Geleneklerimize genelde sahip çıkmaya çalışırız.
Onları yaşatmak için özel çabalarımız vardır.
Çoğu geleneği hiç sorgulamadan kabulleniriz.
Her gelenek doğru mudur diye sormayız hiç.
Bir şeyin gelenek olması için neler gerekiyor?
Öncekilerin uygulamış olması yeterli midir?
Uygulanıyor olması onu gelenek mi yapar?
Ya da gelenekte bir fayda mı aramalıyız?
Faydalı olmayan şey gelenek değildir denir mi?
Bu köşede ara ara bazı gelenekler sorgulanacak.
Bugün eğitim ile ilgili geleneklerden başlayalım.
Memleketimizde eğitime sık sık aralar verilir.
Bununla ilgili haberler klişe haline gelmiştir.
Bayram tatili dolayısı ile eğitime ara verildi.
Eğitime kar engeli, eğitime fırtına engeli.
Terör arası, yılbaşı arası, yıl sonu arası…
Haberlere konu olan bu araların dışında ise;
Son sürat eğitim yapıldığını zannederiz.
Resmi tatiller ve doğal afetler tatili tamam.
Peki geleneksel tatiller bundan geri mi kalsın?
Hiç çaktırmadan eğitime ara nasıl verilir?
Aslında okullar tatil değil ve herkes okulda.
Ama buna rağmen eğitime ara verilebiliyor.
Sıkı durursanız ciddi bir veri paylaşacağım:
Bu verilen aralar resmi tatillerden daha fazla(!)
Ülkemizde okullar ilk hafta açılmaz nedense.
Aslında açılıyormuş gibi yapılır ama açılmaz.
Törenler yapılır, herkes okuldadır ama açılmaz.
Son haftasında da kapanır ama kapanmaz.
İlk hafta da ders yapılmaz, son haftalarda da.
İki dönemde sekiz haftalık bir ara verilir.
Öğretmen ve öğrencilerin hepsi de okuldadır.
Öğretmenlerimiz o kadar güzel eğitirler ki(!)
Müfredattan bir ay önce bitirirler eğitimlerini.
Mezunlarımızdan belli değil mi bu durum?
Ülkemizin yakalamış olduğu müreffehlik(!)
Hepsinde eğitimcilerimizin emeği vardır.
İlkokuldan tutun ta üniversiteye kadar.
Sezon başı mahmurluğu vardır herkeste.
Sona doğru da bir yorgunluk oluyor haliyle(!)
Çocukları taşıyan servislerde bile böyledir.
‘’Nasıl olsa ders yok çocuklar yarın gelmeyelim.’’
Bir ay okullar açıkken eğitime ara veriliyor.
Bu durumda kim kimi kandırıyor şimdi?
Öğretmenler Milli Eğitimi mi kandırıyor?
Milli Eğitim bütün öğrenci ve velilerini mi?
Ya da şöyle mi düşünülüyor acaba?
80 senedir devam eden geleneği bozamayız…