Dini hayattaki özel gün ve geceler bazıları için önemlidir.
Dinin kaynağına baktığınızda çok iğreti dursa da böyledir.
Bazen işin özünü bildiğinize çok memnun ol(a)mazsınız(!)
Olayın sahteliğini bilirsiniz, engellemeye gücünüz yetmez.
İçiniz içinizi yer ama doğruları anlatmakta zorlanırsınız.
Dini konularda da böyledir, tarihi ve sosyal konularda da.
Uyduruk uygulamalarda insanlardaki huşuyu görürsünüz.
Onların yanlışa olan inancını biz gerçekte yakalayamayız.
Haşyet ve saygılarını görüp imrenmemek ne mümkün?
İnsan kendi putunu yaratmaya ve tapmaya pek meraklıdır.
İsrailoğullarının altından buzağısı ile başlar bu serüven.
Allahın indirdikleri ile yetinmemek insanlığa mahsustur.
Din adına uydurulan şeyleri temeizlemeye teşebbüs edin.
Sanırım on dört asırlık bir zamana ihtiyacımız olacaktır.
Aynı temizlik tarihi ve sosyal konular için de geçerlidir.
Yalan tarih için utanması gereken yalancı tarihçilerdir.
Tarihçiler her dönem kahraman üretmekte mâhirdirler.
Bu kahramanlara olağanüstü olaylar ve senaryoları da.
Sarıkamıştan hezimetin tersi ile çıksaydı Enver Paşa.
Enver Paşanın kahrmanlıklarını yazacaktı tarihçiler.
Geldikleri gibi giderler sözünü ona söyleteceklerdi.
Karga olmasa da domuz kovalayacaktı çiftliklerinde.
Birinci yetmeyecek ikinci Sarıkamışı da kazanacaktı.
En baş komutanlık meydan muharebesini okuyacaktık.
Rusları Hazar denizine döktüğünü ballandıracaktık.
Mareşallik rütbesini hakedecek zaferleri uyduracaktık.
Alman sevgiliyle mektuplarını gözyaşlarıyla okuyacaktık.
Her deliğe sokacak her taşın altından onu çıkartacaktık.
İstanbulu İngilizler, güneyi İtalya ve Fransa işgal etti.
Ama her ne hikmetse biz hep Yunan ordusuyla savaştık.
Enver paşa olsaydı muhtemelen İngilizlerle savaşacak;
İtalyan ve Fransızları Dicle ve Fırat nehrine gömecektik.
Enver paşayı Kut’ul Amare’nin bir yerine yerleştirecektik.
İngilizler mağlup olduğu için bu savaştan bahsedilmemiş.
Enver Paşa Almanların dostu olduğu için bahsedilecekti.
Yılın her ayına bir etkinlik konulup unutturulmayacaktı.
Her tarafta Enver paşanın heykelleri boy gösterecekti.
Hatta 19 Mayıs etkinliğinden mahrum bile olabilecektik.
Allah muhafaza iyiki böyle bir memleket olmamışız.
Beşiktaş Jimnastik Kulübü ne kadar gurur duysa azdır.
Onların sayesinde öğrencilerimiz bir gün tatil yapıyor.
Hatta bu sene futbolda şampiyon olacaklar galiba.
Onların yerinde olsam bunu 19 Mayısta kutlardım.
Yoksa siz 19 Mayısı başka biriyle mi bağdaştırıyordunuz?
Daha neler?
Haberi bile yoktu…
On dokuz Mayıs Beşiktaş’ın şampiyonluğu Kut’lu olsun…