Martavallar
Şu bir gerçek, hiç lafı kıvırmaya sebep yok:
İnsan hakları, sosyal adalet, eşitlik vb. ifadeleri diline dolayıp yaşama geçiremeyenlerden;
"mü'minler kardeştir" "komşusu aç iken tok yatan bizden değildir"i zünnar misali beline dolayıp hayatına taşıyamayanlar daha faziletli değillerdir.
Öç
Öç duygusu rövanşisttir. "Dün zayıftım, beni ezdiler, bugün güçlüyüm ezenleri ezeceğim" zihniyeti sarmal bir
saçmalıktır,
aptallıktır,
ahmaklıktır.
Ortaya çıkardığı ürün itibarıyla bu ise zihniyet, terbiyeciler, terbiyesizlerden geri kalmamış demektir.
Mukni İman
İman, inkarı ikna ile sindirebilir; ama ikna edilmiş birisinin imanı sindirmesi mümkün değildir.
Bir yerinden o inkar pırt yapar!
İman-İnanç
İman ve inanç farklıdır.
İman, bir ölçeğe gelmez, bir kaba sığmaz; inanç ise sistematik bir disiplindir.
İmanı olmayan inanç sahibi, tenhada yaptığını başkasının yanında yapmaz.
İman ve Delil
Allah'ın varlığına 99 delili olanın 99 da şüphesi varmış demektir. Delil, bilinenin aksine imanı kuvvetlendirmez; çürütür.
Ne demek istiyorsun? Tahkik boş iş mi yani?
Hayır!
İkna olmaya ihtiyacı olmayan olmadıkça kıvranman bitmeyecek demek istiyorum.
Bir annenin anne olduğunun ispata ihtiyacı yoktur misali...
Sağlama
Ve [bil ki,] eğer senin başına Allah bir darlık, bir sıkıntı saracak olsa, O'ndan başka onu giderecek yoktur: Ve eğer hakkında iyilik, genişlik diliyorsa, O'nun lütuf ve cömertliğini engelleyebilecek kimse de yoktur; (Yunus Suresi 107)
Şu iki üç mesaj yukarıda yazdığım cümlelerin sağlamasını yapalım şimdi.
İman sahibi olduğunu iddia eden, bir sıkıntı onu bulduğunda, onu, başına saranın O olduğuna gerçekten iman etmiş olsaydı, mesela siyaseten falan partiyi, filan kişiyi zarar verici saymaz ve darlık ve zararı gidermek adına Allah'tan gayrını muhatap almazdı.
Uygulamada böyle olmadığına göre, imanı değil; inancı konuşuyor olmamız da son derece doğaldır.
İmanı mantığa oturtmaya çalıştıkça inanç sistematiği semizler, gürbüzleşir; iman ise derman kaybeder.
Ters bir yorum; fakat bu böyle...
Bundandır ağız tadı eksikliği... Huzursuzluk... Tatminsizlik...
Zarar ve faydanın Allah'tan olduğuna inanan birisinin, insanlar ile fayda zararı ilişiklendirme ile işi olmaz. Fayda ve zararı insan ile ilişiklendirenlerin de iman teraneleri sivrisinek vızıltısından öteye gitmez.
Mert mü'min odur ki;
Evet böyle inanıyorum, mantığınıza uysa da uymasa da diyebilendir.
Böyle demeyip "ama", "şöyle ki", "aslında", "doğrusu bu şu demek" ile lafı kabartanlar, Allah'ı Musa bilip, kendini Harun sayanlardır.