İsmail ARSLAN

Aşk Lakırtıları Yazıtı

İsmail ARSLAN

Aşk kelimesine 
şehvet gömleği 
çok transparan kaçıyor... 

Yanılgılar hep buradan... 

Dokunulan, 
algılanan şehvet; 
ama görülen 
ve arzulanan aşk... 

Bunu gidermenin yolu, 
bir ayraç... 

Şehveti aşk sanmanın bedeli... 
Gözyaşı; 
dışa akan cinsinden... 

Aşkı şehvetten arındırmak ise 
içe akan gözyaşı ile mümkün... 

O akıntı, 
gönül havuzunu doldurunca 
fıskiye çalışır 
ve ruh sulanır... 

Ruhu, gözünden sulanan aşık, 
canlanır, 
can olur, 
can verir... 

Aşkı bendeniz, 
kafaya/kalbe takmak ile 
şerh ediyorum... 
Meşgul olmak ya da... 

Düşünmek, 
planlamak, 
kurmak, 
arzulamak, 
erememek, 
ermek, 
onun yerine hatta 
zaman zaman 
ve çok zaman 
empativari bir yer değiştirme. 

Bu araba aşkı oluyor, 
ev, 
tatil, 
patron, 
iş, 
kitap, 
arkadaş, 
evlad, 
kadın, 
erkek, 
dost, 
masa, 
yasa v.s 

Emel dürtüsünün kuvvetine göre 
cazibesi endamı 
boyu posu 
makyajı farklı imgelerde 
bir kavram 
aşk... 

Şehvet onun kemeri... 
Sıktıkça daraltır, 
açtıkça ferahlatır. 

Arzu, şampuanı 
beklenti, küveti 
tatmin, tıkacı... 

Tıkacını açtın mı 
ne var ne yoksa 
temiz kirli boşalıp gidiyor... 
Geride kalan rahat ferah 
dingin bir insan... 

Rahatsızlık aşık olmak... 
Kafaya takmak, 
kurmak, 
düşünmek... 
Acabaların çoğalması, 
nedenleri azaltan. 
Saçmalamak, 
uymaz dışa mihenkleri, 
yargıları... 

Sorunun özüne dönersek aşk, 
şehvetle sımsıkıdır aslında 
ve asla ondan ayrılmaz; ama 
aşk asla şehvet değildir. 

Yani bütün o söylenenler 
sakındırma perspektifli 
özel dizayn melodiler... 
Hımm hımmlar... 

Şehvet sadece 
cinsellik değildir.. 

Tûl i emeldir, 
beklentidir, 
ermektir, 
tatmindir, 
erişmek, 
almak, 
vermektir, 
dürtüler girdabıdır... 

Tabiî bir yaşam levazımıdır 
daha özgün ifadeyle... 

Hangi aşık, vermek/almak istememiş? 
İsteyende, 
beklenti sahibinde 
şehvet olmaz mı? 

Kelimeyi sıfatlamakta eziyet çekenler 
ikisini ayırmışlar, 
aşk ile şehveti ayrıştırmışlar; 
ama çok iyi bilirim ki, 
aslında sakındırılan ile sakınılan 
aynı şey değil... 

Bize kafamız bassın diye 
hadiseyi sadece 
cinsellik boyutlu idrak edelim maksatlı 
bazı endamlı büyüklerimiz, 
şehvet kelimesinin içini boşaltıp, 
bin parça farklı kavram ile 
çeşitli dekorlarda sofra süslemişler.. 

Bunu yapmışlar; 
ama o sofranın 
o bin lezzetinin 
topunun birden adı 
şehvet sofra bezli aşk işte... 

Kırıntılar beze, 
malzeme mideye, 
tokluk zihne, 
lezzet kalbe... 

Aşk, esası 
’dert ne keder bana 
bilmem daha nimet’ deyicilerin 
gıdası... 

Katırların anırmaları 
bu zamanda alamadığını 
kepaze eden sözde aşıkların 
böğürmelerinden hoştur... 

Özde ise 
şehvet de lazımdır. 
Tamam lazımdır da 
onu aşk gömleğinde sunumlamak 
münafıklıktır. 

Karışık mı oldu? 
Evet; ama takılmayın 
Olay hem metabolik 
ve hem de ruh boyutlu olunca 
Böyle oluyor, yanlış anlamayın. 
 
 

Yazarın Diğer Yazıları