal olarak gelişemez. Çocuklarla ilişki içindeyken en güçlü etkileşim ânı, onların dinlenildiği andır. 

42. Öğretmenin gerçek gücü, öğrencisi ile ilişkisindeki bilinçli tanıklığındadır ve öğretmen en etkili tanıklığını dinlemesi ile yapar. 

43. Gerçekte dostluk, konuşma ve dinlemenin sürekli yer değiştirdiği sohbet dediğimiz tanıklık süreçleri içinde oluşur. 

44. Gelişmiş insanın en temel özelliği, bilinçli seçimleri ile kendisi için anlamlı bir gelecek inşa edebilme çabası içinde olmasıdır. Kendisi için anlamlı bir gelecek inşa etme çabasının temelinde bireyin kendi değerleri ile uyum içinde seçimler yapması bulunur. 

45. Değerler insanın yaşamının büyük resim içinde anlamlı olabilmesi için neyin" iyi" hangi davranışın "doğru" ve hangi ilişkinin "adil" olduğunu ifade eden inançlardır. 

46. Başka bir toplumu taklit ederek eğitim kurumları açabilirsiniz. Ama bu kurumlar bilimsel yönden üretici olamazlar. Çünkü bilimsel olarak üretici olabilmek için gerekli değerler alt yapısı henüz oluşmamıştır. 

47. Sınıf kültürünün temelini, tartışılan kök değerlerin oluşturduğuna inanıyorum. Bu değerlerin hayatta kalmasını sınıfça alınan kararlarla oluşturulan kurallar sağlar. Böylece sınıfın kendine özgü bir değerler disiplini oluşur. 

48. İnandığı değerlere uygun davranmak öğretmenin kendi gözünde saygınlığını koruyabilmesi için gereklidir. 

50. Soran kişi sorularını ifade edebileceği ve bu sorular üzerine sohbet kurabileceği bir ortam bulamıyorsa, o ortamda merak etme ve soru sorma özgürlüğü yok demektir. 

51. Merak etme, soru sorma ve konuşma özgürlüğü, bireyin zihinsel ve duygusal gelişim damarlarını açık tutar. 

52. BİZ bilinci sadece insanları değil, insanları da kapsayan su, hava, ağaçlar ve kuşları; yani büyük resmi, tüm doğayı içerebilir. Bir insanın içindeki BİZ ne kadar kapsamlı ise, hayatı o kadar anlamlıdır. 

53. Öğretmen değişik öyküler, olaylar ve haberlerden yararlanarak öğrencilerle sohbet kurup onların şimdi - burada, geçmiş ve gelecek farkındalıklarını geliştirmelerini sağlayabilir. 

54. Geçmişin içinde tıkanıp kalmak sağlıklı değildir. Geçmişten alınacak derslerin farkında olmak ve bu dersleri aldıktan sonra şimdi- buradayı tam olarak değerlendirmeyi önemsemek gerekir. 

55. Geçmiş, gelecek ve şimdi - burada dengesi sağlıklı ve anlamlı bir yaşamın temelidir. 

56. Unutmayalım ki bilginin kaynağı geçmiş, coşkunun kaynağı gelecektir. Öğrencisinin coşkusunu ayakta tutmak isteyen öğretmen, onun gönlünün muradını keşfetmesine yardımcı olur.

57. Bir insanın gelebileceği en yüksek mertebe güvenilir insan olmaktır.

58. Bazı insanlar içinde bulundukları ortam izin verdiği derecede kendileri olabilirler. Bazı insanlarsa ortama uyum sağlarken o ortam içinde kendileri olarak var olabilmeye özen gösterirler.

58. Bir toplumun geleceğini en güçlü etkileyen kurum, o toplumun eğitim sistemidir ve eğitim sistemi içinde de en temel unsur öğretmendir.

59. Öğretmenini ihmal etmiş bir eğitim sistemi, öğrencisini ihmal etmiş bir eğitim sistemidir. Öğrencisini ihmal etmiş bir eğitim sistemi, ülkesinin geleceğini ihmal etmiş bir eğitim sistemidir ve her geçen yıl ülkeye fayda yerine zarar verir.

60. Öğrenci sınıfınızda kendini ne kadar var hissediyorsa, sizin anlattığınızı o kadar ilgiyle dinleyecektir.

61. Gelişim içeriden dışarıya doğru olur, bir tomurcuğun çiçek haline dönüşmesi gibi. Bir konunun kendi yaşamıyla ilişkisini ne olduğunu anlayan öğrenci anladıkça zevk alıp heveslenmeye, heveslendikçe daha çok çalışmaya, daha çok çalıştıkça daha çok anlamaya başlar.

62. Öğrencinin yaşam öyküsü içinde anlam bulan bilgi, öğrencinin ilgisini çeker ve öğrenciyi geliştirir.

63. Öğretmen olmanın bilincine varmış ve niyetinin saflığını keşfetmiş bir öğretmen, öğrencinin anne babası ile ilişkisinin ne kadar önemli olduğunu bilir ve bu ilişkiyi canlı tutmaya özen gösterir.

64. Hiç kimse, ama hiç kimse tesadüfen öğretmen olmamalıdır.

65. Tüm eğitim sisteminin varoluş amacı, öğretmeni ustalaştırmak ve usta öğretmene hizmet etmek olmalıdır. Eğitim sistemi öğretmen, öğretmen de öğrenci için vardır. Öğretmenin gücünü keşfetmiş bir eğitim sistemi, insanını geliştirme gücünü keşfetmiş bir eğitim sistemidir. 

Bir başka kitapla buluşmak üzere, kitapla kalın  Allah’a emanet olun ...

Yorumlar 2
Mustafa Tunç 19 Mayıs 2024 20:19

Murat hocam bir Allah kaleminize güç versin çok istifade ettik. Emeğinize sağlık

fikr 19 Mayıs 2024 11:20

güzel yazı.

Yazarın Diğer Yazıları