Bu darbe teşebbüsüne sevineyim mi üzüleyim mi bilemedim.
CHP’li Haluk Pekşenin konuşmasından sonra tereddütteyim.
CHP iktidara yürüyormuş da onun için darbeye kalkışılmışmış.
Sonucu Tayyip Erdoğana yarayacağı için CHP’nin önü kesilmiş.
Marjinal ve absürt fikirlerde dünya rekorları kırıldığına eminim.
Darbe kalkışmasına ‘tiyatro bu tiyatro’ diyenler arz-ı endam etti.
“Tayyib başkan olmak için böyle bir oyun oynamış” bile dediler.
Beyinsiz yaşama ve fikir üretmeyi beceren vatandaşlara sahibiz.
Bunları koruma altına almamız gerektiğini şiddetle öneriyorum.
En modern Tıp Fakültelerinde inceleme altına alınmaları lâzım.
Belki de beyinlerini bacak aralarında taşıyan yeni bir tür bulunur.
CHP’li Pekşen’e bugünlerde bizi güldürdüğü için teşekkür edelim.
Bu darbe kalkışmasını kim önledinin cevabı tek ve çok net: Millet!
Sivil, polis, asker ve belediye çalışanları ile bu milletin ta kendisi.
Milletten sonra kim diyecek olursanız kesinlikle Devlet Bahçeli.
15 Temmuz gecesi daha sabah olmadan darbe kalkışması bitti.
O gece bu kalkışmayı erken bittiğinden dolayı çok basite almışız.
Oysa çok ciddi ve organize bir hareket olduğunu şimdi anlıyoruz.
O gece yaşananları detaylarıyla birlikte öğrendikçe şaşırıyoruz.
Bu kalkışma bir meczubun liderliğindeki cemaatin işi olamaz.
Onların tasmasını elinde tutan daha büyük bir yapının işi bu.
Bu kalkışmayı cemaate yıkıp milletin direnişini küçültmeyelim.
Bu direniş aslına bakarsanız önceye ait öfkelerin dışa vuruşudur.
Ergenekon, Balyoz, Ayışığı vb. Darbe Planlarına bir darbedir.
27 Nisan e-muhtırasına karşı indirilmiş bir Balyoz harekâtıdır.
28 Şubatta caddelerde yürütülen tanklara meydan okumadır.
1980’de ihtilali gerçekleştiren “our boys”lara atılan şamardır.
Daha da eskiye gidelim, 71 muhtırasına ve 27 Mayıs darbesine.
Topyekün darbelerin intikamı alındı ve alınmaya devam edecek.
Milletin iradesine ipotek koyan geçmiş bütün tarihlere gidilecek.
Bu esnada bir takım hataların olacağını da kabul etmemiz gerek.
Bir çoğunu da görmezden geliyoruz def ettiğimiz bela hörmetine.
Her şeye karşı olan Çarşı’nın darbeye karşı olmadığını da öğrendik.
Ama “Beyaz Şahin”lerin darbeyekarşı olması çok sevindirdi bizi.
Sabaha kadar çalınan kornalar, okunan selalar, müzikler, marşlar;
Ve sloganlar eşliğinde bir karnavala dönüştürülen darbe karşıtlığı.
Her türlü gürültüsüne ve şımarıklıklarına karşın ses çıkarmadık.
Kolay değil 70-80 senenin intikamı alınıyordu hiç çaktırmadan.
Cumhurbaşkanının MİT müsteşarını ortaya atması çok yanlıştı.
“Darbeyi eniştemden öğrendim” demesi çok komik olmuştu.
Kol kırılır yen içinde kalır geleneğinden gelen adama yakışmadı.
Peki, darbe olsun diye dua eden ve katkı sağlayanlara ne oldu?
Hepsi meydanlarda darbe karşıtı pozlar veriyorlar şu anda.