Ünal TAYFUR

Ramazan'ın Güzel Gelenekleri: İyilikte Yarışmanın Tezahürü

Ünal TAYFUR

Kur’an-ı Kerîm’de Rabbimiz buyurur:  
“Hayır işlerinde yarışın.” (Bakara, 148)  
Ramazan, bu çağrının ete kemiğe büründüğü bir mevsimdir. Oruçla sabrı öğreniriz, iftarla paylaşmayı, sahurla bereketi… Ve toplumun ruhunu besleyen geleneklerle Ramazan bir şehre kimlik kazandırır.  

Kayseri’de Ramazan davulcusunun sesi, sadece sahura kaldırmaz; aynı zamanda mahalle kültürünü diri tutar. Bu güzel bir bidattır, bidat-ı hasenedir. Çünkü insanları bir araya getirir, Ramazan’ın ruhunu hatırlatır.  

Ramazan gecelerinde cami  veya derneklerde yapılan sohbetler, eğitici programlar, hatimler ve salâtü selâmlar; bütün gün Allah’ı ve Resulünü hatırlatır. Bu da Ramazan’ın ruhuna uygun bir gelenektir.  

Çocuklara teşvik olsun diye verilen harçlıklar, teknolojinin cazibesine karşı bir bahane ile onları Ramazan’a bağlar. Bu küçük hediyeler, aslında büyük bir terbiyenin parçasıdır. Çünkü çocuk, iyiliği oyunla öğrenir, paylaşmayı ödülle hatırlar.  

Atalarımızın dediği gibi:  
“Komşu komşunun külüne muhtaçtır.”  
Ramazan’da bu söz, iftar sofralarında ete kemiğe bürünür. Zengin fakiri düşünür, esnaf borcu erteler, mahalleli sofrayı paylaşır.  

Ramazan davulcusundan çocuklara verilen harçlığa, hatimlerden iftar sofralarına kadar bütün bu gelenekler, İslam terbiyesinin toplumla kaynaşmış tezahürleridir. Onlar olmasa Ramazan eksik kalır.  

O yüzden çağrımız nettir:  
Ramazan’ı sadece oruçla değil, geleneklerle yaşayın. İyilikte yarışın, güzel adetleri diri tutun.  

Yazarın Diğer Yazıları