İngiltere Fransa, İtalya ve diğerleri...
Anadolu'yu işgal edenler, dün Amerika Irak'tan çıkarken ne aldı ise, fazlasını alarak çıkmadılar mı!?
Sanıyor muyuz özgürüz?
Bizi bize mi bıraktılar?
Kendi sistemimizi, ekonomimizi, sanayimizi hala neden bir türlü oturtamıyoruz?
İşgal güçleri çekilir ve çekildikleri yerde bir maşa bırakırlar ki etki, yönlendirme, çıkar devam edebilsin.
Genelde o maşalar, her ülkede o ülke insanının kabulüne mazhar biçimde dizayn edilmiş kişilerdir.
İnsanlar onlara inanır, güvenir; ardından onların ondan ne götürdüğünü ise ancak musallada fark ederler!
*
Yani dersanelerine dokunulmasaydı bu yolsuzluk molsuzluk işleri piyasaya sürülmeyecek miymiş? Bir haltlar çevrildiğini biliniyormuş da, dersanelerine dokunmadıkları için mi göz yummuşlar?
“Dersane mi İnsan Tersanesi mi?” sorusunu es geçerek, güncel mevzuda ortada bir suç var mı yok mu hususu yargıda malum, oraya dair sözüm yok; lakin bu gizleme görmezden gelme, bir hesabı bekleme işinin bu şekilde ifşası çok sakat!
Bir bildiğiniz vardı da bir hesap için bilmezden gelmiş iseniz, kendinize nasıl bir paye biçtiğinizi fark ediyor musunuz?
Dolayısıyla böylece, yolsuzluk yaptığını, “götürdüğünü” iddia ettiklerinizden üst versiyon farkınız, şantajcı ve “menfaatim için her yola varım” fikrinde bir yapıda olduğunuzu ifşa etmiş olmanız oluyor.
Yolsuzluk mu yapılmış?
Yargı diye bir kurum var. Yargılandılar mı ve hüküm kesinleşti mi?
Hayır!
Hazırlanmış, paketlenmiş sunumlar kullanılarak itibar terestesi ile kişilik biçmeler, defter dürmeler!
Mevzu aslında herkes biliyor ki o isimler üzerinden tüm milletin ortak varlığına saldırı mevzusu.
Bir saldayız hepimiz…
Salın iplerini saldaki biri keser mi?
Kesmez?
Neden?
Çünkü sal dağılır ve saldakilerin hepsi boğulur!
O halde bu neyin kafası?
Hani bunu düşman ister yapar anlarız da bu devletin yurttaşı nasıl böyle bir tezgaha alet olur?
*
Doğrusu konu tipik bir "cambaza bak" tezgahı...
Cambaz kurguya göre burada evinden para pul çıkanlar oluyor. Asıl malı ise bu operasyonların para piyasalarındaki etkisini hesaplayan hırsızların götürdüğü vakıa ve devletin itibarına yönelik facia ise işin bambaşka boyutu.
O haberler yayılır yayılmaz 20 milyar dolar anında uçmuş.
Bu parayı devlet kimden tahsil edecek?
Vergi, zam, pahalılık; tabi ki sen ben bizim oğlan!
Suç isnat ettikleri içeride şu anda. Yargılanacaklar. Peki; ama şu 20 milyar doları götürenlere bu fırsatı oluşturanları, “benim cebime elini atanları” kim yargılayacak?
Ki 20 milyar ile kalsaydı yine ucuz kurtulmuştu bu millet!
Bu işin yüzlerce milyar dolara mal olması söz konusu ve şu saatten sonra bunun altından ne savcısı ne polisi ne hocaefendisi nasıl kalkacak?
*
Aşağıdaki bedduanın haçlı savaşları sırasında bir müslüman komutan tarafından yapıldığı iddia edilseydi, kafam basardı. Fakat bu bedduayı dün müslümanlardan bir kanaat önderi, başka müslümanlar için yaptı.
Bu bedduanın yapıldığını duyan papanın haberi alır almaz mum yakıp, iki kadeh de kutsal şarap içtiğinden eminim!
Kanaat önderinin Müslümanlara yaptığı Arapça bedduanın Türkçe çevirisi şu:
"Allahım onları hezimete uğrat! Onları sars! Birliklerini boz! Onları paramparça et! Onları birbirlerine musallat et! Onlara karşı bize yardım et! Onları birbirlerine kırdır! Güçlerini birbirlerine karşı kullandır! Zat’ın hakkı için, Sıfatların hakkı için, Esma-i Hüsna'n hakkı için, İsmi Azam'ının hakkı ve hürmeti için…”
Bu bir karşılıklı beddualaşma değil, düpedüz gavurlara yapılabilecek bir lanet duası! “Onlar” kim, “biz” kim?
Halbuki Peygamber efendimizin torunu Zeynelabidin (Ali Asgar ismi ile de bilinir) bakın konu müslüman olunca ne yapmıştı:
“Bir adam geldi, ağzına ne geldi ise onun hakkında arkadaşlarının içinde hem de saydı sövdü. “Sen şöylesin, sen böylesin…” Arkadaşları o adamı dövmeye kalktılar. Zeynelabidin onları durdurdu ve “bırakın devam etsin” dedi. Sonra adam sözünü bitirince ona dönerek dedi ki:
“Ey adam! Eğer bu dediklerin bende var ise, dua et de Allah beni ıslah etsin, affetsin! Yok bu dediklerin bende yok ise, Ya Rabbi! Bu adamı ıslah et, affet”
Bunu bekler Müslümanlar kanaat önderlerinden!
Sözü bir yerde bırakmak ve uyanmak gerekiyor.
Kelimelere yazık ne diyeyim!