Birisi 80 yaşlarındaydı, diğeri 70 civarı... Yaşadıkları şehirler arasında yüzlerce kilometre var.
İkisinin de ortak tanıdığı olmam bana çok ilginç ve çok çok nadir yaşanabilecek bir olaya tanıklık etme imkanı sağladı, 15 yıl önce...
70 yaşında olan dedi ki: x şehrine gittiğinde ....'ın yanına varırsan, ona sor. Sözünde duruyor mu?
İki üç ay sonra yolum o şehre düştü ve yanına gittim. ....'in dediğini ona aktardım. Dedi ki:
Evet! Ben sözümdeyim. Sen de ona sor sözünde duruyor mu?
Uzun bir zaman sonra ...'in ziyaretine gittiğimde, dediğini aktardım. "Ben de sözümdeyim" dedi.
Merak içindeyim tabi. Sordum. Mahsuru yoksa öğrenebilir miyim, nedir bu söz meselesi?
Dedi ki: 20 yıldır birbirimizi görmüyoruz. 20 yıl önce her akşam namazından sonra birbirimize dua etmeye sözleşmiştik.
Ben bunu yaşadım.
Bundandır nice duygu yavan gelmede....
*
Şöyle şeyler söylüyorlar: Ak Parti, şu seçim öncesi 11 yıllık bir iktidarın yıpranmışlığı ve (illaki) hasar görmüşlüğü ile ciddi oy kaybına uğramalı iken (ki bu bir yerel seçim üstelik, insanlar yaşadıkları yerin nizamı intizamı için, özellikle yerel şahsiyetlere oy verecek) Pensilvanya mukimi zatın büyük desteği ile tahmininden de öte bir oy alacak, bırakınız oy kaybını...
"Pensilvanya mukimi nasıl destek veriyormuş?
28 Şubat'ı ne çabuk unuttunuz?
28 Şubat'ın kurmayları bilebilselerdi oluşturdukları mağduriyetin Ak Parti'yi bu günlere taşıyacağını, değil tank yürütmek, baskı v.s. kıllarını kıpırdatmazlardı.
Pensilvanya mukimi millette şu algının oluşmasına sebep oldu: "Evet, bir şeyler olabilir; ama sunumlandığı kadar olmadığı açık. Hükümet ile uğraşanlar ise esasen tehlikeli, ihtirası devasa tek adam kontrollü, hücre tipi bir yapılanma. Din iman derken rotayı paraya güce çevirmişler görünüyor. Maksatları için bu yapılanmanın devlet, vatan, vatandaş, ekonomi, huzur, istikrar umurunda değil. Gözü kararmış, tek derdi Başbakanı indirmek, hatta Başbakan bahane, devleti ele geçirmek. Devlet de hikaye, dünyaya hükmetme gibi hayalleri var. Bu devletin ekonomisi bozulacakmış, itibarı zarar görecekmiş çok da tın. Halbuki bu işten kesesi, işi, geleceği zarar görecek olan benim ve devlet ise benim devletim, başka bir devletim de yok! Şunları halledene kadar bu sefer de Ak Parti"
Bu algıyı ve taze mağduriyet zırhını altın tepside sunan Pensilvanya mukimine bir plaket hazırlansa yeridir.
Dile kolay 11 yıllık bir iktidar ve yine % 50 civarı bir destek var görünüyor.
*
İnsan, bazen sıyrılıp kendinden, kendine, kendini üçüncü bir göz ile izleme imkanı vermeli.
Aksi halde beğenmediğini kınarken kınanası bir mahluka dönüştüğünü başka türlü fark etmesi mümkün olmayabilir.
Örnek mi?
Beğenmiyor bir şeyi. Hoşnutsuzluğunu ifade ederken öyle saçma sapan bir karakter sergiliyor ki, tenkidinde, tenkit edilesiliğini fark edemiyor.
Kişinin kendini bu kadar ucuzlatmaya onu beğenenlerin beğenisi adına hakkı yok!
*
O kadıncağızın, Gezi zamanlarında bu coğrafyada başına gelenlere dair emniyete verdiği ifadedeki cinsel istismar nitelikli fiilleri, aşağılamak, incitmek için herhangi bir kadına yapabilecek yüz binlerce insan yaşamıyormuş gibi görmezden gelmek manasız.
Hatta yine bu coğrafyada benzerini din adına yapabilecek olanlar da az buz değil.
Bu topraklar din adına, dinsizlik adına, ideoloji, töre, deve uğruna can almaları çok gördü.
Kadıncağızın doğru söylemesi yalan söylemesi değil ki mesele.
Doğrusu mesele, insan yaşamını kıymetsizleştiren bakış açılarından insanlık ne zaman kurtulacak olmalıydı.
Ölmek herkesin harcı, lakin yaşamak çok zordur yakışanca...
Yaşamayı beceremeyenlere ömür biçip, giydiriyorlar.
Yaşadığımızı sandığımız hayatlar geçip gidiyor işte böylece..
Yorumlar 1
ciziroglu 24 Şubat 2014 11:31
pensilvanyayı eleştiriyoruz ama ilimizdeki pensilvanya temsilcilerinin hala ak parti içinde ve ilimizdeki kamu kurum ve kuruluşlarında idari kadroları işgal etmeleri bir tenakuz değilmi