Mahmut ŞAHİN

Bizde Fetöcü olmaz'… (!!!)

Mahmut ŞAHİN

Evin hizmetçisi bardağı kırdığında “dikkat etsene!” denir.
Evin hanımefendisi aynı bardağı kırdığında “nazar çıktı”.
Gücü elinde tutanlar her zaman haklıdır, sorgulayandır.
Güçlünün haklı kabul edildiği sistemi eleştirdik yıllardır.
Haklı olmak tek başına bir şey ifade etmiyor maalesef.
Bir başkan, müdür, vekil veya bakan tanıdığınız olacak.
Hukukun katledildiği, siyasileştirildiği ülkelerdeki gibi…
O mezhep bu düşünce şu cemaatin memuru değil de.
Çalışanları devletin memuru yapmanın arifesindeyiz.
Belki de ilk kez bu denli bir sancılı süreç yaşamaktayız.
Bu süreci sekteye uğratmaya çalışanlar da bir hayli var.
Devlette çalışan herkesin devletin memuru olması için;
Fetö soruşturmasının en az hata ile yürütülmesi lâzım.
Soruşturmayla ilgili uyarıların dikkate alınması gerekir.
Devleti temsil edenler bu uyarıları dikkate almıyorlar.
Millet onlara son 100 senede sadece bir kere gerekti.
O da ortalığa çıkamadıkları 15 Temmuz gecesindeydi.
Millet onları kurtardı sonra yine millete efelik başladı.
Fetöyü durduran millet soruşturmayı da takip ediyor.
Fakat devletin âli yöneticileri bundan hoşlanmıyorlar.
Soruşturma iyi gidiyormuş, bilmediklerimiz varmış…
‘Eşinizden başkasına kefil olmayın’ tavsiyesi yapılıyor.
Bu tavsiyeyi yapanlar memurlarına kefil olabiliyorlar.
Her memur eşiniz olmadığına göre neden kefilsiniz ki?
Soruşturma gayet iyi gidiyor dedikleri günün ertesinde;
Soruşturmayı yürüten savcı fetö’den ihraç edilebiliyor.
Fetöcülerin peşindeki emniyet müdürü tutuklanabiliyor.
Bir kamu kurumunun başındaki müdür işi sulandırıyor.
Dün bunları savunanların yüzleri kızarmıyor nedense?
Kendileri nasıl ifade ediyorlardı fetö terör örgütünü?
‘Devletin bütün kılcal damarlarına sızmışlar’ diyorlardı.
Bunların iç dünyalarında dışa vurmadıkları husus şudur:
“15 Temmuz da sokağa çıktınız vazifenizi tamamladınız.”
Öyle devlete akıl vermeyi, eleştiriyi kabullenemiyorlar.
Peki, millet devleti bunlara bırakacak mı bundan sonra?
‘Devlet, bunlara bırakılmayacak kadar önemliymiş’ dedi.
Başbakanın ve bazı vekillerin konuşmasına bakıyorum;
Kendilerine eleştiriyi sadece CHP yapıyor havasındalar.
Bu kısır döngüden bir an evvel kurtulmaları gerekiyor.
CHP’yi eleştiriyorum derken milleti karşılarına alıyorlar.
Teşkilatlar milletin nabzını tutup yukarıya iletmiyorlar.
Çünkü teşkilatlar da kendisini milletten üstte görüyor.
Onların bacakları titrerken millet tankın karşısındaydı.
Millet devletini kurtarmanın huzurunu yaşıyor şimdi.
Onlarsa işten atılanların yerine adam yerleştirmenin.
Fetöcülerin kazandığı parayı kazanmanın peşindeler.
Başbakan “bizde fetöcü bakan ve vekil yok dedi” ya(!)
Hatta teşkilatları da temizlediklerinden bahsetti birde.
İki kıytırık belediye, üç dandik teşkilatı görevden almış.
Bu ifadenin Türkçesini millete anlatmaya karar verdim.
Başbakan aslında subliminal olarak şu mesajı veriyor:
“Sevgili vatandaşlarım, başımıza geleni görüyorsunuz.
Her yere sızdıkları gibi bizim içimize de sızmış bunlar.
Hem de öyle sızmışlar ki neredeyse çoğunluk bunlarda.
Şimdi onları içimizden çıkarsak biz azınlıkta kalabiliriz.
Bunlar da gider CHP ile bir hükümet kurarsa ne yaparız?
Biraz sabredelim seçime yaklaştığımız zaman hallederiz.”
Seçim de gelecek sayın başbakanım, sabırla bekliyoruz.
 

Yazarın Diğer Yazıları