Makam ve ünvanını emeli için malzeme kılanın evladı iyali ve çevresindekiler de zehirlenirler ve topyekün hepsi pislikler olarak yaşarlar ve pejmürde şekilde ölürler. Bir haris, tek başına tüm bir mülkü perişan etmeye yeter. Hırstan sakınmada en önce harisin çevresindekilerin ona ikazcı olmaları dünya ahiret saadetleri için şarttır.
*
Şeyh İsmail Çetin ve Prof. Dr. M. Zeki Duman ile birebir tanışan ve eserlerini okuyup, sohbetlerine iştirak etmiş, insan ilişkilerine muttali olmuş biri olarak, itikadi bazı temel konularda, farklı düşseler ve yolları farklı olsa da, ikisinin de davasının Allah Rızası olduğuna açık şehadetim vardır.
Temelde burada, yani Allah Rızasında buluşan her Müslümana hüsnüzan beslemeyi talim eden bu zatlar ile cennette cem olmayı niyaz eder, bu algıyı idrak eden her müslümana kalbi sevgi ve saygılarımı samimiyetle izhar ederim. *
Dünyada öyle yaşamak lazım ki, öldükten sonra, ahiret alemi olmasa da, kişinin, yaşadığı hayattan pişmanlık duymadan, kendinden razı olarak gözlerini kapatması aslolan olmalı.
*
Takva nedir?
Allah'a derin saygıdır ki, alameti vicdanı rahatsız edecek tüm olumsuzluklardan kaçınmak ve iyi insan olmada çokça gayretli olmaktır.
*
İnsanı da yaşayan her canlı gibi güdüleri güder, Ruh u İnsani ise güdüye vurulan Tanrı Dizginidir. Hayatına anlam katmak isteyen, Ruhun Komutlarına uygun yaşamalıdır.
*
Başka bir açıdan Alevilik mevzusu
Hacı Bektaş Veli, Pir Sultan Abdalların ilkelerini kurguladığı Anadolu Aleviliğini rezil iftiralarla (mum söndü gibi) yok saymanın, itibarsızlaştırmanın ceremesini, bu kutlu yolun insanlarını ateizmin, zerdüştlüğün kucağına atanlar çekmiyor, yine bu aziz millet katlanıyor olumsuzluklara maalesef.
Anadolu Aleviliği ilke odaklıdır esasta ve harama uçkur çözen, hak hukuk gözetmeyen aralarında barınamaz, uzaklaştırılır. (Düşkünlük)
Ümeyyeoğulları'nın İslamı, Arap ırkçılığı adına bozarak kullanması neticesi oluşan karmaşada, Türkler bir türlü net konum belirleyemediler bu gün dahil maalesef. Ya İslam'ı menfaati için kullanan Arap ırkçısından, veya aynı şekilde Farisilik hevesindeki Fars ırkçılarının işledikleri bir ırki özelliği, İslam sanrısı ile sergilediler.
Anadolu'da neşve bulmamış bir islam algısı, kim ne kadar uğraşırsa uğraşsın bu millete 3 5 beden uyumsuz olmuştur ve olacaktır.
Osmanlı devleti, aşiretlikten devlete, Alevi-bektaşi geleneği ve kültürüyle geldi. 2. Mehmet (Fatih) gelene kadar, Osmanlı padişahları, tahta çıkarken, peştemal kuşanırdı. Ahilik geleneğinden gelen bir şey. Padişah da, halka hizmet sunan bir meslek anlamındadır.
Şu net ki Selçukluyu Farisi, Osmanlıyı Bedevi Arap özentisi bitirmiştir ve İslam, tabiatı icabı, Onunla dünyaya hükmetme meyillilerine her zaman hüsran sunacaktır, zira İslam, Allah Muradına uygun hayat sürmenin yoludur, Allah'ı emel için kullananlara yol veresi değildir.
*
Diğer tüm mezheplerde bir yasak yokken, Hanefi mezhebinde istakoz, midye, karides ve sair balık olmayan deniz canlılarının yenilmesinin caiz görülmemesinin illeti, tiksinme ve ikrah duygusu kökenli olup, tiksinmeyip, midesi kaldıran için midye ve istakoz gibileri yemekte mahzur olduğuna dair bir izah da söz konusu değildir.
*
Dünyada malı ve parayı biriktirerek, varlığı, insana ve sair mahlukata hizmete tahsis etmemek, saman çöpleri ile merdiven yapmaya benzer. O merdiven küçük bir kıvılcıma bakar ki, onunla yükselmeyi uman da, onunla beraber yanar...
*
Tıp şu an organizmada bozulan organı değiştirme seviyesinde, kafa naklini bile test ediyorlar; lakin bir devrim olur da, bilinç naklini çözebilirse bilim, organizmaya ihtiyaç kalmayacak demektir.
Bunu mümkün görüyor muyum?
Eğer Allah olmasa idi, olası idi, evet.
*
"O gece tartışmıştık ve öylece uyuduk şimdi mezarını dahi bilmiyorum."
Eşini kaybeden bir depremzedenin acı dolu sözleri.
İktibas
Sevdiklerinizi üzmeyin!
Dünyada en ağır ceza vicdan azabıdır!