Mahmut ŞAHİN

Cami israfı…

Mahmut ŞAHİN

Hayatım boyunca hiç gitmedim ve gitmeyi de düşünmediğim.
Belki de birçoğunuzun benim gibi hayatında hiç gitmediği yer.
Okey masası etrafında kırmızı on ikiliyi bekleyen tüm gözler.
Acaba bu el kim bitecek heyecanıyla çaylarını yudumlayanlar.
Bu arada en derin devlet meselelerinin analizlerinin yapılması.
Anayasa değişikliğine konu 18 maddelik referandum tartışması.
Tarık beyin tarihî, Zeki beyin ekonomik derinlikteki bakış açısı.
Komşunun boşanan çocuklarından futboldaki sorunlara kadar.
Hemen hemen her konuda insanların konuştuğu kahvehaneler.
Aslında tam bir sosyal terapi merkezleri işlevi görmektedirler.
Bir an kahvehanelerin ve benzer yerlerin olmadığını düşünelim.
Evde erkeği istemeyen ev hanımıyla akşama kadar bir gerginlik.
Çünkü evde oturan “herif” yüzünden kadın da eve hapsolacak.
Komşularla kahve oturmaları ve dedikodudan mahrum kalacak.
Erkek nasıl kahvede stres atıyorsa kadın da oturmalarda atıyor.
En azından bunu yapan kadın-erkek stresli olmaktan kurtuluyor.
Kahvehanelerin bu yönünü düşününce de pek sesimiz çıkmıyor.
Bol küfürlü konuşmalar, sigara tüketimini görmezden geliyoruz.
Çünkü buraları olmasa aile içi kavgalar ve boşanmalar çok artar.
Bir devlet politikası olmasa da kendiliğinden bir işlevi oluşuyor.
Peki, toplumda buralara gitmeyecek amcalar nereye gidecek?
Yaşlı amcalar için de kahvehaneler gibi bir ortam olması lâzım.
Bu amcalarımızı da camilerin kenarındaki banklarda görüyoruz.
Kahvehaneler, özel işletmeler olduğu için gelen oldukça durur.
Bir süre sonra gelenler azalırsa, sahibi kapıya kilidi vuracaktır.
Ancak bu durum camiler için pek de uygulanabilir gözükmüyor.
Hiç kahvehaneye gitmeyen bir insan olarak şunu düşünelim:
Mahallemize bir kahvehane açılmış hadi bi gidelim der miyiz?
Zaten kahveye giden insanlar ancak bunu düşünür ve giderler.
Kahveyi açan insanlar da konu komşu gelir diye mi beklerler.
Hayır, bu tarz özel işletmeler ihtiyaca göre açılır ve kapanırlar.
Ama cami için ihtiyaç olup olmadığına bakılmaksızın açıyoruz.   
Böyle bir yazı yazmanın zorluğunu teşebbüs eden anlayabilir.
Bir yanda İslam dininin direği namaz için açılan ibadethaneler.
Diğer yanda ise ‘yiyiniz, içiniz ama israf etmeyiniz’ diyen İslam.
Bu memlekette hiç namaz kılınmayan köylere camiler yaptık.
Camilerin işlevini değil de inşaatını artırmayı amaç edindik.
Bu kadar cami yaptık, başlarına imamları koyduk da ne oldu?
Memlekette hak ve adalet namına ne gibi aşama kaydettik?
Rüşveti, suiistimali, zimmeti ve adam kayırmayı azalttık mı?
Sigarayı, uyuşturucu ve alkol bağımlılığını ne kadar azalttık?
Fuhuş, zina ve tecavüz konusunda öncekine göre nerdeyiz?
Tartı da hileyi bitirdik mi, tüketicilerin sorunlarını azalttık mı?
Boş söz ve işlerden yüz çevirip, güzel ahlakı tamamladık mı?
Kul hakkı yemeyi sol elle yemek yemekten önde tuttuk mu?
Çarşı ve pazarlardaki putları yok edelim diye uğraş verirken;
Gönüllerimizdeki putları sürekli artırmaktan geri durduk mu?
Sadece, ölümü yaklaşan ihtiyarlara hizmet vermek mi amaç?
Bir safın bile dolmadığı camiler bizi neden rahatsız etmez de;
Bir safının bile dolmayacağı camiler yapmaya devam ederiz?
Yeryüzünü size mescid kıldım, ayetinden ne anlıyoruz acaba?
Görkemli, şatafatlı ibadethaneler yapın diye mi okuyorsunuz?
Cami yerine, çocuk medreselerinin faaliyeti için çabalamalıyız.
Çocukları camiye çekmenin yollarını aramaya kafa yormalıyız.
Onları internetin kucağından kurtarıp selamete çıkarmalıyız.
Günde 5 defa 5 dakika ile işi biten koca binaları kurtaralım.
% 90’ı hiç işe yaramayan binaları faydalı hale nasıl getiririz?
Bir bölümünü çocuklar için dizayn edip gelmelerini sağlasak.
Özellikle yerleştirilen eli sopalı hoca anlayışını hâlâ yıkamadık.
Bir bölümünü kahveye gitmeyen ihtiyarlara ayırsak mesela...
Günde 25 dakika çalışan memurlarımızın keyfi kaçacak di mi?
Organize Sanayi Bölgesinde birçok fabrikada cami mevcut.
On bin kişinin Cuma kılacağı bir de büyük camiimize rağmen;
Sanayicinin parası ile yeni bir cami için 15 milyon harcanmış.
Memurun bile günde iki defa geleceği bir cami için doğru mu?
Her ev ve işyerinde en az iki seccadenin bulunduğu ülkemiz.
Namaz kılmak isteyen istediği yerde kılma imkânına sahipken.
Bu israfa, bu gösterişe ve anlamsız çabalara kim dur diyecek?
 
 

 

Yorumlar 12
mehmet selim polat 20 Ağustos 2019 20:17

israf haram doğrudur.cami yapımı durdurulmalı va bir çoğuda yıkılmalı....anıtkabir ve heykeller israf değil mi?...akp,nin israfları bitmez. olimpiyat stadı.başakşehir stadı.galatasaray stadı.beşiktaş stadı.fenerbahçe stadının yenilemesi.ve camilerde isrfta...

Mahmut Şahin 20 Ekim 2018 16:00

ahmet bey, sizin pislik yuvaları dediğiniz yerleri cumhurbaşkanımız övdü ve yenilerini açacaklarını ifade etti... benim anlatmaya çalıştığım yer de kumar oynanan yerler değil, cumhurbaşkanının açmayı vaad ettiği yerlerdi... "gidin bi namaz kılın" ifadeniz ne tebliğe uygun olmuş ne de tavsiyeye... namaz kılmak için bir cami ihtiyacı duymuyorum şükür... denk gelirse de camiye gitmem demiyorum, kılıyorum... ama bu konularda kendini Allah a çok yakın görüp de başkasına git bi namaz kıl diyenlerden de çok hoşlanmıyorum doğrusu... detaylıca konuşmak için de her zaman müsaitim...

Kaann 14 Ekim 2018 22:48

40 yasindayim 95 sigorta girişim var özel sektör de 23 yilim doldu girip çıktığım fabrika sayısını unuttum özel sektör de namaz kılmak %90 yerde yasak gizli saklı kilarsan kılıyorsun. Evet camiler ülkede çok fazla ve parayla namaz kıldıran uydurma bir dinle insanlar aldatiliyor zaten ülkede çoğu insanin namaz diye Allah diye bir düşüncesi yok herkes kendine bir din bulmuş gerçek islamla alakası olmayan fakat sorsan Müslümanım diyen acayip bir toplum

ümit Binyıldız 14 Ekim 2018 22:39

Mahmut bey yüreğinize sağlık çok önemli konuya değinmişsiniz diyeceğim ama Değindiğiniz hangi konu önemsiz ki! Artık sizin yeriniz de belli bundan sonra 'On'uncu Köy' Sizi bu köyden takip edeceğim inşAllah çünkü bu köy doğru söyleyenlerin köyüdür bilirsiniz kolaylıklar dilerim Ama imam bildiğini okurmuş bu ülke inadından bir dikiş öteye gitmeyenlerin gani olduğu bir ülke saygılarımla

Ahmet Güleç 14 Ekim 2018 22:39

öncelikle yazınızı okurken tebessüm edemedim. ibadethaneler ile kahvehaneler yani kumarhaneleri örneklemeniz çok nahoş olmuş. birçok insan o pislik yuvalarında çoluğunun çocuğunun rızkını veriyor ve burada o pislik yuvalarını ballandıra ballandıra anlatmışsınız sonuçta en kötü çayına dönüyor oyunlar gitmiyorsunuz ya bilmezsiniz. kahvehaneler olmasa ne olurdu halimiz demişiniz, kim bilir belki oralar olmasa o insanlar ibadetlerine giderlerdi de o boş israf olan içerisinde eli sopalı hocaların beklediği devasa koca soğuk binalar bir nebze ısınırdı. ama i̇lginç bir şekilde gitmediğinizi defaatle tekrar etmiş olduğunuz olmazsa olmazımız olan kahvehanelerimizin yokluğunu da kabul edemeyip toplumda infiale yol açabileceğini ön görmüşünüz. kısacası çok zorlama bir yazı olmuş. niye yazdığınızda belli bence gidin bir namaz kılan hulusi akar camiinde anasına babasına da rahmet okuyun belki içinizde bir şeyler kıpırdar

REŞİT ÜNSAL 23 Mart 2017 12:34

GENE GÜZEL YAZMIŞIN KARDEŞ HARİKA TEŞEKKÜR EDERİM VE BÜTÜN CAMİ İMAMLARINI TALAS TAKİ PARAŞÜT ALANINDAKİ CAMİ NİN İMAMI HİKMET HOCAMI ÖRNEK ALMAYA DAVET EDİYORUM CAMİNİN ALTINI KÜTÜPHANEYE ÇEVİRDİ MÜKEMMEL BİR ORTAM HAZIRLADI TAMAMEN KENDİSİNİ MESLEĞİNE ADAMIŞ BİR İNSAN İNANIN İMAMLARIMIZ BÖYLE OLSUN ÇOK ŞEYLER DEĞİŞİR

Fatma Yılmaz 22 Mart 2017 00:22

Mahmut bey yine çok önemli bir konuya değinmişsiniz. Aslında herkesin farkında olup dile getirmeye çekindiği bir konu. Tespitleriniz her zaman ki gibi çok güzel. İnsanları uyutmak yerine rahatsız ettiğiniz için teşekkürler :)

Ömer Çetin 21 Mart 2017 01:32

Merhaba, gönül ne kahve ister ne kahvehane, gönül sohbet ister kahve bahane.. Camilerin çokluğundan değil cemaatin yokluğundan bahsedebilir siniz.. Bunun çözümlerini anlatabilirsiniz.. Ayda bir gençlerin sabah namazı toplantılarından bahsede bilirsiniz.. Haftanın 3-5 günü gülük camisinde Arapça fıkıh tefsir derslerinin verildiğinden bahsedebilirsiniz.. Kuranın emir ve yasaklarına uymakla alakalı yazılar yazın uyarılar yapın.. Tebliğ yapın.. Ama eleştiri yapmayın.. İslami ritüellere dokunmayın.. Bizi yakan bizim ateş sözünün muhatabı olmayın.. Öz eleştiri yapın.. Gazeteniz tebliğin neresinde..

Yiğit Yılmaz 20 Mart 2017 20:51

Mahmut bey her zaman ki gibi mükemmel yazmışsınız...

Seçil Yıldırım 20 Mart 2017 18:56

Mahmut bey cesur kaleminiz için size çoook teşekkür ederiz. Gerçekleri korkusuzca gündeme getiyorsunuz. Allah yardımcınız olsun.

Seçil Yıldırım 20 Mart 2017 18:56

Mahmut bey cesur kaleminiz için size çoook teşekkür ederiz. Gerçekleri korkusuzca gündeme getiyorsunuz. Allah yardımcınız olsun.

Esad 20 Mart 2017 18:00

Çok güzel olmuş Mahmut bey bişey ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi ve siz bunu her hafta yapıyorsunuz

Yazarın Diğer Yazıları