Tarım Orman İl Müdürlüğü, resmi internet sayfasında geçen hafta Kayseri Gündem Gazetesi’nde çıkan haber üzerine bir açıklama yaptı. Hassasiyet gösterileceğinden, amatör balıkçıların taleplerini dikkate alacaklarından, amatör balıkçılara yer tahsis edeceklerinden dem vuruyorlar. Barajda balık üretimi yapıldığından ve balıkçılığın ülkeye ciddi katma değer faydasından bahsediyorlar; fakat barajdaki sazan balıklarının üretim balıkların dışkısı yüzünden şu an hasta olduğuna dair bir şey söylemiyorlar. Amatör balıkçı, sazanı zaten bu hastalık sebebi ile unuttu; fakat o barajda olta ile levrek, gökkuşağı alabalığı avlayabiliyor ve bu balıkların barajda ne kadar olduğuna dair resmi rakamlara ise sadece gülüp geçiyor. Amatör balıkçı biliyor ki, küçücük kayıktan attığı ağ ile yılda 20 ton sazan avlayanlar var.
Geçelim bunu; Tarım Orman, aldığım duyuma göre amatör balıkçıya balığın çıkmadığı alanlardan (Dadağ, Emmiler ve Kuşçu) yer tahsis edecekmiş! O bölgeler ehline malum ki, balık sirkülasyonunun en az olduğu yerler.
Eğer bu duyum doğru ise demek istemişler ki: ‘Oturun oturduğunuz yerde. Ne işiniz var sizin balıkla, piknikle, doğal yaşam havası ile... Çok mu meraklısınız devletinizden hizmet almaya; bastırın parayı, çalın düdüğü... Çok mu isteklisiniz avlanmaya, alın size yaşlı fillerin topluca ölmeye gittiği yerler, isterseniz gidin oralarda sıkıntıdan ölün, isterseniz türkü yakın!..’
Bu memlekette bu kadar medeniyet adına gelişmeler yaşanıyor; hükümet hizmet üretmeye çalışıyor, Belediyeler çırpınıyor; ama işte işin hikmeti, kıymeti masa başında bir anda puf oluveriyor.
Sayın Yetkililer!
Masalarınızdan ayrılın ve balık avı malzemesi satan esnafı sadece ceza kesmek için değil, sosyolojik gözlem adına da bir gezin. Kaç kişi amatör balıkçılık ile meşgul, görün. Abartısız söylüyorum, Kayseri'de en az yirmi bin kişi, avlak bölgelerin havasından suyundan balığından faydalanıyor. Kayseri Merkez’de mesleği sadece balık av malzemesi satmak olan elli işletme var. Bu hobinin ciddi bir ekonomisi var. Amatör balıkçı malzeme, yem alır, üç balık tutuyorsa suya iki kilo yem serper. Balığı doyurur. Mazot benzin yakar, marketten alış veriş yapar. Rehabilite nedeniyle sakin, uyumlu insan olmaları, işlerinde verimli olmaları ve hastanelere yük olmamaları da cabası... Devlete kazanç ise davanız, emin olun ihale ettiğiniz rakamdan katlarca fazlası bu ekonomik döngü vesilesi ile Devletin kesesine bir şekilde giriyor.
Amatör balıkçıyı dikkate almak durumundasınız. Küstürmemeli, yok saymamalı ve üzmemelisiniz.
Daha önce ağcılara bir alan, oltacılara bir alan demiştim. Adalet anlayışınız buysa aman kalsın. Maksadınız balıktan arındırılmış bölgelerde balık avcılığı izni ise basını takip edin. Balıksız alanda balık tutma izni vermenizin karşılığı sizi bir eylem bekliyor: Amatör Balıkçılar yarın bir gün Kayseri Cumhuriyet Meydanı’nda Valiliğe doğru boşa olta atacaklar ve sizin verdiğiniz Amatör Balıkçı Kimlik Belgelerini yakacaklar.
O gün yazılı açıklamalarınız bir şey ifade etmeyecek. Sayfalarca açıklama bir anlam taşımayacak. Amatör balıkçı adalet istiyor ve kaliteli bir hizmet bekliyor.
Baraj kiracısından aldığınız yüz bin lira, on binlerce amatör balık avcısını küstürmeye değer mi?
Aklı başında makul düşünebilen her insanın kabul edebileceği bir teklifim var: Amatör balıkçı barajın tüm kıyı bölgesinden kurallara uymak şartı ile balık tutabilsin. Kurallar keyfi olmasın. Ağcılar kıyı bölgelerinden en az 300 metre uzakta ağ atsın. Neden 300 metre? Önceki yazımda bahsettiğim gibi ne o oltacıyı görsün, ne de oltacı onu. Zira adam medeniyetten nasipsiz, hakaret edebiliyor, küfür edebiliyor. Barajın sahibi olduğunu söyleyebiliyor. Amatör olta balıkçısını def etmeye çalışıyor.
Ağcı kilometrelerce ağ döşeyemesin. Disiplinli denetim olsun. Eğitim alsınlar ve can yeleğinden tutun da teknesinin ruhsatına kadar her şeyleri tam tekmil olsun. Sürdürülebilir yaban hayatı amaç olsun, para pul kazanmak değil… Amatör balıkçılar için verdiğiniz belge var: Amatör Balıkçı Belgesi. Bu belgeyi almak av yapabilmek için zorunlu olsun ve belgeyi alabilmek için eğitim şartı getirilsin. Yıllık da örneğin 100 lira bedel belirlensin. Böylece yılda bir milyon lirayı sırf belge düzenlemekten Devletin kasasına koyar, ağcının vereceği yüz bin liraya tamah etmezsiniz.
Çözüm mü yok sanki!
Hayır ile anılın; hayırlı işler yapın lütfen...
O makamlar gelip geçici; fakat baki olan değerler var.
17 Kasım’da her meslekten bazı amatör balıkçı arkadaşlar bu konuları konuşmak için bir araya geldik. Konu bazlı bazı çalışmalarımız olacak.
Sonraki bir yazımda bahsedeceğim.
Esen kalın.