Mahmut ŞAHİN

Doğumevi Güzellemeleri…

Mahmut ŞAHİN

Doğumevine bir şekilde yolu düşmeyen yok gibidir.

Kendi çocuğumuzun doğumu ya da yakınımızı ziyaret.
Eski fiziki halini bilenlerimiz de bir hayli vardır.
Sovyet komunizmini hatırlatan iğrenç yapılaşmalar.
Dışına baktığınız zaman içinizi karartan binalardan.
İçine girdiğinizde de farklı bir görüntü bulamazdınız.
Eskilerin personelinden de bahsetmeye gerek var mı?
Devletin sahibi, milletin efendisi şekillerindeydi.
Klasik devlet memuru anlayışını ezbere biliriz biz.
Vatandaşı azarlayan, kovan, saygı göstermeyen…
Bazı meslek gruplarında bu daha da belirginleşirdi.
Mesela eskinin hakim, savcı, subay ve doktorları.
Şimdi bazı mesleklerde kısmi iyileşmeler görülüyor.
Doktorlar hala vatandaşa yukarıdan mı bakıyor ne?
Tabipler Birliğinin temel hedefini biliyor muyuz?
Doktor sayısı artmasın ki kazancımız da azalmasın.
Doktor başına düşen potansiyel hastayı hesaplarlar.
Tıp fakültesi kontenjanlarının artmasını istemezler.
Özel hastanelerde doktor davranışları değişti malum.
Müşteri velinimetimiz anlayışı ağırlık kazandı.
Ama duyuyoruz ki doğumevi çok değişmemiş.
Fiziki yapıdaki değişiklik doktorlara yansımamış.
Hastalara bilgi vermek konusunda çok cimriler.
Telefonla bilgi almak isteyenlere eksik bilgiler.
Türkçeyi çok iyi bilmeyen yabancı bir gelinimiz;
Doktora ikinci kez soru sorma ihtiyacı hissediyor.
Doktorun verdiği cevap hepimize çok tanıdık gelecek:
‘‘İki kez anlatmam, anlattığımda iyi dinleyecektiniz.’’
Burnundan kıl aldır(ma)ma denen şey tam da budur.
Mesela memleketimizde Suriye’den gelenler de var.
Onlar da doğum yapıyorlar, çocukları hasta oluyor.
Ve doktorlar için her hasta aynı öneme sahiptir (mi?).
Yoksa Suriyeli olduğu için çok önemli değil midir?
Gavur Hipokrat’ın yemininde bu husus var mıdır?
Kendi vatandaşına iyi bak mültecileri salla mı?
Mesela doğumevine gidenlerin ekonomik durumu?
Qashkai ya da 5.20i ile doğumevine giden var mı?
Ya da doğumevindeki doktor için söyleyelim:
Doğumevinde değil de özel hastanede çalışsaydı?
Lüks arabası ile hastaneye gelen yabancı gelinimize:
Ben iki kez anlatmam iyi dinleseydin dermiydi?
Hipokrat efendi bu konuya bir şey dememiş mi?

Yazarın Diğer Yazıları