Geçtiğimiz yıl Ege Sigortanın batması ile başladı sıkıntı.
Sigorta fiyatlarında 3-4 kat arasında bir artış gerçekleşti.
Ne olduğu anlaşılana kadar sigortacılar ata binmişlerdi.
Onlar Üsküdar’a gider iken devlet sadece seyrediyordu.
Devleti yönetenlerin araç sigortası gibi dertleri yoktur.
Bindiği araç devletin olduğundan sigortasını bilmezler.
Milletin şikayeti kendilerine gelene kadar iş bitmiştir.
Fakat seçimleri de göz ardı etmemek gerekiyor elbette.
Sonuçta sigortadan şikayet eden milyonlarca seçmen.
Sigortacılara ses çıkaramasa da tribünlere de oynamalı.
Kameraların karşısında sigortacılara parmak salladılar.
“İndirin fiyatı yoksa hükümet olarak gereğini yaparız.”
Makamına bakıp söylediklerine inanmak istiyorsunuz.
Millette de heyecanlı bir bekleyiş başlıyor doğal olarak…
Hatta bazı vatandaşlar haklı bir gurura da kapılıyorlar:
“Sayın Bakanımız nasıl da parmak salladı sigortacılara”
Bakanımız da kameralara güzel bir resim vermiş oldu.
Yağmasa da gürlüyor modunda taşra havası dinliyoruz.
Sigortacılar cenahında parmak sallama nasıl algılandı?
Bakanın fiyatları indirin restine zamla cevap verdiler.
Nasıl yani, bakanın parmak sallaması işe yaramadı mı?
Dost acı söylermiş sayın bakanım, maalesef yaramadı.
Hani tınlamadılar diyeceğim, buna da dilim varmıyor.
Fakat size bu durumdan kurtuluş yolunu göstereceğim.
Hani geçen sene Ege Sigorta’ya devlet el koymuştu ya.
Şu an Ege Sigorta Tasarruf Mevduatı Sigorta fonunda.
Son günlerin en meşhur kurumu… kısa adıyla: TMSF.
Sür TMSF eliyle Ege Sigorta kartını sigorta piyasasına.
Fiyatları yarı yarıya düşür, diğerleri de indirime gitsin.
Ama sanki sonuca bakınca ortaya şu resim çıkıyor:
Yukarıda sallanan parmak, aşağıda tokalaşan eller.
Geçtiğimiz günde sayın Başbakan parmağını salladı.
O da bankacılara ''Tefecilik yapmaktan vazgeçin'' dedi.
Başbakanımızın renkli ve esprili kişiliğini biliyorsunuz.
Bankalara salladığı parmağı görünce tebessüm ettim.
‘Kendine bağlı 3 bankadan haberi yok mu acaba?’ dedim.
Geçen hafta Rekabet Kurulunun kararını duymuşunuzdur.
2007 ile 2011 arasında 12 bankanın yaptığı işlemler.
Kartel oluşturup kredi çeken ve kredi kartı kullananlar;
Ya da mevduat hesabı olanlara karşı tuzak kurmuşlar.
Krediyi verirken yüksek oranda faizle verme kararı,
Mevduat sahiplerine de düşük faiz verme kararı alıyor.
Bu tuzağı Rekabet Kurulu fark edip cezalarını kesiyor.
İtiraz edip kurtulmaya çalışıyorlar ama kaybediyorlar.
O dönem içinde yapılan 33 milyon bankacılık işlemi.
Hepsi için uğradıkları zararı tazmin etme hakkı doğdu.
Bu bankaların içinde 3 tane banka da devletin Bankası.
Hepi topu 3 Bankası var devletin ve hepsi de kartelden.
Yani halk arasındaki tabirle 12 banka bir çete kurmuş.
Vatandaşın aleyhine işlem yapmak için anlaşmışlar.
Kendisine bağlı bankalara bile söz geçiremeyeceksin.
Sonra da bankalara çıkıp parmak sallayıp diyeceksin ki:
''Tefecilik yapmaktan vazgeçin'' (!!!)
Beni güldürdün ya Başbakanım, Allah da seni güldürsün.
Yorumlar 2
Bilgehan 24 Ekim 2016 11:58
Mahmut bey kaleminize sağlık.
... 24 Ekim 2016 10:51
:))))))))