Mahmut ŞAHİN

Allahın Elçisi filmi…

Mahmut ŞAHİN

Holywood’un bize enjekte ettiği düşünceyi geç anladık.
Aslında Allah bize dinin “propagandasını” yapın diyordu.
Batı bize kendi dinini ve düşüncesini “tebliğ” ediyordu.
Televizyon sevap mı günah mı tartışmasını yapaduralım.
Batı evimizin içine kadar girip çocuklarımızı şekillendirdi.
Derken bizim de nur topu gibi bir “sinema” filmimiz oldu.
Bir ibadet yapıyor gibi seyrettik Çağrı filmini senelerce.
Şimdi bir ikincisi var ve dünya sinemalarında vizyonda.
İş yapmak zordur ama bir iş yapanı eleştirmek kolaydır.
Vizyona girdiğinden beri Sünni’si de Şii’si de eleştiriyor.
Şii diyor ki: “Mecidi, Filmde Sünni kaynakları kullanmış.”
Sünni diyor ki: “Ebu Talip Müslüman olarak gösterilmiş.”
Aslında sadece bu bile filmin doğru olduğunun delilidir.
Dini, tekeli altına alanlar ‘filme gitmeyin’ çağrısı yaptılar.
Yıllardır bizi çağırdıkları şeyin yanlışlığından yola çıktım.
11 yaşındaki çocuğumla birlikte soluğu sinemada aldım.
İslam dünyasının en büyük sorunu İslam’ı bilmemesidir.
En büyük yanlışlardan birisi de peygamberin tanıtımıdır.
Beşer üstü olarak gösterilmesi ve ulaşılamaz oluşudur.
Kuran, defalarca onun beşer olduğuna vurgu yapmışken.
“De ki; şüphesiz ben de sizin gibi bir beşerim.” (18/110)
Filmde peygamberin çocukluk hali ve eli, kolu gözüküyor.
Yüzünü göstermemeye özen göstermiş filmin yönetmeni.
Bence yüzünün gösterilmesinde de hiçbir sakınca yoktur.
Onu gerçek peygamber zannedecek kişileri dert edemem.
Peygamberimizin zamanında kayıt yapan kameralar yoktu.
Bir düşünsenize kamera ve fotoğraf makinesinin olduğunu.
Peygamberimizin boy boy fotoğrafını ve kamera kayıtlarını.
‘Hepsini bulun ve imha edin’ fetvasını defalarca vermişlerdi?
Peki, bu konuda Diyanet İşleri Başkanlığımız ne buyuruyor:
“Müşahhaslaştırılması diyaneten ve edeben uygun değil.”
Peygamberi bize ve nesillere nasıl anlattılar şimdiye kadar?
Uçan kaçan, tuvalete bile gitmeyen, Cebrail ile arkadaş…
Yâni biz fâniler için anlaşılması ve yaşanılması imkânsız.
 Böyle imkânsız birini bir Müslüman nasıl örnek alacak?
Uydurulmuş menkıbelerle peygamberi örnek alamayız.
Peygamberi üstün kılan şey beşer üstü olması değildir ki.
Tam tersine bizim gibi bir beşer olduğu için üstündür, O.
Yaşadığı onca acıya, sıkıntıya rağmen vazgeçmediği için…
Babasını hiç görmemesi, annesini çocukken kaybetmesi.
Bir beşer olarak zorlukları başardığı için takdire şayandır.
Ona beşer üstü güçler verirseniz hiçbir saygınlığı kalmaz.
Müşrikler ne diyordu: “Bizim gibi birine mi gelmiş vahiy?”
Aslında adını koymasak da müşrikler gibi düşünüyoruz(!)
Filmi, mucize sahnelerini çıkarırsak gayet başarılı buldum.
En çok hoşuma giden ise Batıya karşı yaptığı propaganda.
Yahudi ve Hıristiyanlar bir peygamber geleceğini biliyordu.
Ebu Talip konusuna saplanmayıp bu açıdan bir izleyin filmi.
Gerçekten takdir edilecek şekilde ehli kitaba hitap ediyor.
Onların kafasında bir yığın soru işareti bırakacak cinsten.
Senelerdir onların bize yapmaya çalıştığını yapıyor adeta.
Ebu Talip konusundaki tepkilerle ilgili de şunu sormalıyız.
Ebu Talib’in Müslüman olmaması bize bir şey kazandırır mı?
Peygambere sahip çıkmasını bir kalemde silip atabilir miyiz?
Herkesin korkusundan selam bile veremediği bir dönemde.
Ebu Talip, peygambere neden sahip çıkmış olabilirdi sizce?
Birçok amca içinde neden sadece o sahip çıkmıştı ilk zaman?
Parası içini makamı için mi? Yoksa korktuğundan dolayı mı?
Bu sualin cevabını verebilir misiniz ümmet-i Muhammed’e?
Teşekkürler Mecidi…
 

Yorumlar 1
REŞİT ÜNSAL 22 Kasım 2016 08:22

HARİKA BİR YAZI KARDEŞİM İLGİYLE OKUDUM

Yazarın Diğer Yazıları