Hesap gününün dehşetinden sakınmamızı söyleyen bir kitap.
Kimsenin kimseye hiç bir şekilde yardım edemeyeceği gün.
Torpil, rüşvet, kayırma ve şantajın olmayacağı hesap günü.
Bu örnekler ısrarla neden verilmiş olabilir Kuran-ı Kerim’de?
Yaptığımız veya yapmadığımız şeylerden hesaba çekilmek...
Bununla da yetinmeyip düşündüklerimizden de sorgulanmak.
Tamam düşündüm ama yapmadım ki demeniz fayda etmiyor.
Bizi düşüncelerimizden bile hesaba çekecek bir dinimiz var.
Hesap günü kimseden yardım alamayacağımızı söyleyen Din.
Din böyle söylüyor da bu dinin bağlıları böyle mi düşünüyor?
Hesap gününde her yardımdan faydalanacağımızı sanıyoruz.
Şefaatin olmadığını söyleyen bir kitabın Arapçasını okuyoruz.
İşimize gelmediği için Türkçesini okumaktan ısrarla kaçıyoruz.
Kitap ne derse desin kendi kurguladığımız ahirete inanıyoruz.
Dünya hayatında karşılaştığımız olaylara göre kurguluyoruz.
Dünyada paranın ve makamın nelere kâdir olduğunu biliyoruz.
Paranız varsa açamayacağınız kapı, alamayacağınız iş yoktur.
Makam sahibi iseniz size itiraz edecek birisini bulamazsınız.
Arkanızda makam sâhibi bir dayınız varsa gerisi teferruattır.
Dünyada bir suçu işlemedi iseniz kimseler sizi hesaba çekemez.
Hesap gününün sâhibi olan Allah ise düşünmeniz yeter diyor.
Eskiler, ölünce para ve altınını mezarın yanına koydururmuş.
Çalınacağından korkmasa şimdi yapacaklar da çok var amma...
Ahirete para götüremesek de makam ve mevkileri götürüyoruz.
Koltuğunun altına yüz bin kişi alacak şarlatanlara inanıyoruz.
Peygamberlere bile verilmeyen Şefaatin yetkisini çoğalttık.
Önümüze gelene bu yetkiyi verip cenneti garantilemiş oluyoruz.
Zaten her günahı affeden bir Allah varken günah da kalmıyor.
Uydurduğumuz bu dine inanınca etrafa kör ve sağır oluverdik.
Çek tespihi, ne dediğini bilmeden yat kalk, şefaatçi de hazır.
'Diri diri gömülen kıza ne sebepten öldürüldüğü sorulduğunda.'
Bu soruyu niye başkasına sorulan bir soru gibi algılıyoruz ki?
Sâhip çıkmayıp fuhuş çetesinin kucağına ittiğimiz kadınlar,
Uyuşturucu mafyasına eleman kazandırdığımız sorulduğunda,
Hangi sebepten dolayı bunları ''öldürdüğümüz'' sorulduğunda,
Para için çaresizlikten ya da zorlamayla hayat kadını olanlar,
Sadece yöneticilerimize sorulacak sorular mı zannediyoruz?
Bunlardan dolayı hesâba çekilemeyeceğimizi mi sanıyoruz?
''Bunlara da ihtiyaç vardı canım'' diyerek yırtacağımızı mı?
Cahiliyye devrindekilerin beceremediklerini bizler becerdik.
Ölmeden gömdüğümüz bu kadınlar için bir cevabımız var mı?