İsmail ARSLAN

Çözelti

İsmail ARSLAN

İlkokullarda zırt dersi vırt dersi koyarsın da insan hak ve özgürlükleri, hukuk, adalet dersi koymaz, sürü güdüsünü geliştirirsen olay ta oradan başlar. Başa çıkamadığın sürü, elbette başını ezecektir.
*
Bir örnek varsa yaşamda, o gibi olma uğraşı, o olunsun ya da olunmasın; olma meraklısı asla kendi olamayacaktır. Olduğunu yaşatacak, var olamadan da toprak olacaktır. Böylesi, bir santim özgünlük fark ederse/ettirilirse, ya ölçüsünü alıp kefenler özü, fikri, tavrı; ya da dinine kitabına uymazsa, patlatır şehrin meydanında kıymetinin sahibini…   Sürü sürü doğup, yığın yığın tepeleme gömülenler… Başkasının senfonisinin gıygıycıları… Beş para etmezliklerinin tek nedeni pahalarını öz elleriyle ucuzlatmaları…   *   Bir kuzunun boğazı kesildiğinde, boğazımız için nelere kadir olduğumuzu biliriz Kuzunun başını okşayan müstakbel kasaptan nefret etmemek için geçerli tek bir nedenimiz yokken üstelik, açık açık şunu söyleyebiliyor: 'Beni sarar, beni kollar, okşar, beni barındırır... O benim her şeyim' Ve seni sonra terk ettiğinde!   Mal!   Mal dediğinde biri ona, yüzünü kin ile buruşturan mal… Yumuşak sıfatlı dikenlere mayışan mal... Sert ve güçlüsüne yavşayan mal… O olmazsa şu olur malı. Bonservisi emanette mal. Ödeyenin malı... Madame mal Sinyor mal Övgü ile etlendirilir okşanırken ruhu... Çok fenasın övücü. Bu dâma düşmemek imkansız, düşüren için sadece o an istisna olmamak üzere... Düşme açıları farklı olur, bir de düşme şekli...   O kadar.  
 
Muhafazakar
 
Muhafazakar bildiğiniz gibi bir kelime değil. Aklınıza ilk gelen din bazlı bir şey... Ama değil... Tutucu anlamı. Bastığı yerden ayağını kaldırmazgil demek yani. Bir ateist bal gibi tutucudur en az bir mümin kadar... Bir vejetaryen örneğin, kralıdır muhafazakarlığın. Hali sabitleyen ve kımıldamayandır muhafazakar. Şunu tutuyorsa bunu tutmayanlar… Biri ile bozuksa civarı ile de bozuşanlar… Holiganlar… Meşrepçiler… Particiler… Israrcılar… Laikler… Komünistler… Türkü severler… Pop sevmezler… Bilumum izm sahipleri ve tabileri… Aynı tarz kitapları dönüp dönüp okuyanlar… Aynı yemekleri ısıtıp ısıtıp yiyenler… Sadakatsizliği yaşam biçimi haline getirenler muhafazakardır, en az sadakatte dirençliler kadar... İçkiye tutku ile bağlı olana neden muhafazakar değil dersiniz. Güneşe olan inancınız kadar inançla rahat rahat söyleyiniz o bir tutucudur.   Uyuşturucu müptelası olanlar, semazenlerden farksızdır literatürde. Halini koruyanların hepsi, tavrından geçmeyenler, takılıp kalanlar, at gözlüklüler, ideoloji canavarları, aşıklar, kitap koltukçular, tavlacılar, futbolseverler, klasik müzikçiler, bilumum ci cü çi çüler muhafazakar ordusunun rütbeleri farklı askerleridir.   Bir kavramı oyuncak ettirmeme adınaydı tüm kelam…
 
Çözelti
 
Şeytan’ın cesaret edemediğini eden.
 
Plastik tanrılar üretip, onlara tapınırken, oynadığı kumardan zevk alamayan...
 
Bir kırılma
bir burukluk
bir kirli
nihayetinde
sancı ile donanan, sözüm sana, başkası üstüne alınırsa halt etmiş olur.
 
Doğamıza ayırd etme melekesi yerleştirilmiş.
Doğru ve yanlışı fark edebiliyoruz.
 
Allah ve Şeytan meydan muharebesinin savaş alanı değildir dünya. Olan müstesna, kaç tanrı ve kaç Şeytan yarattık var olduğumuz süre boyunca.
 
Uydurulmuş olana da ’Allah’ denildi ve kraldan çok kralcılık yaparak  onu eline kamçı yapıp kimler kimleri kırbaçladı; ya da Allah kılıcı ile nice boyunlar vuruldu.
 
Lat kükredi, Zeus işedi. Mithra esnedi.
 
Neden bu gürültü sessiz?
 
Kim köpürüyor tanrı salyası ağzında bir avuç?
 
Şeytan tanrı üretemez. Şeytan Allah’ı inkar da edemez. İnsan üretir ve inkar da eder.
 
Din kaynaklı Şeytan’dan bahsedilirken onu anlatan sembollerin hepsi ’iman’ üzerine işlenmiştir.
 
O, sadece itaat etmedi egosundan. İnkar etmedi, ’yoksun Sen’ demedi.
 
İnsan ise, seri rab üretme torna ustası...
 
Adına bazen korku koydu
bazen sevgi
bazen emel
ve bazen de dürtü.
 
Onu ’yok’larken tapındı durdu kendinden menkul binlerce tanrı zırvasına…
 
Günahını tanrılaştıran, sevabını ya da... Cennet için, Cehennem’den kaçış için ritüeline standart devam eden ve bunu da tanrısına tapınma sayanlar dahil, Şeytan’ın yapamayacağını yaparak, O’na rağmen O’nu yok sayıp, O’ndan başka ’o’ yaratanlar...
 
Kızı, oğlanı, işi, aşı, makamı, durumu, yoku, otu, putu önüne koyan, Allah’tan bahsederse,
 
’Şu günah, bu sevap’ ’bunu yap, şunu yapma’ derse bu, tanrı hevesli ve tatmin ediyor heveslerini...
 
Bu kadar üretilmiş ve işi bitince tüketilmiş tanrı arasında ’Allah’ bulunmaz!
 
Öldürmek lazım türedi tanrıları, adı tarafınızca ’Allah’ bile konulmuş olsa. Varlığı gayrına muhtaç olmayan ’Allah’ onlarlı bir algıda sapa samana karıştırılır. Sıfatları tapıcıları tarafından seçilmiş, zatı onlar tarafından doldurulmuş tanrının helvası tatlı; ama besi değeri sıfırdır.
 
Öldüğünde ey tanrı yaratıcısı irade, eskimiş tanrılarınla birlikte gömüleceksin toprağa, otlara sermaye bedeninle, fırıldak oyununa malzeme ruhunla yeni tanrıların kaburgasında bir ritim elbet bulunur senin için de..
 
 

Yazarın Diğer Yazıları