İsmail ARSLAN

Kayalara Kazıdıklarım

İsmail ARSLAN

Batıda her hak kazanımın altında derin acılar vardır; haklar kanırta kanırta alınmıştır. Doğuda ise her hak lütuf ve ihsan ile verilmiştir. Anadolu, neresinden bakarsanız bakınız Doğu ve Batının üvey evladıdır...


Birilerinin hevesi için muktedir makamlara atanmış esir özne olmaktansa kendi öz yaşamımın özgür yüklemi olmam yeğdir.

Ak sürü kara sürü... Güdülgenler... Çiti belliler...  Toptan kabül veya retçiler... Ocuya buculuk tu kaka,  bucuya da oculuk tırışka..

Tepemden in diyen, tepeme binenin tepesine bineceğim diyorsa tepesine binenden geri kalmadığını ilan etmiş demektir.

Güç, güç bir sınavdır; sahibine hükmedebilen tek köle...

Olmak istemiştin. Ne o olabildin ne de kendin. Milyarlarca var sen gibi, sürü sürü doğup, bir yudum bile özne yaşayamadan, toprağa gömülen...

Ne kadar da çoğaldı beden olarak ellili yaşlarda olup da yaşam tutkusunu ruhen yirmili yaşlarda kaybetmiş olanlar...

Üç kuruşluk hevesler ile ömürlerinizi boşa geçirmeyin söylemini dillerinde pelesenk edenlerin, milyarlık işlerde boy göstermeleri manidar...

Korku mitosundan beslenen rejim, bekası için düşman üretmek zorundadır.

Birini tanımanın kestirme yolu, onu başka biri hakkında konuşturmak. O, onu anlatırken, onun şahsında kendi vasıflarını ifşa eder.

Kusursuzluk arayış ve beklentisi D.N.A. dizilimine aykırıdır. İnsandaki devasa kusur, kusursuzluk hevesidir.

Halbuki oturup bir kahve vakti sohbet edebilme imkanı vermiş olsalardı birbirlerine, bu kadar germez ve incitmezlerdi birbirlerini...

Çoğumuzun sağlık ile yaşayacağı zaman toplasak 15 20 yılı geçmez ve yine çoğu insan hırs haset yumağı bir kısır döngüde yaşamını eritip bitirir. Sürü sürü doğup, yığın yığın tepeleme gömülengiller familyası, civarını da kendine benzetmek için tüm varını harcar...

Yeni bir gençlik var gözlemlediğim kadarı ile:

Bu gençlik, değerler ile değer yargılarını ayrıştırmış, içini onun bunun doldurduğu kavramlara paçavra muamelesi yapan bir gençlik.

Ne muhafazakarlık ne de karşıtlığına dair üretilmiş kavramları iplemeyen, kendine özgü terminolojisi olan bir gençlik, bu gençlik.

İdeoloji cikletini sıcak asfaltta eğlence niyetine kullanan bu gençlik, terminolojiye zil takmış göbek attırıyor...

Topyekün siyaset terminolojinin de ruhuna fatiha okuyup, siyasilere helva dağıtan bu gençlik, kendini tanımayanları ise hiç tanımıyor.

Toplum mühendisleri şaşırdılar. Nemalanmaya çalışanlar elbette olacak; fakat bu gençlik, kimseye varlığını ve duruşunu yedirtmeyecek görünüyor...

Kişi, görmediğinin münkiridir...

Yazarın Diğer Yazıları