İsmail ARSLAN

Kayserili Amatör Balıkçıların Dramı

İsmail ARSLAN

 Devlet dediğimiz kurum sonuçta bir sözleşmeden ibarettir. Sözleşmemiz son derece basit. Teba, söz verir ağzının tadına hizmet eden kurallara uymaya; kuralların yürütülmesine hizmet edenler de söz verirler keyifli bir yaşam için çalışmaya...

Bu kadar açık ve basit...

Özelde böyle midir?

Örnek, Amatör Balık Avcıları...

İş güç, çoluk çocuk sahibi uyumlu verimli yurttaşlar. Bütün hafta çalışıyor, katma değer üretiyor, kaliteli yaşam için didiniyorlar ve hafta sonları çoğu zaman da aileleri ile birlikte ve sadece bazen zorlu parkurlarda yalnız ya da üç beş kafa dengi arkadaş birlikte doğa ile buluşmaya onlarca yüzlerce kilometre yol yapıp hafta içi baskısını giderici bir dinlence peşindeler...

Devlet, bu insanlara sözleşme gereği ne yapmalı?

En sağlıklı, en makul, onlara en layık hizmeti vermeli, kolaylıklar sağlamalı. 

Peki Devlet ne yapıyor?

Bir kurumu onların av yaptığı sahaya ulaşımı kolaylaştırmak için çırpınıyor, Eğlence ve dinlenceleri için sahil boyu yol, kamelya yapıyor; yani amaca hizmet ediyor. Devletin diğer bir kurumu ise farkında ya da değil, bu insanların küçük eğlencelerinin çanına ot tıkamak için işler yapıyor.

Örnek?

Yamula Barajı Bölgesi Av ve Avcı Düzenlemeleri.

Kocasinan Belediyesi şehre 20 kilometre ötedeki baraja ulaşımı iyileştirmek, baraj bölgesini piknik, eğlence, dinlence mekanı yapmak için çuval çuval para harcıyor, emek veriyor. Çok da iyi yapıyor. Yapması gerekeni yapıyor. Biliyor ki binlerce amatör balıkçı eline olta takımını alıp keyifli bir gün geçirmek için hafta sonları çoluk çocuk su kenarında. Bu insanlar en başta yurttaşı, hemşehrisi veya şehrin misafiri; en güzel hizmete layık insanlar. Belediye olmasının gereğini yapıyor. Diğer bir devlet kurumu ise bu ortamı çilelemek, keyfi, dinlenceyi baskılamak için olmadık düzenlemelere kafa yoruyor. 

Neymiş? Barajda üç beş ton balık varmış. Kurumumuz bu balıkları kime kaça satarız hesaplarında... Bir ihale ilanı. Bakıyorsunuz bu barajdaki balıklar kaç paradır diye. Yüz on bin lira! İlan ettikleri balık tonajlarına böldüğümüzde balığın kilosu yirmi beş kuruş! Bırakalım para pul hesabını, ihaleyi alanın mantığınca Devletimiz yüz on bin lira verene barajın tapusunu veriyor! 

Kilometrelerce ağ at, ne var ne yok, topla. Yaban hayatın kökünü kurut. Kıyıya avlanmaya gelen balıkçıya sataş, hakaret et, def et onu. Olta atmasına izin verme, taciz et, dibine dibine ağ ger, yaklaştırma; çünkü o malını çalıyor!

Sayın Devletim! Senin ihaleni alan, barajın sahibi gibi davranıyor. Eğlence, dinlence için kilometrelerce yol tepip gelen sevgili vatandaşlarına (af edersin) .. muamelesi yapıyor! Bindiği kayıktan kimi kendini bilmezler çemkiriyor, ‘def ol buradan, burayı bana devlet verdi, sen de kimsin?’ diyor.

Bunu yapma sayın Devletim! Amatör balıkçıyı maskara etme. Yüz on bin lira senin küçücük bir kurumunun yakacak masrafı bile değil. Binlerce –kimi hakim, savcı, kimi mühendis, doktor, kimi işçi memur, esnaf binlerce vatandaşına hizmet etmek için var olan sen, onların verdiği vergiler ile yaptığın bu barajı bir kazanç kaynağı olarak değerlendirme ve üç beş para babasının vatandaşının tepesine binmesine izin verme!

Bırak bu suya ağ atılmasın. Hatta bu suya sen, devasa imkanlarını kullan tonlarca yavru balık sal. Yaban hayatını güçlendir. Sen böyle yaparsan, gülümseyen insanların çoğalır; sana inanan güvenen insanlar senin varlığından gururlanır. 

Sayın Devletim, Amatör balıkçı vatandaşlarını madara etme, üç beş had bilmezin maskarası etme... 

Deniyor ki; o insanlar ekmek peşinde. Geçimlerini bu işten sağlıyorlar. En doğrusunu yine sen bilirsin de, koca bir baraj var ortada. Onlara bir yer, amatör balıkçıya bir yer tahsis etmek sana hiç de zor değildir. Kimse birbirini görmesin ve gerginlik oluşmasın.

Sizin çözüm ehli olduğunuza inancımız var ve saygımız, var olma sebebiniz olan adaletedir.

Yorumlar 11
Yüksel Akkaya 20 Kasım 2012 15:52

Hislerimize tercüman oldunuz, sağ olun.

1adam 17 Kasım 2012 19:28

her tarafta misina ağ var. bunu görmez ama senin oltanı görür, para ver senide görmez...

İsmail Arslan 16 Kasım 2012 13:26

Teşekkür ederim Fatih bey, Hazreti Musa'yı malum ateşte yakmak istemişlerdi ve dev bir odun yığını hazırlamışlar, onu da yığının tam ortasına bağlı halde atmışlardı. Ateşi yaktılar, fakat ateş onu yakmadı. Menkıbemizde bizi asıl ilgilendiren bölüm ise şu: Bir kuş (cinsine karga diyorlar; ama sanmıyorum) gagasında taşıdığı bir parça çöpü odun yığınına atıyor. 'Sen ne yapıyorsun; koca odun yığınına bu çöp ile ne kadar katkın olabilir ki?' diye soranlara: 'Düşmanlığım belli olsun! cevabını veriyor. Bir başka kuş da (güvercin diyorlar) gagasında taşıdığı suyu ateşe bırakıyor. Ona da: 'Bu kadarcık su ile bu büyük ateş söner mi hiç?' diyenlere: 'Hiç fark etmez; tarafım belli olsun, dostluğum belli olsun' diyor. Bu mantıkça üstadım...

İsmail Arslan 16 Kasım 2012 13:22

teşekkür ederim, umarım fayda hasıl olur.

mustafa küçük 16 Kasım 2012 10:54

bahçecik ve sarımsaklıda katliam devam ediyor oralarada değinmek lazım şu an iki barajdada kiralayan kişiler yasak olmasına rağmen misina ağ kullanıyor.

Fatih MERMİ 16 Kasım 2012 08:45

kaleminize sağlık. içimizden geçenleri dile getirmişsiniz. umarim birilerinin dikkatini çekmiştir.

Ahmet Koca 15 Kasım 2012 21:19

eline diline yüreğine sağlık. hepimizin içindekini ifade etmişsin.

İsmail Arslan 15 Kasım 2012 15:47

merhaba yılmaz bey, hissiyatınıza yürekten katılıyorum. bu konuda ulaşabileceğimiz tüm yetkililere bir şekilde ulaşmaya çalışmalıyız. haklı bir talebimiz var ve haksız uygulamalar ile karşılaşmak istemiyoruz. teşekkür ediyorum. saygı ile...

İsmail Arslan 15 Kasım 2012 15:45

atilla bey, ortak bir problemimizi ifade etmek istedim, umarım yetkililerin dikkatini çekebiliriz. konu hakkında bir yazım daha olacak, bazı gelişmeler var. saygı ile..

Atilla Demir 15 Kasım 2012 14:51

elinize sağlık ismail bey bir kaç yorum eklemek istiyorum ama sistemde sorun var heralde devamlı yazdıklarım siliniyor.

YILMAZ GÜÇLÜ 15 Kasım 2012 09:56

mrb ; ismail bey . biz amatör balikcilarin sorunlarini dile getirdiğiniz için tşk ederiz.bende bir iki birşeyler söylemek istiyorum.lütfen yanliş anlamayin başkanim ama biz illa kayak mi yapmak zorundayiz. bizler amatör balikciliğa gönül vermiş belkide 10 binlerle ifade edilebilecek bir topluluğuz.o güzelim barajimizi ihale yoluyla baliklarini bitirtirmek biz kayserililere ne kazandiracak. valla o ağcilar varya siz para ile satin o barajin içindeki baliklari inanin 2 sene sonra o suda 1 tane balik bulamazsiniz. neden aman gelin bakin bizim erciyes dağimiz var gelin burda kayak yapin diyorsunuzda neden gelin bizim öyle bir barajimiz varki gelin balik avciliği yapin demiyorsunuz seben nedir . siz bizi sevmiyormusunuz . kayseriyi sevmiyormusunuz. lütfen şu ihaleyi durdurun .

Yazarın Diğer Yazıları