18 Mayıs 2014 günü, 10.30 suları Star Tv kanalında "Kayıp Prenses" isimli bir çocuk dizisi yayımlandı. Küçük kızlarım öteden beri bu diziyi izlerlerdi. Oturdum onlar ile birlikte izledim.
Bu dizi tam bir facia...
Yayımlanmasına nasıl izin veriliyor anlayabilmiş değilim. Şöyle ki;
iyilik perisi kraliçe rolünde bir kadın var. Bu kadın evli ve kocasından ayrı yaşamak zorunda. Kocası, evinde birlikte yaşadığı kötülük perisi bir kadın ile ilişkiye girmiş ve kadın adamı sıkıştırıyor, ilişkinin devam etmesini istiyor.
Bu arada kraliçeyi seven başka biri var ve kraliçe ile bu adam bir odada mahsur kalıyorlar. Adam fenalaşıyor. Kraliçe bu adama ilgi gösteriyor ve adam, hayattaki son arzusu kabilinden kraliçeyi öpmek istiyor ve kraliçe öptürüyor.
Bunlar nasıl mizanpajlar?
Nasıl bir senaryo anlayışı?
8-10 yaş grubu çocuklara mahsus hazırlanmış bir dizide eşlerin birbirini aldatmaları, cinsel mesajlar "iyilik" adı altında sunumlanıyor.
Bu algı yönlendirme, subliminal mesaj olgusuna R.T.Ü.K. nasıl duyarsız kalıyor?
Anayasa 41. madde, aileyi, çocukları korumak ile devleti mükellef kılmıştır. Bu saçmalıklara müdahale etmeleri gereken, bu maksatlı kontroller adına maaş alan, kadrolu vazifeli insanlar ne iş yaparlar?
Bir zamanlar televizyon ile savaştım; eve sokmamak için envai çeşit metod tecrübe ettim. Çünkü o zamanlar bile, yayım politikası gereği çocukların yetişmesi, sürekli kaygı duymama sebep oldu; ancak yenildim. Televizyon eve girdi. Nasıl girmesin? 4 kız var ailede. Bizde aileler sıkı iletişim halinde ve bir önleme diğer ilişikli ailelerde de kabul görmeli. Amcada, dedede, üst kat komşuda, okulda şurada burada o kadar temas halinde ki çocuk, neden olmaması gerektiğini anlatamıyorsunuz ve pes ediyorsunuz. Tabi ki şu izlensin bu izlenmesin sürekli kontrol altında, ancak asla etkili değil.
Bu tür (subliminal) mesajlar sadece dizi, reklam veya filmlerde değil, her alandaki devlet ve toplumsal yaklaşımda var maalesef . Örneğin ticari-iş hayatında başarılı ödüle layık görülen bir çok zengin ama kalitesiz insan sadece "acımasız" veya "utanmaz" olduğu için maddi açıdan "başarı!"ya ulaşıyor ve örnek gösteriliyorlar. Gençlik özeniyor. Şöhret konusu da böylece. Biz, kendimize ve çevremize "itibar" edilecek veya edilmeyecek hususları "telkin" etmeliyiz.
Dahası dizi filmlerde sanki bir el özellikle ayarlıyormuş gibi, ailenin temeline bomba yerleştirmeye özel dizayn senaryolardaki ahlaksızlıklar, mazeret kabul etmez densizliklerdir.
Hangisini izleseniz, programlanmış gibi o, bunu aldatıyor, bu, şunu… Kız nasıl tavlanır, oğlan nasıl etkilenir… Çaktırmadan halt nasıl yapılır? Çakılır ise ne yapmak lazımdır…
Bu Anayasa uygulanmayacak ise, süs mü konuldu şu madde oraya efendim?
Anayasa 41. Madde: "Aile, Türk toplumunun temelidir. Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması için gerekli tedbirleri alır, teşkilâtı kurar."
Bu "Kayı Prenses" dizisi ile şikayetimi derhal BİMER vasıtası ile yaptım. E-Devlet şifreniz ile giriş yapıyor ve BİMER'e Başvuru bölümünden şikayetlerinizi Başbakanlık Makamına iletebiliyorsunuz. Katılmanızı umarım.