Gazze Şeridi’nde iki milyon Filistinli açlık ve susuzluk içinde ve her an bomba, nişancı zulmü devam ediyor. Kınamak bile suç batı medeniyetinde bu zulmü reva görenleri. Allah feraset versin. Amin
"
Gayret iradidir, hiç bir şey değişmeyecek olsa da, değişme ihtimali dahi es geçilesi olamaz. Son son gayret etme yönünde iradeyi zorlamak bile bir değişikliktir, gayretin neticesi, insanın göremeyeceği bir alanda oluşsa dahi, böylecedir.
Yapamıyorum, başaramıyorum demeyi, denemeden demek, esasen en ciddi başarısızlıktır.
Mesela bendeniz de sağ felç sonrası hayattan kopabilirdim, yürümemeyi tercih edebilirdim, evet ve bir zaman sonra, hormonlar, bu beden ayakta durmaya meyilli değil, bir an önce vücuttaki elementleri toprakla buluşturun komutu ile, beni bir an önce yıkmak için çalışmaya başlayabilirlerdi.
Tercih ortaya koydum ve şimdi hamd olsun aktif şekilde hak müdafii olarak, mazlumlara faydalı olmaya, razı ve memmun bir halde devam ediyorum.
Daha iyi olma ihtimali bulunduğu için mücadeleden de asla vazgeçmiyorum.
Elbette takdir olunan olacak, lakin tedbir ve gayret takdir ile tenakuz arz etmez. Bilakis takdirin, gayretimizi de harekete geçirmek olmadığı gibi bir bakış itikaden sapkınlıktır. Biz mücadele ile yükümlü kılındık, olur olmaz yargısı işimiz değil.
*
O sürüm sürüm sürünmeden gebermeyesice, hakiki İsevilerle İslamiyetin omuz omuza dünyaya hükmedeceği itikadına inanmış idi ki ondan daha çok var bu ülkede ve dahası dünyada. Kimi ABD ve kimi ise İngiltere ile iş tutan bu aklı kıtların dayandığı fikirler, öncelikle bertaraf edilmeli.
Bu denyo, Said Nursi kanalından Kastamonu lahikasından öğrendi bu omuz omuza dünyaya hükmetme sapkınlığını ki daha çok bekleyenler var bunu.
Zira bu gibilere İslam diye sunumlanan şey günümüzde, Ümeyyeoğullarının siyasal hırsları için, Yahudi hikayeleri ile donattıkları bir abudik gubidik saçmalıktır, Aleyhisselam'ın getirdiği ile, özde bir ilgisi yoktur bunlara anlatılanların. O, tevhit ve iyi insan olmaktan başka bir şey talim etmemiş iken, bakın sağınıza solunuza, efendisinin şefaati ile cennet uman ve okuduğu kitap ona ne diyor hiç merak etmeyen sürülerden başka ne göreceksiniz, söyleyin bana.
Bendeniz ise Aleyhisselam'ın, ilk Peygamberden itibaren tüm Elçilerin ittifakla talim ettikleri ilkelerde insan bilincinin buluşacağı inancındayım er geç.
*
Ümeyyeoğulları, Haşimoğullarından hiç hazzetmemişler ve her fırsatta kendilerinden gelmeyen Peygambere ve evlatlarına zulmetmişlerdir. Son son da Onun dinini emellerine binek edip, kullanmışlardır ki bugün de bu devam etmektedir. Emevi saltanatı sırasında neşve bulanın İslam olduğunu sananların gafleti ile İslamın en temel prensipleri gölgelerde bırakılmış, Arap ırkçılığı Yahudi hikayelerine bulanıp, din diye yutturulmuştur.
*
İnsan, sürü halinde yaptıklarına, takım ruhu tanımlaması ile zerafet katabilen varlık.
*
Bu coğrafyada acziyet ve çaresizlikten beslenmek, bir kültür ve norm haline gelmiştir. Çare demeye görün, onlarca nereden geldiğini bilemediğiniz kafa, o iş bende diye burnunuzun dibinde bitiverir. Sonrası derdiniz ya büyür, ya da sıkıntınızı gideren başınıza daha püsküllü dert olur.
*
Allah'ın, ben müslümanım diyenlere en büyük imtihanı, İslam ile kurtulmayı veya İslamı kurtarmayı önlerine sunması oluyor. Kim İslam ile kurtulmaya gayret ederse o, sınavını öyle böyle veriyor, ama kim ki İslamı kurtarmayı hedeflerse, tepetaklak devriliyor.
İslâm ile kurtulmak demek, Allah'ın Muradına uygun bir yaşam sürmek, islamı kurtarmaya çalışmak ise, sanki Allah'ın kudreti buna yetmezmiş gibi, kendinden gayrına hidayet verici olmaya gayretkeş olmak ve İslama şeref katma gayretleri ile şerh olunur.
*
Üç gram akledilebilinse ki mümkün değil, zira aklın ölçülebilir bir ağırlığı yoktur, varsa vardır, yoksa yok, şu net bir şekilde bilinebilecekti: İdrakın tekamülü sınırsızdır. Zira akletmenin de bir sınırı yoktur. O ruh var ya o ruh, o var oldukça bu, bu kadar nettir.