İsmail ARSLAN

Bedduacılara ithafen

İsmail ARSLAN

 Devlette bir makam kapıp, cemaat, parti, ideoloji, klik, mezhep, meşrep, ırk, tarikat v.s. v.s. bilumum cılığını culuğunu devlet kapısından içeri adımını atarken dışarıda bırakmayıp, makamında yandaşına, adamına, dostuna, hocasına, liderine, önderine hizmet eden, fikrinden dininden olmayanı iplemeyen her kim var ise tümünün suratına ağzına kadar dolu büyük bir kova ağız sıvısı boca ediyorum.

Tabi ki insan bir fikre inanca sahip olabilir; ama devlet ise mesele, orada inancını ideolojisini emeline kullananlar, yandaşından gayrını gözü görmeyen holigan tarafçı, talimat ile oturup kalkanlardır Şarkta bizi hep çukurlarda zillette bırakanlar...
Hatırlayınız, baba Bush "Haçlı seferleri başlamıştır" demişti de dili sürçtü diye yutturmaya çalışmışlardı.
Dün "Gökten Cebrail gelse parti purti işleri ile işim olmaz" diyen, bugün hükümete ve oy verenlerine lanet okurken tam da o sırada Amerikan elçisinin "İmparatorluğu dostlarımız ile beraber çökerteceğiz" beyanları ortalıktaydı. 
Hükümet dediğimiz kurum, sayısal verilerden ibaret bir mekanizma değildir. Bir algıdır, tercihtir, ifade biçimidir. Seçmen iradesidir. Seçmen ise tüm kurumların hizmet ile mükellef olduğu millettir. 
Hükümetin icraatını beğenmeme ve eleştiri faslı ise, politik bir faaliyettir. O faaliyetin sahası da argümanları da bellidir.
Bu devlete kast etmek, bu kadar kolay olmamalı…
Aşağıdaki bedduanın haçlı savaşları sırasında bir müslüman komutan tarafından yapıldığı iddia edilseydi, kafam basardı. Fakat bu bedduayı dün müslümanlardan bir kısım insanların kanaat önderi olarak itibar gösterdiği birisi tarafından, başka müslümanlar için yaptı.
Ben bu bedduanın yapıldığını duyan papanın haberi alır almaz mum yakıp, iki kadeh de kutsal şarap içtiğinden eminim!
Kanaat önderi denilen kişinin Müslümanlar hakkındaki bedduası şu:
"Allahım onları hezimete uğrat! 
Onları sars! Birliklerini boz! 
Onları paramparça et! 
Onları birbirlerine musallat et! 
Onlara karşı bize yardım et! 
Onları birbirlerine kırdır! 
Onlara karşı bize yardım et! 
Güçlerini birbirlerine karşı kullandır! 
Onlara karşı bize yardım et! 
Ey merhametlilerin en merhametlisi! 
Zatın hakkı için, 
Sıfatların hakkı için, Esma-i Hüsna'n hakkı için, 
İsmi Azam'ının hakkı ve hürmeti için, 
Efendimiz Hazret-i Muhammed'in hakkı için, 
Katında şefaat yetkisi bulunanların hakkı ve hürmeti için, ey Ekram ve Celal Sahibi!"
İyi ki sözü bir yerde bırakmak var…
Kelimelere yazık ne diyeyim!
Ali Asgar, Zeynelabidin diye de biliniyor. Hazreti Peygamber'in torunu.
Biri geldi ve ona: "Sen şöylesin! Sen böylesin! Şöyle kötüsün! Böyle fenasın!" diye verdi veriştirdi.
O ise adama dedi ki: Arkadaş eğer ben dediğin gibi birisi isem dua et Allah beni affetsin. Yok dediğin gibi birisi değil isem Allah seni affetsin!
Bedduacılara ithaf olunur!

Yazarın Diğer Yazıları