Bilgi'nin % 80'i ilgi'dir.
Hey sen! Manzaram tek kişilik. Ya gözlerimle bak; ya da kapa gözlerini...
Bir ağız dalaşı oldu ve mesela on gün sonra on gün önceyi analiz ettiğinizde, kendini eksilmiş ve mutsuz hissediyorsan kolay yaşlanıyor, doygun ve mutlu hissediyorsan kolay yaşlandırıyorsun demektir.
Serbest piyasa ekonomisine bir kural yazdım oğul! Herkesin bulunmaz Hint kumaşı olduğu yerde, Hint kumaşının metresi üç kuruş etmez ve patiskaya ise paha biçilmez.
Yeni bir güne uyanman düne göre daha da eskimen demektir. Kuş değilsin. uçmak için kanadın yok; ama kanatlara hakimiyetin var. Ruh ve beden senkronize olduğunda süzülürsün yaşamda, aksi durumda büzülürsün yatakta. İkisini aynı anda yaşa ki, yaşlanmayasın yaşamadan.
Bulup kaybettiklerinden koleksiyon yapanlar, kaybolduklarında koleksiyonlarında son parça tamamlanır.
Neden ben aşık olamıyorum diyorsun. Sen hızlı akan bir ırmak gibisin. Sana koca koca kaya parçaları atsalar, dalgalanmazsın. Sen duru bir göl olsan, minik bir taş parçası bile seni dalgalandırmaya yeter.
Hayatının jokeyi olmak peşindesin; ama hayat senin sırtında dört nala sonuna koşuyor. Falanınkini beğenmeyen sen, filan için benzer perspektifte paçavra etmezsin. Ya kendine yaşa, bin sırtına hayatının; ya da yaşlanacağın günlerde hayal kırıklığı yap-bozunun boz faslında çürümeye başlamayı unut. Çünkü şu an bile çürüğünün kokusu burun kemiklerini sızlatıyor. Yaşlanınca senden olsa olsa asma kütüğü olur.
Plüralist takılmaya devam dünya. Sürü sürü ’güt beni’leri gütmeyenlerin aklını sevsinler. Biri aşka bir anlam yüklüyor, milyarlar peşinden yaşamı dipliyor. Başka biri merhameti tarifliyor, aynı... Daha başkası nefret diyor, demesiyle sazan mevsimi... Bana bir kelime söyle, içi -sence değil- birince doldurulmamış olsun.
Al ver dengesi kurulmamış ne varsa son son bir tarafı ya bitirir, ya da şişirir.
Özgürlük kölelerin efendiliği, efendilerin zindanıdır.
Katırların anırmaları, alamadığını kepaze eden ’çakma aşık’ların böğürmelerinden hoştur. Aldığında da aldığını ve aldığını ona arzusunca vereni değersizleştirenin sıfatı ise hınzırdır.
Onda olduğun anlar kadar varsan, aidiyet ve sahipliğinde tutmak içinse uğraşı, bir hınzır anırma taklitli böğürdüğünde, frekans değiştirin. Canınız cam gibi çizilir ve çatırdar.
Sen onda seni görmediğin an ona soğuyor ve gözün dönüp ona en aşağılık işi yapabiliyorsan yüksek egonun tütsüsü gözüne kaçmış, kulağın tat almaz, beynin uyuşmuş, ciğerin sarkmış, dilin koklamaz olmuş demektir.
Kendi yoksulluğunda kuru ekmek yemesi, başkaların zengin sofralarının artıklarını yalamasından yeğdir insana...
Yalın ayak, parmak uçlarında, ürkek yanaştığında farkedilmez misin sanıyorsun? Nabzın tüm çekirdeğini zıplatıyor yerkürenin...