İsmail ARSLAN

DÜĞÜN YEMEKLERİ

İsmail ARSLAN

Vakıf ve Eser

"Vakfın mülkiyeti Allah'ın, menfaati halkındır."
"Mal sahibi mülk sahibi,
Hani bunun ilk sahibi?
Mal da yalan, mülk de yalan,
Var biraz da sen oyalan!"
Yunus Emre
"Eseri olmayanın yerinde yeller eser"
Konyalı Hadimi Efendi
Suç ve Ceza
Suçu ceza ile önlemeye çalışmak çoğu zaman suça ortak olma ezikliğinin bir tezahürüdür.
Örnek:
Evli 3-4 çocuk babası bir işçiye 800-900 lira ücret ile bir ay geçin dediğinde, o, bu imkansızlığın pençesinde ve bir de metanetten ve iz'andan uzak bir anında eşinin "komşunun şusu var, busu var, bize de al, almıyorsan şu ol bu ol" demesine" (bu asla bir mazeret olmamasına rağmen) aklını kaçırıp şiddet ile karşılık verdiğinde "vay seni cani seni, al sana ceza" diyen devletin bu adamın, ailenin yaşam koşullarını iyileştirmede kendini sorumsuz görmesi bu şiddete ortak olmaktır ve şiddet uygulamaktan daha ağır ayrı bir suç da bu suçun içinde saklıdır.
Düğün Yemekleri
Kayseri'de o kadar yaygın değil. Konya'da ise dehşet yaygın bir hastalık vardır. Düğün yemeğini abartma işgüzarlığı...
Garibanından tutun da en varlıklısına kadar herkesi içine çeken bir girdap. En masrafsızının 20 30 bin liradan aşağı mal olmadığı, bir yemek verme kültürü.
Zavallı baba, üç beş yüz, bin iki bin kişiye standart menüsü olan o sofrayı kurmasa, kınayan kınayana... Topu topu bir öğün; lakin o yemeğin borcunu büyük bir gurur ile yıllarca öder o baba... İşte anane/töre buna kadirdir ve vicdan ise orada bir köşeye büzüştürülmüştür.
Sen o 20-30 bin lirayı çocuğuna versen, o da iki eksiğini giderse; ya da düğün çorbası, etli pilav, bamya değil de bir çorba ile o vazifeyi yapsan, artan paranı sadece bir fakire, bir borçluya versen de bir açığını kapatsa, veya o fazlayı kimseye vermesen de çoluğun çocuğun ile yesen diyen din algısının, pek bir mü'min inanırı okusa bunu, burnundan soluyacaktır maazallah. En iyisi dememiş olayım.
 
Variyet de Beladır
Bu cemiyette öyle variyet sahipleri vardır ki, en yakın akrabası, dostu, akranı, komşusu borç batağının içindedir, fakirdir, muhtaçtır da, onlara karşı "oh olsun" edasındadır ve sosyal yapıdaki konum, mevki ve itibarına Allah rızası sosu bulayarak, nice görkemli faaliyete de ihtişamlı destekler vermektedir.
Maalesef en çok dinden bahsedenler de işte onlardır.
İyilik Simsarlığı
Bazı insanlar vardır, ellerindeki büyük imkanlar olan ve bir iyilik yapmaya teşebbüs ederler. Bir müddet sonra bir uyduruk gerekçe ile vazgeçerler yaptıklarından.
İşte bu insanların yaptıkları iyilik, yeryüzünün en ağır sonuçları olan kötülüktür. Kahır ile anılırlar her akla düştüklerinde...
Bazı insanlar da vardır, kıt imkanları ile küçük güzellemeler yaparlar. Bir çukuru dolduramazlar; ama çukura bir kürek atarlar hesabı. Yaptıklarının da arkasından asla bakmazlar.
Onlar ise ömrün her anında her akla düştüklerinde bir tebessüm ile yad edilirler.

Yazarın Diğer Yazıları