1900’lerin başlarında ki batı emperyalizmini bilirsiniz.
Osmanlı idaresindeki Ortadoğu’yu şekillendirmişlerdi.
Biz her ne kadar Çanakkale geçilmez diye övünsek de;
1915’de başaramadıkları işgali 1918’de başarmışlardı.
İstanbul’da 1923’e kadar 6 sene rahat rahat oturdular.
İstedikleri her şeyi aldıktan sonra da def olup gittiler(!)
Bizden ölen biri olmadığı gibi onlardan da ölen olmadı.
Adına “kurtuluş” desek de hiç savaş yapmadan gittiler.
Biz kurtulduk güya ama hep onların dedikleri olmuştu.
100 sene sonra gelir, yeni şartlarla gideriz demişlerdir.
O zamanın en güçlü siyasi yapısı Halifelik kaldırılmıştır.
O zamanın yeraltı kaynaklarının en önemlisi petroldür.
Petrol kuyularının başlarına kendi adamlarını koydular.
Bu bekçi köpekleri petrol gelirini sahipleriyle bölüştüler.
Fakat 20. yüzyılın yapısı 21. yüzyıla tabii ki uymayacaktı.
Geliş şekilleri de değişecekti, gelir-enerji kaynakları da.
Doğrudan işgal ve istediğini başa geçirme devri bitmişti.
Yeni moda, askeri darbelerle kendi adamlarını getirmek.
Daha yenilerde Mısır’da darbe yaparak işgal etmişlerdi.
Ne mutlu bize ki çok köklü bir demokrasimiz var şükür(!)
Demeyi çok isterdim de biz demokrasiye yeni geçebildik.
15 Temmuz gecesi bu ülke demokrasiden yana tavır aldı.
1960, 1971, 1980, 1996, 2004 ve 2007 artık geride kaldı.
15 Temmuz’da “kontrollü” darbe gerçekleşmiş olsaydı;
Güney sınırımızın kevgire dönmesini bir kenara koyalım;
İran’a gönderilecek bir füzenin nelere mâl olacağından;
Emperyalizmin işine yarayacak yeni yönetimimize kadar;
2123’e kadar yeniden diriliş çalışmalarına başlayacaktık.
Kaybedilecek 100 senenin hesabını kime soracaktık ki?
İran ile tutuşturulacağımız savaş belki 10 sene sürecekti.
Her iki ülkeye de silah satan emperyalistler kazanacaktı.
Silaha ödeyecek paramız olmayacağı için ne yapacaktık?
Yeraltındaki kaynaklarımızın bir kısmını onlara vereceğiz.
Petrolümüz olmadığına göre bizden ne isteyeceklerdi ki?
Önümüzdeki asrın en geçerli ve kıymetli enerji kaynağı.
BOR…
Dünyadaki toplam rezervin büyük çoğunluğu ülkemizde.
Nükleerden metalürjiye, kimyadan deterjana ve ilaca;
Cam’dan seramiğe ve bilumum sanayi imalatına kadar;
Birçok alanda ihtiyaç duyulacak olan bir kaynaktır BOR.
Böyle ciddi bir kaynağı bize bırakmak isterler mi sizce?
Adamların yüz yıllık planlarını bozarsan bozulurlar tabii.
Yorumlar 1
REŞİT ÜNSAL 11 Nisan 2017 09:03
BU YAZILARIN ULUSAL MEDYADA ÇIKMASI LAZIM