İfade etmeye çalıştıkça, algılanmasını istediği anlamdan uzaklaşan birine ne söyleyebilirsiniz ki?
Sus dersiniz, umursamaz. Devam ettikçe batar; battıkça tırmandığı zannı güçlenir.
Sessizlik ise dev bir sayhadır. Duyana gümbür gümbür kaplar çığlığı her yeri. Şiddetinden duyamaz kimi de ve kimi ise o güçlü sesin fakir ve cılız bünyeden geldiğine inanamamanın boş vermişliğinde yuvarlanır gider.
Emin olun ruhların hacmi yoktur ve emin olun en kalıplısı bile dağılabilir.
Bir tını meselesi sadece…
Yaşam denilen duyu ve his perspektifinde var olan her canlıda yaşam ile anılana kim ne isim verirse versin aslında hepsi tek bir varın ayrılmaz parçası. Belki dil ve lehçe ilişkisi tarzı hatta...
Bedenlerdeki sayısız hücre bileşkesinin birbirinden habersiz ve ilgisiz vazifelerde bedeni ayakta tutma ile meşgul olması gibi, var olan her canlı da bir çeşit yaşam formunu canlı tutmaya görevli. Böbrek, karaciğer dalak, beyin ve tüm organizma...
Ve insan...
Ve yürüyen, düşünen...
Ve ölen, öldüren...
Ve insanlar...
Üreyen...
Ve insanı insan eden tüm canlar...
En küçük hücre ile en kompleks yapının temelde var olma kabiliyeti açısından farkı yok. Formül hepsinde aynı. D.N.A. R.N.A. modasına uygun kreasyonlar...
Çok yakın olmak zuhurunun şiddetinden gaipliği doğuruyor, uzaklık ise görüşe mani...
Nasıl bilebiliriz?
Semra'nın Betül'den Saim'in, Sefa'dan farkının olmadığını, Cheng ile Joe da öylece...
Hepsindeki fark algısı farksızlığın ilk göstergesi.
Elementleri ahenkle dans ettiren can kimde konaklarsa konaklasın uygun her ortamda maaşını yapıdan çekecektir.
Bir can sayısız cansıza yayılsa da; tek canın soluğudur tüm yaşama nefes aldıran...
Bunların önemi şu ki:
Kasmayı bırakmak lazım...
Can yakanların canı döngü gereği yanacaktır.
Ne kadar zorlarsak zorlayalım, yaşam bir kalıpta akacaktır.
Böbrek hücresinden beyin çıkmaz; ama bunaltıdan rahatlıkla eğlenceli bir tarza geçiş yapılabilir...
Yapı müsait ve maaş kesinlikle çekilmekte...
Bir gün sen bir gün o...
Sen o ve o sen... Hepimiz can ağacının yapraklarıyız.
Bugün şunun yaprağın sararır, yarın bunun…
Canın değeri bilinse de, bilinmese de; can değerini bilir.