Bir insanın kafası ve kalbi aynı programa bağlı değilse, ya kalp ya da kafa zamanla vitesten atar.
Kalbi merhameti kafası zulmü öngören birinin fiili hem kendini hem civarını sıkıntıya sokacaktır.
Vermeyi seven biri, verdiğinin tanrısı neden olur diye sorulursa; bundandır...
Kalbinde semavî iman olanın kafasında beşerî felsefe varsa bu da onu zora sokacaktır.
Kafa ve kalp uyumu önemli...
Referans noktalarının uyumu önemli...
Ağız tadı önemli...
Mutsuzluk bulaşıcıdır ve kanserden daha tehlikelidir.
*
Engel oranı ne olursa olsun, araç ve toplu taşımayı kullanabilir durumda olmayan engellilerden, ulaşımları için, ailelerinin onların üzerine aldıkları araçlardan ÖTV ve MTV alınması hukuka ve hakkaniyete uyar değildir.
Yasal düzenlemenin bu perspektif gözetilerek yapılmaması yanlıştır.
Ancak her türlü suistimalin de engellenmesi şarttır.
Mesela engelli Ankara'da, araç torununun altında Antalya'da, bu kabul edilemez tabii ki.
*
Israrla birileri ülke gündemine Arap hayranlığını İslam olarak dayatıyor. Arap örfü zaten dinleştirilmişti de yetmedi, insanı, dili de kutsandı ve parası da. Lakin Allah aldatana da aldanana da hesabını soracaktır. Zira Allah ilk Peygamberden son Peygambere kadar hep aynı ilkeleri duyurdu ve insanlar ilkeleri değil duyurucuların yaşama alışkanlıkları ve kültürlerini ön plana çıkarmayı daha eğlendirici buldular. Ne alaka size anlayasınız diye onu Arapça indirdikte Arapça'yı kutsallaştıracak argüman, mevzu anlamak sadece. Veya mevzu ağız ve diş temizliği, ne alaka misvağı kutsama.
Faiz yani paradan para kazanmak yasak, ne iş, katılımcı bankacılığa dini refere ile cevaz giydirme çılgınlığı.
*
Bir müslümanın ubudiyete ihtimamı ile ilgili kendini ispatlayacağı merci gayet açıktır. O bu şu görmüş, o iş, işin hikaye kısmı. O bu şu, ancak onu eğilip kalkarken gördüklerine şehadet edebilirler, başka değil. Yalnız Sana kulluk ederiz demesini duyduklarını ikrar edebilirler, lakin hakikatte neyi, ne için yaptığına dair sözleri havada kalır, bunun şahitliğine dair zabıt tutan başka bir mercii var zira ve O mercii yanıltılamaz.
Yani yok öyle falanın gözüne girmek için eğilip kalkanın ubudiyete ihtimam iddiasının aslı veya gayra zulmedenin kaçacağı bir delik.
Mevki ve makamını şehvetini tatmin için kullananın da cami macerası hikayeden ibarettir.
Maiyetinde çalışana insan gibi yaşamasına elverişli ücreti vermeyen köftehorun falan vakfa filan derneğe verdiği zekat onun cehennem hükmü olmasından maada bir şey ile izah edilemez gibi ya da.
Ali hakkımda iyi desin, Veli beni övdün diye iş tutanlardan hiç bahsetmeye lüzum yok üstelik.
*
Devlet eşiğinden içeri adım atarken, mensubiyetini, ideolojini, kinini, sevgisini eşikte silkeleyip, üzerinden atamayanları mevki, makamlara atayanlar, ya hain, ya da hamakat ehlidirler. Bunlarlı bir devletin bekası mümkün değildir. Ya bunlar devleti yer, ya da zaaflarına vakıf olanlar, bunlarla, devleti yer.
*
Egzema ve benzeri çoğu deri rahatsızlıklarında problemin aslı esası, içeride bir yerlerdedir. Karaciğer, böbrek, bağırsak fonksiyonu bozuklukları tedavi edilirse, çoğu deri rahatsızlıkları da kendiliğinden geçecektir.